Doktorsitesi.com

STRESİ TANIMAK ONU KONTROL EDEBİLMENİN İLK ADIMIDIR!!! (1)

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin
Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin
7 Mart 2013377 görüntülenme
Randevu Al
 STRESİ TANIMAK ONU KONTROL EDEBİLMENİN İLK ADIMIDIR!!!  (1)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Stres Nedir? Kavramsal Bir Bakış

Stres, bireyin içsel veya dışsal uyaranlar karşısında mevcut dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkan fiziksel, ruhsal ve bilişsel bir tepkidir. Bu durum, kişinin duygusal ve sosyal işleyişini korumak ya da bozulan dengeyi yeniden kurmak adına yeni davranışlar geliştirmesine neden olur. Günümüzde stres, sadece psikolojik bir durum değil; sosyoloji ve antropoloji gibi pek çok bilim dalının ortak inceleme alanıdır.

İnsanlar yaşamları boyunca karşılaştıkları zorluklarla başa çıkmakta yetersiz hissettiklerinde stres yaşarlar. Ancak stresin etkisi tamamen bireyin algısına ve geçmiş deneyimlerine bağlıdır. Stres, bir yandan organizmayı tehdit edip zarar verebilirken, diğer yandan zorlukları aşmak için gereken enerji ve gücü sağlayan bir kaynak haline de dönüşebilir.

Stres Çağı ve Bilimsel Yaklaşımlar

İçinde bulunduğumuz dönem, stres kaynaklı hastalıkların artması nedeniyle sıklıkla "Stres Çağı" olarak adlandırılmaktadır. Stres artık modern hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır. Bilimsel araştırmalar, stresin etkilerini şu üç temel boyutta ele almaktadır:

  1. Psikolojik Boyut: Stres, onu zihninde taşıyan kişiye özgüdür ve bireyin psikolojik durumuyla doğrudan ilişkilidir.
  2. Fizyolojik Boyut: Vücudun savunma mekanizmalarını ve hormonal dengesini etkiler.
  3. Sosyolojik Boyut: Toplumsal etkileşimler ve çevresel faktörler stresin oluşumunda rol oynar.

Stres Hormonları: Cortisol ve Adrenalin

Doktorlara göre insan vücudu kronik stres altında kalmaya uygun değildir. Stres anında vücut, kendini korumak amacıyla Cortisol ve Adrenalin hormonlarını salgılar. Kısa süreli stres durumlarında bu hormonların salgılanması sağlıklı bir savunma mekanizmasıdır. Ancak stres süreklilik kazandığında, bu hormonlar vücutta birikerek toksik bir etki yaratır ve sağlığı tehdit eder.

Stresin Seviyeleri ve Yaşamsal Etkileri

Stres seviyesinin dengede olması, bireyin çevresel uyaranlara karşı sağlıklı tepki vermesini sağlar. Stresin hiç olmaması veya aşırı olması durumları şu şekilde özetlenebilir:

Stres SeviyesiOrganizma Üzerindeki Etkisi
Sıfır StresÖLÜM haline benzer; birey tepki verecek güç ve enerjiden yoksun kalır.
Dengeli StresBireye çevredeki uyaranlar karşısında daha iyi performans sergileme fırsatı verir.
Aşırı StresÖLÜM hali gibidir; birey aşırı enerji sarf ederek kendini tüketir.

Stres Belirtileri ve Vücudun Verdiği Tepkiler

Bireylerin strese verdikleri tepkiler; zihinsel kapasite, geçmiş yaşantı ve tecrübelere göre farklılık gösterir. Tolere edilemeyen stres, vücudun savunma sistemini zayıflatarak gizli kalmış hastalıkların ortaya çıkmasına yol açabilir.

Vücudun Psikolojik Cevabı

  • Alkol, ilaç veya fazla yemek gibi maddelere aşırı düşkünlük
  • Gevşeme ve sakinleşme güçlüğü
  • Sosyal ortamlardan kaçınma ve telaşlı davranışlar
  • Zihin karışıklığı ve olumsuzluklara odaklanma
  • Huzursuzluk, kararsızlık ve sakarlık
  • Gerilim, korku ve endişe hali

Vücudun Fizyolojik Cevabı

  • Nabız hızlanması, çarpıntı ve nefes daralması
  • Terleme, titreme, kızarma veya sararma
  • Midede kasılma, bulantı ve sindirim problemleri
  • Uykusuzluk, bitkinlik veya düzensiz uyku alışkanlıkları
  • Kaslarda gerginlik ve şiddetli baş ağrıları

Duygusal Tepkiler

Stresle karşılaşıldığında verilen duygusal tepkiler arasında; hayal kırıklığı, karamsarlık, sinirlilik, saldırganlık, ani durgunlaşma, korku, kaygı ve öfke yer almaktadır.

