Doktorsitesi.com

Sosyal Fobi

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya
12 Mayıs 2023112 görüntülenme
Randevu Al
‘’Ya yanlış bir şey söylersem, rezil olurum, benim sıkıcı biri olduğumu düşünüyor veya ya bir şey içerken üzerime dökersem gibi düşündüğünüz zamanlar oldu mu? Peki kendinizi izleyen kişilerin olduğu ortamda performans sergilemekte zorluk çekiyor musunuz? Peki, öğretmen ya da müdür gibi otorite figürleriyle konuşurken nefes darlığı çekiyormuşsunuz gibi hissettiniz süreçler oldu mu? Gelin Sosyal Fobi’yi birlikte tanıyalım.’’
Sosyal Fobi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sosyal Fobi (Sosyal Anksiyete) Nedir?

Günlük hayatta "Ya yanlış bir şey söylersem?", "Rezil olur muyum?" veya "İnsanlar benim sıkıcı biri olduğumu mu düşünüyor?" gibi sorular zihninizi meşgul ediyorsa, sosyal fobi ile karşı karşıya olabilirsiniz. Sosyal fobi; bireyin başkaları tarafından incelenebileceği, performans sergilemesi gereken veya otorite figürleriyle iletişim kurduğu durumlarda hissettiği yoğun kaygı durumudur. Bu rahatsızlığa sahip kişiler, sosyal ortamlarda bulunmaktan veya dikkat çekmekten ciddi düzeyde çekince duyarlar.

Sosyal fobisi olan bireyler; grup içinde yemek yemek, tanımadığı kişilerle sohbet etmek veya topluluk önünde sunum yapmak gibi durumlarda sürekli bir endişe yaşarlar. Bu kaygı hali; kızarma, titreme ve terleme gibi fiziksel belirtilerle birleşerek kişinin günlük işlevselliğini olumsuz etkiler. Aslında her birey belirli sosyal durumlarda heyecan duyabilir; ancak sosyal fobide bu duygu, kişinin kontrol edemediği çok daha şiddetli ve yıkıcı bir boyuttadır.

Sosyal Fobinin Tarihsel Gelişimi ve Tanı Süreci

Günümüzde sosyal anksiyete bozukluğu olarak da bilinen bu durum, tıp tarihinde farklı aşamalardan geçerek günümüzdeki tanımına ulaşmıştır. Kavramsal olarak ilk kez 1903 yılında Fransız Psikiyatrist Janet tarafından tanımlanmıştır. Modern tıp literatüründeki formunu ise 1966 yılında İngiliz psikiyatristler Marks ve Gelder’in çalışmalarıyla kazanmıştır.

Sosyal fobi, bilimsel dünyada resmi bir yer edinerek tanı kriterlerine dahil edilmiştir. Bu süreçteki önemli dönüm noktaları şunlardır:

  • 1980: Resmi bir psikiyatrik tanı olarak DSM (Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı) kapsamına alındı.
  • 1990: Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayımlanan ICD-10 (Uluslararası Hastalık Sınıflandırması) listesinde yerini buldu.

Sosyal Fobi Kimlerde Görülür ve Nedenleri Nelerdir?

Araştırmalar, sosyal fobinin toplumda oldukça yaygın bir durum olduğunu göstermektedir. İstatistiksel verilere göre bu rahatsızlığa kadınlarda, erkeklere oranla 1,5 kat daha sık rastlanmaktadır. Belirtiler genellikle 10-17 yaş arasındaki erken ve geç ergenlik döneminde başlasa da, çocukluk yaşlarında da ilk sinyallerini verebilmektedir.

Sosyal fobinin ortaya çıkmasında tek bir nedenden bahsetmek mümkün değildir; genellikle birden fazla faktörün birleşimi rol oynar. Bu etkenler arasında şunlar yer almaktadır:

  • Mizaç özellikleri ve genetik yatkınlık,
  • Aşırı koruyucu veya kısıtlayıcı aile tutumları,
  • Geçmişte yaşanan travmatik deneyimler (dışlanma, alay edilme, reddedilme),
  • Ailede benzer bir kaygı bozukluğunun varlığı,
  • Eşlik eden diğer psikiyatrik şikâyetler.

Sosyal Fobiyi Tetikleyen Temel Durumlar

Sosyal anksiyetesi olan bireyler, özellikle odak noktası oldukları durumlarda ciddi bir huzursuzluk hissederler. En sık karşılaşılan tetikleyici unsurlar şunlardır:

  • Kalabalık bir ortamda başkalarına tanıtılmak,
  • Bir şeyler yerken veya içerken başkaları tarafından izlenmek,
  • Topluluk içerisinde eleştirilmek veya kendisinden bahsedilmesi,
  • Resmi bir ortamda söz hakkı almak,
  • Mevki sahibi veya otorite figürü olan kişilerle görüşmek,
  • İlgi odağı haline gelmek.

