Doktorsitesi.com

SİSTEMİK RADYONÜKLİD TEDAVİ SEÇENEKLERİ

Prof. Dr. Özgür Şanlı
Prof. Dr. Özgür Şanlı
12 Mart 2022301 görüntülenme
Randevu Al
Karaciğerin kendi hücrelerinden kaynaklanan ya da farklı organlardaki kanserlerin karaciğere yayılmasından kaynaklanan kötü huylu tümörlerin tedavisinde mikron boyutlarındaki cam ya da resin kürelere yüklenmiş radyoaktif maddeler (Yittrium 90) uygun hastalarda kullanılabilmektedir. Kasıktaki bir damardan karaciğerde tümörleri besleyen damar içine bu radyoaktif mikroküreler enjekte edilir. Tümörde yüksek düzeyde radyasyon etkisi sağlanırken normal karaciğer dokusu korunur. Verilen doz ile ilişkili olarak tümör hücrelerinin tümüyle öldürülmesi ya da tümör tarafından işgal edilmiş karaciğer alanının radyasyon ile yok edilmesi mümkündür.
SİSTEMİK RADYONÜKLİD TEDAVİ SEÇENEKLERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kanser Tedavisinde Nükleer Tıp ve Hedefe Yönelik Radyonüklid Uygulamalar

Günümüzde kanser yönetimi, erken tanı ve kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri sayesinde büyük bir dönüşüm yaşamaktadır. Özellikle nükleer tıp uygulamaları, hem tanısal görüntüleme hem de hedefe yönelik tedavi süreçlerinde kritik bir rol oynamaktadır. Tiroid hastalıklarından prostat kanserine, nöroendokrin tümörlerden karaciğer kitlelerine kadar geniş bir yelpazede uygulanan bu yöntemler, hastaların yaşam kalitesini artırmayı ve hastalık kontrolünü sağlamayı amaçlamaktadır.

Tiroid Kanseri ve Radyoaktif İyot (Atom) Tedavisi

Tiroid hastalıkları, özellikle kadın nüfusu başta olmak üzere tüm toplumlarda oldukça yaygın görülmektedir. Toplumda tiroid nodülü sıklığı %50-70 seviyelerindeyken, iyot eksikliği olan bölgelerde bu oran %90’lara kadar çıkabilmektedir. Tespit edilen bu nodüllerin yaklaşık %10’unun kötü huylu olma riski taşıdığı bilinmektedir.

Tiroid Nodüllerinde Tanı ve Tedavi Süreci

Tiroid nodüllerinin değerlendirilmesinde ultrasonografi, nodül boyutu ve karakteristik özellikleri hakkında hayati bilgiler sunarak kötü huylu olma olasılığını belirler. Yüksek riskli gruptaki nodüllere biyopsi veya cerrahi müdahale planlanır. Tiroid kanserlerinde tedavi süreci şu şekilde ilerler:

  • Cerrahi Müdahale: İlk ve en temel tedavi adımıdır.
  • Radyoaktif İyot Tedavisi: Halk arasında "atom tedavisi" olarak bilinen bu yöntem, cerrahi sonrası gerekli olgularda normal veya kanserli tiroid hücrelerini hedefleyen radyasyon temelli bir uygulamadır.
  • Güvenilirlik: Hedefe yönelik tedavilerin en eskilerinden biri olan bu yöntem; çocuklardan ileri yaş grubuna kadar tüm hastalarda güvenle uygulanabilir ve yan etkisi oldukça azdır.

Prostat Kanserinde PSMA PET/BT ve Lutesyum Tedavisi

Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türüdür ve yaşam süresinin uzamasına bağlı olarak görülme sıklığı artmaktadır. Hastalığın yönetiminde erken tanı ve yayılımın doğru değerlendirilmesi stratejik öneme sahiptir.

Görüntüleme ve Sistemik Tedaviler

PET/BT (Pozitron Emisyon Tomografisi), tüm vücuttaki hastalık yaygınlığını ve tedavi yanıtını belirlemede yüksek doğruluk payı sunan bir yöntemdir. Prostat kanserine özgü bir molekül olan PSMA (Prostat Spesifik Membran Antijeni), kanserli hücrelerde normal hücrelere göre 100-1000 kat daha fazla bulunur. Bu özellikten yararlanılarak şu uygulamalar gerçekleştirilir:

  1. Galyum-68 PSMA PET/BT: Hastalığın evrelenmesi ve görüntülenmesinde kullanılır.
  2. Lutesyum-177 veya Actinium-225 PSMA: Hormonal tedavilere dirençli ve metastatik prostat kanserinin tedavisinde uygulanır.
  3. Radium-223: Sadece kemik metastazı olan olgularda tercih edilir.