Sevgi dolu yuvanızda ailenizle neşeli, mutlu ve huzurlu anlar geçirmeniz dileğiyle.

Etiketler

Stresin zararlarıStresin vücuda olumsuz etkileri

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin

Klinik Psikolog ve Aile Danışmanı Zehra Binici Tekin; psikoloji eğitimini tamamladıktan sonra klinik psikoloji yüksek lisansı yapmış, ayrıca Marmara Üniversitesi’nde aile danışmanlığı eğitimi almıştır. Doktora çalışmaları devam etmektedir. Akademik birikimini bireylerin ve ailelerin yaşamlarına dokunarak geliştirmeyi hedefleyen Binici Tekin, hem saha deneyimi hem de yayın çalışmalarıyla tanınmaktadır.
Lisans dönemini yoğun stajlarla geçiren Tekin; meslek hayatına 2012 yılında Küçükçekmece Kaymakamlığı bünyesinde öksüz ve yetim çocuklara yönelik yürütülen “Yalnız Değilsin Yeteriz Yetişiriz” projesiyle adım atmıştır.
2013–2015 yılları arasında İstanbul Arnavutköy Belediyesi’nde psikolog ve aile danışmanı olarak görev yapmıştır. 2015 yılında Ankara’ya yerleşmiş, çeşitli psikoloji merkezlerinde kurucu ve yönetici pozisyonlarında çalışmıştır. Bireysel danışmanlıkların yanı sıra aile ve çocuk odaklı programlara katkı sağlamaktadır.
Bilgi ve deneyimlerini daha geniş kitlelerle paylaşmayı önemseyen Binici Tekin, bugüne kadar birçok televizyon ve radyo programına konuk olmuş; sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarında seminerler vermiştir. Özellikle aile içi iletişim, öfke sorunları, çocuk ve ergen psikolojisi, özgüven sorunları, sınav kaygısı, panik atak, depresyon ve davranış bozuklukları üzerine uzmanlaşmıştır.
Yazarlık yönü de güçlü olan Zehra Binici Tekin, Prof. Dr. Sefa Saygılı ile kaleme aldığı “Çocuk Eğitiminde 365 Güne 365 Tavsiye” kitabının yanı sıra, “Çocuk Eğitiminde Her Güne Bir Tavsiye” adlı eserleriyle ebeveynlere pratik ve uygulanabilir öneriler sunmuştur. Bu kitaplarıyla ailelerin çocuklarıyla kurdukları ilişkide daha bilinçli ve sağlıklı adımlar atmasına katkıda bulunmaktadır.
Bunun yanı sıra, hazırladığı “İz Bırakanlar Serisi” ile pandemi döneminde toplumsal fayda adına gönüllü olarak alanında uzman birçok isim ile toplamda 156 yayın gerçekleştirmiştir. Youtube ve Instagram üzerinden düzenli olarak bilgi paylaşımları yapmaya devam eden Binici Tekin, psikoloji alanındaki güncel gelişmeleri toplumla buluşturmaya özen göstermektedir.
Çalışmalarında empatik, çözüm odaklı ve iletişim temelli bir yaklaşımı benimseyen Zehra Binici Tekin, bireylerin ve ailelerin yaşam kalitesini artırmayı hedeflemekte; küçük değişimlerin büyük dönüşümleri beraberinde getirebileceğine inanmaktadır. Onun için psikoloji, yalnızca bir bilim değil; insan ruhuna dokunma sanatı ve yaşam biçimidir.
Her danışanını hayatının kırılgan anında karşılaştığı bir misafir olarak kabul eder; kalbine bırakılan her hayat hikâyesini emanet titizliğinde korur, özenle saklar; sözüne, sırrına ve yolculuğuna bu bilinçle yaklaşır. Bu yüzden mesleğini bir görev olarak değil, ruhların ve kalplerin yolculuğu olarak görür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.