Doktorsitesi.com

Başınız Ağrıdığında Google'a mı Soruyorsunuz? Modern Çağın Hastalığı: "Siberkondri" ve Sağlık Kaygısı

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
14 Şubat 202699 görüntülenme
Randevu Al
Hafif bir baş dönmesi veya göğüs ağrısı hissettiğinizde ilk işiniz arama motoruna yazmak mı? Karşınıza çıkan "kanser", "tümör" gibi sonuçlarla paniğe kapılıp acil servise mi koşuyorsunuz? Bedeniniz hasta olmayabilir ama zihniniz "felaket senaryoları" üretiyor olabilir.
Başınız Ağrıdığında Google'a mı Soruyorsunuz? Modern Çağın Hastalığı: "Siberkondri" ve Sağlık Kaygısı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sağlık Kaygısı: Baş Ağrısından Beyin Tümörüne Uzanan 10 Dakika

Günlük yaşamın stresi içerisinde, akşam evinizde dinlenirken sol kolunuzda hafif bir uyuşma hissedebilirsiniz. Rasyonel bir yaklaşım, bu durumu gün içindeki yanlış bir oturuş pozisyonuna bağlar. Ancak sağlık kaygısı (hipokondriyazis) yaşayan bir zihin, anında en kötü senaryoya odaklanarak "Ya kalp krizi geçiriyorsam?" sorusunu sorar.

Bu kaygı tetiklendiğinde ilk durak genellikle arama motorları olur. İnternette yapılan "sol kol uyuşması" araması, başlangıçta masum sonuçlar verse de derinlere inildikçe kalp yetmezliği veya MS hastalığı gibi ciddi tanılarla karşılaşılır. Bu noktada artan nabız ve daralan nefes, aslında kalbinizden değil, tamamen korku ve panik duygusundan kaynaklanmaktadır.

Siberkondri Nedir? İnternetten Hastalık Arama Hastalığı

Modern çağın getirdiği dijital alışkanlıklar, sağlık kaygısını yeni bir boyuta taşımıştır. Bu durum literatürde siberkondri olarak adlandırılır. Siberkondri, bireyin bedensel duyumlarını internet üzerinden araştırarak kendi kendine teşhis koyma ve bu süreçte kaygısını daha da artırma durumudur.

Belirsizlikle Savaş ve Kontrol Takıntısı

Somatoform bozukluklar ve sağlık kaygısı, temelde bir hastalık korkusundan ziyade bir kontrol etme takıntısıdır. Kişi, vücudunda olup biten her şeyi %100 oranında bilmek ve sağlığını garanti altına almak ister. Bu süreçte yaşananlar şunlardır:

  • Amigdala Bozulması: Beyindeki alarm sistemi olan amigdala, sürekli "Ya kötü bir şey varsa?" düşüncesiyle uyarılır.
  • Psikolojik Direnç: Doktorun "Sağlıklısın" demesi kişiyi rahatlatmaz; tahlillerin karıştığı veya doktorun gözünden bir şey kaçtığı şüphesi devam eder.
  • Biyolojik Değil Psikolojik Köken: Sorunun kaynağı fiziksel bir rahatsızlık değil, belirsizliğe tahammül edememe durumudur.

Google Neden Kaygıyı Artırır?

İnternet algoritmaları, kullanıcı etkileşimini artırmak için en dikkat çekici ve genellikle en kötü senaryoları ön plana çıkarır. Basit bir baş ağrısı aratıldığında, dehidrasyon (susuzluk) yerine beyin kanaması sonucunun üst sıralarda görülme nedeni budur. Bu durum, kişinin kaygısını artırarak çarpıntı ve terleme gibi bedensel duyumları şiddetlendiren bir kısırdöngü yaratır.

DurumRasyonel YaklaşımSiberkondrik Yaklaşım
Baş AğrısıYorgunluk veya SusuzlukBeyin Tümörü
Kol UyuşmasıTers Oturuş / DuruşKalp Krizi
SeğirmeMagnezyum EksikliğiALS / MS Hastalığı

Sağlık Kaygısı ile Baş Etme Yöntemleri

Eğer sürekli olarak ciddi bir hastalığa yakalandığınızı düşünüyorsanız, bu döngüyü kırmak için aşağıdaki stratejileri uygulayabilirsiniz:

  1. Google Diyeti Uygulayın: Kendinize kesin bir yasak koyun. Bir şikayetiniz olduğunda internette araştırma yapmayın. Eğer belirti 3 gün boyunca artarak sürerse, internete değil doğrudan bir uzman doktora başvurun.
  2. Vücut Gürültüsünü Kabul Edin: İnsan bedeni kusursuz bir makine değildir; bazen ağrır, bazen seğirir. Her bedensel ses bir arıza sinyali değildir. Kalp atışınızı hissetmek bir kriz belirtisi değil, yaşadığınızın kanıtıdır.
  3. Güvence Aramayı Durdurun: Çevrenizdekilere sürekli sağlığınızla ilgili sorular sormaktan vazgeçin. Başkalarından alınan anlık onaylar kaygıyı sadece geçici olarak dindirir ve bağımlılık yaratır.

Sonuç olarak; hayatı sürekli "hasta olmamaya çalışarak" geçirmek, yaşamın kendisini kaçırmanıza neden olur. Bedensel duyumlarınızı aşırı dinlemeyi bırakıp hayatın akışına odaklanmak, ruhsal sağlığınız için en önemli adımdır.

Etiketler

Ankara psikologİhsan Onur KızılkanSomatoform BozukluklarHipokondriazisHastalık HastalığıSağlık KaygısıAnksiyetePanik AtakObsesif Kompulsif BozuklukOKB

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.