Bu tedavilerle hastaların %50-70’inde tam veya kısmi yanıt sağlanabilmektedir. En sık görülen yan etki kan hücrelerinde azalma olsa da kemoterapiye kıyasla çok daha düşük yan etki profiline sahiptir.

Nöroendokrin Tümörlerde (NET) Tanı ve Tedavi

Nöroendokrin tümörler, tüm kanserlerin %0.5’ini oluşturan nadir ancak görülme sıklığı artan bir gruptur. Genellikle mide, bağırsak, pankreas veya akciğer kaynaklıdır. Hastaların yaklaşık %25’inde tanı anında metastaz izlenmektedir.

Hedefe Yönelik Radyonüklid Tedaviler

Erken evrede cerrahi ile tedavi edilebilen bu tümörlerde, cerrahiye uygun olmayan veya yayılım gösteren vakalarda özel tedaviler devreye girer:

  • İlaç Tedavisi: Hastalık uzun yıllar kontrol altında tutulabilir.
  • Lutesyum-177 DOTATATE: İlaç tedavisine dirençli vakalarda, tümör ve metastazları eş zamanlı hedefleyen radyasyon temelli bir sistemik tedavidir. Olguların %30-70’inde tedavi yanıtı alınmaktadır.
  • Galyum-68 DOTATATE PET/BT: Hastalık evrelemesi ve yanıt değerlendirmesinde kullanılan en duyarlı görüntüleme yöntemidir.

Kemik Metastazlarında Ağrı Yönetimi ve Palyatif Tedavi

Kanserin kemiklere yayılması durumunda ortaya çıkan ağrı, yaşam kalitesini en çok bozan unsurdur. İlaç tedavilerine ek olarak radyoaktif maddelerle yapılan sistemik tedaviler, ağrının azaltılmasında veya tamamen ortadan kaldırılmasında etkilidir.

Tedavi ÖzelliğiAçıklama
Kullanılan MaddeLu177 EDTMP (Sklerotik kemik metastazlarında)
Başarı OranıHastaların %70-100'ünde ağrı kontrolü sağlanır
AvantajlarıTüm odakların eş zamanlı tedavisi, düşük yan etki, tekrar edilebilirlik
KombinasyonDiğer kanser tedavileriyle birlikte uygulanabilir

Primer ve Metastatik Karaciğer Tümörleri

Karaciğerin kendi hücrelerinden kaynaklanan veya diğer organlardan yayılan tümörlerin tedavisinde radyoembolizasyon (Yittrium-90) yöntemi kullanılmaktadır. Kasıktaki bir damardan girilerek doğrudan tümörü besleyen damara enjekte edilen radyoaktif mikroküreler, normal karaciğer dokusunu korurken tümör hücrelerinde yüksek dozda radyasyon etkisi yaratır. Bu yöntemle tümör hücrelerinin yok edilmesi veya işgal edilen alanın temizlenmesi hedeflenir.

Etiketler

Paratiroid kanseri tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Özgür Şanlı

Prof. Dr. Özgür Şanlı

Prof. Dr. Özgür Ömür, 25 Mayıs 1973 tarihinde İzmir’de doğmuştur. İlk-orta eğitimini İzmir ve Manisa illerinde tamamlamıştır. 1990-1996 yıllarında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde üniversite eğitini almıştır. 1997 – 2001 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitini alarak aynı bölümde uzman doktor olarak göreve başlamıştır. 2008 yılında Doçentlik, 2014 yılında Profesörlük ünvanı almaya hak kazanmıştır. Bu süreçte nükleer tıp görüntüleme yöntemleri (sintigrafi, PET-BT) yanı sıra radyonüklid tedaviler konusunda çalışmalarıma devam etmiştir. Uzmanlık eğitimi ilk yıllarından başlayarak uzun yıllar tiroid kanseri üzerine çalışmıştır. Yaklaşık 15 yıldır primer ve metastatik karaciğer tümörlerinde uygulanan özel bir tedavi olan Yittrium-90 mikroküre (Transarteriyel Radyoembolizasyon) ile ilgilenmektedir. Son 10 yıl içerisinde radyonüklid tedavi alanındaki gelişmeler sonucu güncel klinik uygulamaya giren ve ülkemizde uygulama şansı bulunan prostat kanseri, nöroendokrin tümörler ve metastatik kemik lezyonlarına yönelik sistemik radyonüklid tedaviler üzerine çalışma ve uygulama tecrübesine sahip olmuştur. Onkolojik görüntülemenin en önemli parçası olan PET/BT (Pozitron Emisyon Tomografisi) görüntüleme de özel alanları dahilinde olup özellikle hematolojik, ürolojik, endokrin-nöroendokrin maligniteler ve kas-iskelet sistemi tümörleri üzerine yoğunlaşmıştır. Halen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.