Doktorsitesi.com

Takıntılı Aşklarda ve Unutulamayan Geçmiş İlişkilerde EMDR İşe Yarayan Bir Yöntem mi?

Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.
Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.
1 Kasım 202377 görüntülenme
Randevu Al
Takıntılı aşk olgusu bitmiş bir ilişkide kendini gösterebileceği gibi oldukça sorunlu olduğu halde süren ilişkilerde ve karşılıksız aşk durumlarında da kendini gösterebilir. Temeldeki mesele artık gündemden çıkması gereken ilişkinin ve bu ilişkinin aktörü olan kişinin takıntılı bir şekilde düşünüp durulmasıdır.
Takıntılı Aşklarda ve Unutulamayan Geçmiş İlişkilerde EMDR İşe Yarayan Bir Yöntem mi?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Takıntılı Aşk Nedir?

Takıntılı aşk, bitmiş bir ilişkide, sorunlu devam eden birlikteliklerde veya karşılıksız aşk durumlarında ortaya çıkan yoğun bir saplanma halidir. Bu durumun temelinde, artık gündemden çıkması gereken bir ilişkinin veya kişinin zihinsel olarak sürekli meşgul edilmesi yatar. Başlamamış veya bitmiş bir ilişkide karşıdaki kişiyi bir süre düşünmek doğal kabul edilse de, bu sürecin takıntı boyutuna ulaşması psikolojik bir açmaza işaret eder.

Normal Özleme ve Takıntı Arasındaki Farklar

Bir kişiyi gerçekten özlemek ile ona karşı takıntı geliştirmek arasında belirgin farklar bulunur. Gerçek özleme eylemi için iki temel kriterin karşılanması gerekir: Kişiyle çok sayıda olumlu deneyimin paylaşılmış olması ve ayrılığın üzerinden çok uzun bir süre geçmemiş olması.

Takıntılı aşk dinamiklerinde ise genellikle şu durumlar gözlemlenir:

  • Karşı cinsle olumlu deneyimlerin çok az veya hiç olmaması.
  • Ayrılığın üzerinden çok uzun zaman geçmesine rağmen düşüncelerin yoğunluğunu koruması.
  • Kişiyle neredeyse hiç tanışıklık olmamasına rağmen onsuz yapamayacağına inanılması.

Aşk Takıntısı Yaşayan Kişilerin Ortak Söylemleri

Takıntılı aşk yaşayan bireyler, içinde bulundukları bu kısırdöngüyü ifade ederken benzer cümleler kurarlar. Bu kişilerde karşıdaki kişinin ilahlaştırılması söz konusudur. Sıkça karşılaşılan bazı ifadeler şunlardır:

  • "Bana çektirdiği o kadar acıya rağmen onu hayatımdan çıkaramıyorum."
  • "Üstünden 6 ay geçmesine rağmen eski sevgilimi dün ayrılmış gibi özlüyorum."
  • "Ondan nefret ediyorum ama aklımdan bir türlü çıkmıyor."
  • "Beni aldattı ve sevmediğini söyledi ama ben onu unutamıyorum."
  • "Bana ilgi göstermiyor ancak 1 senedir onu düşünmeden yapamıyorum."

Takıntılı Aşkın Temel Nedenleri ve Travmatik Kökenleri

İnsanların neden takıntılı bir şekilde bir kişiye saplanıp kaldığı sorusunun cevabı genellikle geçmiş travmatik deneyimlerde gizlidir. Klinik gözlemlere göre, aşk takıntısına yol açan üç temel travmatik yaşantı türü öne çıkmaktadır:

Neden SırasıTravma TürüAçıklama
1. NedenEbeveyn İlişkileriÇocukluk ve ergenlik döneminde karşı cins ebeveyn ile yaşanan olumsuz veya yetersiz deneyimler.
2. NedenGeçmiş İlişki TravmalarıÖnceki ilişkilerde yaşanan aldatılma veya kötü muamele görme deneyimleri.
3. NedenMevcut Kişiyle Yaşanan TravmaTakıntı duyulan kişinin bizzat kendisi tarafından uygulanan kötü muamele veya aldatılma.

Travmanın Takıntı Üzerindeki Paradoksal Etkisi

Bir kişi bize ne kadar kötü davranırsa veya ne kadar çok olumsuz deneyim yaşatırsa, o kişinin aklımıza takılma olasılığı o kadar artar. Bu durum, söz konusu kişinin vazgeçilmez olmasından değil, bizde yarattığı travmanın şiddetinden kaynaklanır. Olumsuz yaşantılar, zihnin bu travmayı çözümleyememesi nedeniyle kişiyi sürekli düşünsel odağa yerleştirir.

Psikoterapide Çözüm: EMDR Yöntemi

Psikoterapide temel amaç, takıntılı aşk yaşayan kişinin bu duruma karşı duyarsızlaşmasını sağlamaktır. Bu süreçte izlenen adımlar şunlardır:

  1. Takıntılı duruma neden olan temel travmatik unsurlar tespit edilir.
  2. Tespit edilen bu unsurlar üzerinde EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) yöntemiyle çalışılır.
  3. Travmatik anıların mevcut takıntıya olan katkısı ortadan kaldırılır.

EMDR yöntemi ile psikoterapide yol kat edildikçe, takıntılı aşkın konusu olan kişiyi düşünme sıklığı azalır. Zamanla bu düşüncelerin yarattığı rahatsızlık seviyesi de tamamen yok olur.

Ercüment Doğan, Ph.D.
Klinik Psikolog

Etiketler

Takıntılı aşk

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.

Klinik Psikolog Dr. Ercüment Doğan, Ph.D.

Y. Doç. Dr. Ercüment DOĞAN,  lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde başladığı Lisans eğitimini 1994 yılında tamamlamıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.