Doktorsitesi.com

PROSTAT KANSERİ VE SİSTEMİK RADYONÜKLİD TEDAVİ (ATOM TEDAVİSİ)

Prof. Dr. Özgür Şanlı
Prof. Dr. Özgür Şanlı
12 Mart 2022418 görüntülenme
Randevu Al
Prostat kanseri, ülkemizde erkeklerde 2. en sık, bazı ülkelerde ise en sık görülen kanserdir. Prostat kanserini teşhis etme ve evrelemenin yanı sıra tekrarlayan hastalık açısından takipte görüntüleme yöntemleri büyük önem taşımaktadır. Tanı sonrası yapılan tetkikler sonrasında tedavi seçenekleri belirlenir. Cerrahi, radyoterapi, hormon bazlı tedaviler ve hastalığın ileri evrelerinde kemoterapi, immünoterapi uygulanan tedavi yöntemleridir. Radyonüklid tedaviler ise hormon bazlı tedavilere direnç gelişen; lenf nodu ya da kemik, akciğer gibi uzak organlara yayılım oluşturmuş metastatik prostat kanserli hastalarda kullanılmaktadır.
PROSTAT KANSERİ VE SİSTEMİK RADYONÜKLİD TEDAVİ (ATOM TEDAVİSİ)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Prostat Kanseri ve Modern Tanı Yöntemleri

Prostat kanseri, Türkiye'de erkeklerde en sık görülen ikinci, dünya genelinde ise bazı ülkelerde birinci sırada yer alan kritik bir sağlık sorunudur. Hastalığın teşhisi, evrelenmesi ve tedavi sonrası takibinde görüntüleme yöntemleri hayati bir rol oynamaktadır. Tanı konulduktan sonra yapılan detaylı tetkikler ışığında; cerrahi, radyoterapi, hormon bazlı tedaviler ve ileri evrelerde kemoterapi veya immünoterapi gibi seçenekler değerlendirilir.

Radyonüklid tedaviler, özellikle hormon bazlı tedavilere direnç gelişmiş; lenf nodu, kemik veya akciğer gibi uzak organlara metastaz yapmış vakalarda devreye giren etkili bir yöntemdir. Bu tedavi disiplini, kanserle mücadelede hedefe yönelik bir strateji sunar.

Sistemik Radyonüklid Tedavi (Atom Tedavisi) Nedir?

Halk arasında atom tedavisi olarak bilinen sistemik radyonüklid tedavi, moleküler ve hedefe yönelik bir radyasyon tedavisi türüdür. Geleneksel radyoterapinin aksine, dışarıdan belirli bir bölgeye ışın vermek yerine, damar veya ağız yoluyla vücuda verilen radyoaktif maddeler kullanılır. Bu maddeler vücut içindeki tüm tümör odaklarına dağılarak eş zamanlı bir tedavi sağlar.

Kanser hücrelerini hedef alan radyoaktif ilaçlar, sağlıklı dokulara minimum zarar vererek doğrudan tümör odaklarını bulur. Bu yaklaşımın temel özellikleri şunlardır:

  • Bireyselleştirilmiş Tedavi: Tümörün belirli molekülleri hedef seçildiği için kişiye özel bir tedavi planı sunar.
  • Dahili Radyasyon: Radyoaktif maddenin yarı ömrüne bağlı olarak tedavi, hastanın vücudu içinde günler veya haftalarca sürer.
  • Sınırlı Yan Etki: Hedef dışı organlarda radyasyonun zararlı etkileri oldukça kısıtlıdır.

Bu alandaki en köklü uygulama 1980'lerden beri kullanılan Radyoaktif İyot (İyot-131) tedavisidir. Günümüzde ise metastatik prostat kanseri için 5 yılı aşkın süredir uygulanan gelişmiş seçenekler mevcuttur.

Kastrasyona Dirençli Prostat Kanseri ve Tedavi Süreci

Erkeklik hormonları (androjenler), prostat kanserinin büyümesini ve yayılmasını tetikleyebilir. Bu nedenle tedavide öncelikle androjen düzeyini düşüren yöntemler tercih edilir. Ancak bu baskılayıcı tedavilere rağmen ilerleyen hastalık, kastrasyona dirençli prostat kanseri olarak tanımlanır. Genellikle kemik yayılımı ile seyreden bu aşamada; kemoterapi, immünoterapi ve ikinci kuşak hormon tedavilerinin yanı sıra radyonüklid tedaviler de güçlü bir seçenek olarak sunulmaktadır.

Metastatik Prostat Kanserinde Kullanılan Radyonüklid Tedaviler

Metastatik süreçte uygulanan sistemik radyonüklid tedaviler, hedeflenen bölgeye göre iki ana gruba ayrılmaktadır:

1. Kemik Hedefli Radyonüklid Tedaviler

Bu yöntem, kemik metastazı çevresinde oluşan yeni kemik dokusunu hedefler. Kemik dışı organ yayılımı olmayan hastalarda ağrıyı dindirmek ve hastalığı kontrol altına almak için şu moleküller kullanılır:

Kullanılan Radyoaktif MaddelerIşın TürüTemel Özelliği
Radyum-223 DiklorürAlfa ParçacığıYaşam süresine katkısı kanıtlanmış, yüksek enerjili
Lutesyum-177 EDTMPBeta ParçacığıAğrı kontrolünde etkili
Stronsiyum-89 KlorürBeta ParçacığıKemik odaklı tedavi
Samaryum-153Beta ParçacığıKemik odaklı tedavi

Radyum-223, yaydığı alfa parçacıkları sayesinde diğerlerinden ayrılır. Alfa parçacıkları kısa mesafede yüksek enerji yayarak tümör hücrelerinde DNA kırıkları oluşturur ve kan hücreleri üzerindeki yan etkileri minimize eder.