Sosyal Anksiyete Bozukluğunun Belirtileri

Sosyal fobi sadece zihinsel bir süreç değil, aynı zamanda vücudun fiziksel tepkiler verdiği bir durumdur. Bu belirtiler, kişinin "rezil olacağım" düşüncesiyle birleşerek bir kısır döngü yaratır.

Fizyolojik ve Duygusal Belirtiler Tablosu

Duygusal BelirtilerFizyolojik Belirtiler
Yoğun AnksiyeteYüzde Kızarıklık ve Terleme
Aşırı KorkuKalp Çarpıntısı ve Nefes Darlığı
Rezil Olma EndişesiEllerde ve Seste Titreme
Küçük Düşme KorkusuMide Bulantısı ve Karın Ağrısı
Değersizlik HissiAğız Kuruluğu ve Baş Dönmesi

Sosyal Fobi Tedavi Yöntemleri

Sosyal fobi, profesyonel destekle tedaviye oldukça iyi yanıt veren bir rahatsızlıktır. Tedavi sürecinde en başarılı sonuçlar, ilaç tedavisi ve psikososyal yaklaşımların birlikte kullanıldığı durumlarda alınmaktadır. Tek başına ilaç kullanımı, kalıcı bir iyileşme sağlamakta bazen yetersiz kalabilmektedir.

Psikolojik Tedavi Yaklaşımları

Psikolojik tedavi sürecinde özellikle Bilişsel-Davranışçı Terapiler (BDT) ön plana çıkmaktadır. Bu süreçte uygulanan yöntemler şunlardır:

  1. Sosyal Beceri Eğitimi: Bireyin iletişim yeteneklerini güçlendirmeyi hedefler.
  2. Gevşeme Egzersizleri: Kaygı anında vücudu kontrol etmeyi öğretir.
  3. Bireysel ve Grup Terapileri: Yanlış düşünce kalıplarının tanınmasını sağlar.
  4. Başa Çıkma Stratejileri: Olumsuz tutumların yerine gerçekçi beklentilerin konulmasına yardımcı olur.

Bu tedaviler sayesinde bireyler, kendilerine yönelik önyargılarını değiştirerek sosyal ortamlarda daha özgüvenli ve işlevsel bir şekilde yer alabilirler.

Uzman Klinik Psk. Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU
Yazan: Psikolog Şeyma KACAR

Etiketler

Sosyal kaygıSosyal fobi belirtileriSosyal fobi nedenleriKaygı bozuklukları

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Uzm. Psk. Damla KANKAYA, Almanya doğmuştur . PsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Merkezi`nin İstanbul ve Antalya şubelerinin kurucusudur.
Lisans öncesi eğitimini (ilk, orta ve lise) Nürnberg'de tamamlamıştır. Ardından başlamış olduğu Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümünden "Onur Öğrencisi" olarak mezun olmuş ve Psk. unvanı almıştır. Üniversite eğitimi süresince birçok ulusal kongre ve üniversite seminerlerine katılım göstermiştir. Birçok sosyal sorumluluk projesinde ve Beykent Üniversitesi Psikoloji Kulübünde asil üye olarak aktif görev yapmıştır. Ve Lisans eğitimi sırasında, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Sana Klinik Hastanesi (Almanya) stajyer psikolog olarak birçok kurum ve hastanede staj yapmış ve kendini geliştirmeyi hedeflemiştir.
Mezuniyetini takiben aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine başlamış ve "Klinik Psikolog" olarak yüksek lisans derecesini tamamlamış ve "Evli bireylerde Cinsel Doyum Ve Aldatma Eğiliminin İlişkisi" adlı tez çalışmasını yayınlamıştır. Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.
2014 yılında Özel Olimpos Hastanesi- Antalya'da Psikolog olarak görev yapmıştır. Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir. Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedirPsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Danışmanlık Merkezi’nde yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Terapileri alanlarında hizmet sunmaktadır. İyi derecede Almanca, İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.
Ayrıca lisans eğitimi esnasında, Goodenough Harris Bir İnsan Çiz Testi, Bender Gestalt Görsel Motor Algılama Testi, Luisa Duss Psikanalitik Öykü Tamamlama Testi, Peabody Resim- Kelime Testi, Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, Kent E.G.Y Testi, Catel 2A Zeka Testi, Cinsel Terapi Eğitimi, MMPI, WISC-R, BDT Eğitimi (Prof. Dr. Hakan TÜRKÇAPAR) , Temel Hipnoz ve İleri Hipnoz Eğitimi (Dr.Mehmet KARAV),Rorschach Eğitimi (Prof. Dr. Kadir ÖZER) ve Aile ve Çift Terapisi Eğitimlerini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.