2. PSMA Hedefli Radyonüklid Tedaviler (Teranostik Yaklaşım)

Prostata Özgü Membran Antijeni (PSMA), prostat kanseri hücrelerinde normal dokulara göre çok daha yüksek oranda bulunan bir biyobelirteçtir. Bu özellik, PSMA'yı hem görüntüleme hem de tedavi için ideal bir hedef haline getirir. Görüntüleme ve tedavinin aynı hedef üzerinden yapılmasına teranostik adı verilir.

Lu-177 PSMA Tedavisi

Lutesyum-177 PSMA, standart tedavilere yanıt vermeyen metastatik vakalarda kullanılan yenilikçi bir yöntemdir. Tedavi süreci şu şekilde işler:

  • Ön Hazırlık: Tedaviye uygunluk PSMA PET-BT ile belirlenir.
  • Uygulama: Damar yoluyla yaklaşık 30 dakikalık bir infüzyonla verilir.
  • Etki Mekanizması: PSMA reseptörlerine bağlanan Lu-177, yaydığı beta ışınları ile kanser hücrelerini yok eder.
  • Periyot: Genellikle 6-8 hafta aralıklarla 2-6 kür uygulanır.

Bu tedavi ile hastaların %40-70'inde anlamlı etkinlik sağlanmakta; tümör boyutlarında küçülme ve ağrılarda azalma gözlenmektedir.

Aktinyum-225 PSMA Tedavisi

Aktinyum-225, Lu-177 ile benzer bir mekanizmaya sahip olsa da alfa ışını yayması nedeniyle daha güçlü bir terapötik etki sunar. Özellikle yaygın kemik metastazı olanlarda kemik iliğini koruması ve Lu-177 tedavisine dirençli vakalarda umut verici sonuçlar vermesiyle öne çıkar. Klinik deneyimler, hastaların yaklaşık %10'unda tam remisyon (hastalığın tamamen gerilemesi) sağlandığını göstermektedir.

Tedavinin Yan Etkileri ve Güvenlik

Radyonüklid tedaviler, ileri yaşlardaki hastalar tarafından bile oldukça iyi tolere edilen güvenli yöntemlerdir. En sık karşılaşılan yan etkiler şunlardır:

  • Hafif bulantı ve iştahsızlık
  • Ağız kuruluğu ve yorgunluk
  • Kan hücrelerinde geçici azalma (kemik iliği baskılanması)
  • Böbrek fonksiyonlarında hafif değişimler

Sonuç olarak, prostat kanserinde her geçen gün gelişen bu moleküler tedavi seçenekleri, yaygın metastatik evrede bile hastalar için uzun ve kaliteli bir yaşam süresi umudu taşımaktadır.

Prof. Dr. Özgür ÖMÜR

Etiketler

Prostat kanseri nasıl tedavi edilirAtom tedavisiRadyonüklidProstate spesifik antigen

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Özgür Şanlı

Prof. Dr. Özgür Şanlı

Prof. Dr. Özgür Ömür, 25 Mayıs 1973 tarihinde İzmir’de doğmuştur. İlk-orta eğitimini İzmir ve Manisa illerinde tamamlamıştır. 1990-1996 yıllarında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde üniversite eğitini almıştır. 1997 – 2001 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitini alarak aynı bölümde uzman doktor olarak göreve başlamıştır. 2008 yılında Doçentlik, 2014 yılında Profesörlük ünvanı almaya hak kazanmıştır. Bu süreçte nükleer tıp görüntüleme yöntemleri (sintigrafi, PET-BT) yanı sıra radyonüklid tedaviler konusunda çalışmalarıma devam etmiştir. Uzmanlık eğitimi ilk yıllarından başlayarak uzun yıllar tiroid kanseri üzerine çalışmıştır. Yaklaşık 15 yıldır primer ve metastatik karaciğer tümörlerinde uygulanan özel bir tedavi olan Yittrium-90 mikroküre (Transarteriyel Radyoembolizasyon) ile ilgilenmektedir. Son 10 yıl içerisinde radyonüklid tedavi alanındaki gelişmeler sonucu güncel klinik uygulamaya giren ve ülkemizde uygulama şansı bulunan prostat kanseri, nöroendokrin tümörler ve metastatik kemik lezyonlarına yönelik sistemik radyonüklid tedaviler üzerine çalışma ve uygulama tecrübesine sahip olmuştur. Onkolojik görüntülemenin en önemli parçası olan PET/BT (Pozitron Emisyon Tomografisi) görüntüleme de özel alanları dahilinde olup özellikle hematolojik, ürolojik, endokrin-nöroendokrin maligniteler ve kas-iskelet sistemi tümörleri üzerine yoğunlaşmıştır. Halen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.