Sınav kaygısı nedenleri, belirtileri ve çözüm önerileri

SINAV KAYGISI NEDENLERİ, BELİRTİLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Sınav kaygısı nedenleri, belirtileri ve çözüm önerileri

Dünyanın hemen her yerinde birçok insanın hayatı, yalnızca sınavlarla etkilenmekle kalmamakta, sınavlardaki başarılarına göre hayatları hakkında kararlar da verilmektedir. Anne babalar erken dönemden itibaren çocuğun yaşına ve gelişimsel özelliklerine göre, çocuklarının dönem özelliklerini iyi bilmelidirler. Her yaş grubu çocuğun, karşılaştıkları durumlara verecekleri tepkiler farklı olacaktır. Bu tepkiler kendi özelliklerinden, ebeveyn tutumlarından ve genetik özelliklerden etkilenecektir. Ebeveynler sınav kaygısı ile ilgili bilgilerini artırırlarsa doğru yaklaşımlarla çocuklarına destek olabilirler.

Kaygı; Kişinin bir uyaranla karşılaştığında yaşadığı bedensel, duygusal ve zihinsel aşırı uyarılmışlık halidir. Sınav kaygısı ise bu aşırı uyarılmışlık halinin sınavdan önce, sınav esnasında ve sınavdan sonra yaşanmasıdır

  • Sınav kaygısında sınavın kendisi strese yol açmaz, sınavın kişi tarafından algılanış biçimi kaygıya neden olur.
  • Bu nedenledir ki bazı öğrenciler sınavlarda çok rahat ve başarılıdır, bazıları ise kaygılı ve başarısız olur.
  • Karşılaştıkları olayları felaketleştirme ya da abartma eğiliminde olan çocuk ve ergenlerde, endişe duyulan bir durumun korkunç olacağı ve felaketle sonuçlanacağı yönündeki mantıkdışı bir inanç, genellikle kaygıya eşlik etmektedir.
  • Sınavın tehlike yaratan bir durum olarak düşünülmesi kaygıya neden olur.
  • Zihnin sürekli sınav anı ve sınav sonrası olacaklarla (hayal kırıklığı gibi) meşgul edilmesi ve bu konuda endişe duyulması, sınav kaygısının yaşanmasına yol açar.

Sınav kaygısının nedenleri;

  • Mükemmeliyetçi kişilik yapısı
  • Yüksek beklenti düzeyi
  • Kötü çalışma alışkanlığı
  • Görev ve sorumlulukları erteleme
  • Başarısız olma ve değerlendirilme korkusu
  • Yorgunluk, uykusuzluk ve yanlış beslenme
  • Her durumu felaketmiş gibi algılama

 

Sınav kaygısının gelişiminde ebeveynlerin ve diğer yetişkinlerin başarı beklentisinin önemi büyüktür. Özellikle çocuğun bu beklentinin sözlü (bir sonraki sınavda daha yüksek not alırsın (bu sınavda yüksek not alamadın)), biz elimizden geleni yaptık, ders aldırdık (sen de elinden geleni yapmalısın, başarılı olmalısın vs)) ya da sözsüz ipuçlarını (ebeveynlerin kurs ödemeleri, üzülmeleri, kaygılanmaları vs) değerlendirerek fark etmesi kaygıda rol oynar. Birçok kişinin bu beklentisi öğrenciye çok fazla gelebilir. Sınav zamanı yaklaştıkça öğrenciler bu beklentileri olduğundan çok daha yoğun algılarlar.

 

Yoğun beklenti

 

 

 

 Duygusal yük

 

 
   

 

 

  Karamsarlık ve bıkkınlık

 (Bu duygular nereye gitse çocuklara eşlik eder)

 

 

Hafif düzeyde kaygı;

Dikkati artırır

Uyarıcı etkisi vardır

Öğrenme gücünü artırır

Hatırlamayı kolaylaştırır

Zamanı verimli kullanma becerisini geliştirir

Bilgi transferini güçlendirir

Odaklanma becerisini artırır.

 

Yoğun kaygı belirtileri ise;

Konsantrasyon zorluğuna

Karar verme güçlüğüne

Unutkanlıkta artışa

Öğrenileni kullanamamaya

Dikkatin yaşanılan bedensel belirtilere kaymasına

Organizasyon güçlüğüne

Düşüncelerin çarpıtılmasına yol açar

 

 

Kaygının fiziksel belirtileri;

             Kalp atışlarında hızlanma

Sakin oturmayı engelleyen aşırı ruhsal enerji

Nedensiz ağlama isteği-kolay ağlama

Dilin damağın kuruması

Terleme

Üşüme

Yorgunluk-bitkinlik

Soluk alıp vermede güçlük

Çarpıntı hissi

       Titreme

       Mide ağrısı

       Baş ağrısı

       Uykusuzluk-kabus görme

       İştahsızlık

       Kaslarda gerginlik

       Ateş basması

      Baş dönmesi

      Yüz kızarması

      Göğüste ağrı, basınç ve sıkışma

            Bulantı-kusma

            İshal-kabızlık

            Sık idrara çıkma

            Soğuk ve nemli eller

            Dişlerin sıkılması

Kaygının duygusal belirtileri

Gerginlik

Sinirlilik

Karamsarlık

Korku

Durgunluk

Kendine güvende azalma

Panik

Kontrolü yitirme hissi

             Çaresizlik

             Heyecan

       Endişe

       Huzursuzluk

       Yalnızlık hissetme

       Anlaşılamadığı duygusu

       Öfke-kızgınlık

       Ümitsizlik

       Hayal kırıklığı

       Mutsuzluk

       Tedirginlik

Kaygının zihinsel belirtileri

Bildiklerimin hepsini unuttum

Bana süre yetmeyecek

Başarılı olamayacağım

Yeterince iyi değilim

İstediğim yere giremezsem ölürüm daha iyi

Sınavı kazanamazsam annemin babamın yüzüne nasıl bakarım

Yüksek puan alamazsam rezil olurum

Kaygıları olan çocuklara sıkça medyada önerilen yöntemlerin yapılabilirliği tartışmalıdır.

Özellikle sınav kaygısı olan çocuk ve gençlere yönelik pek çok yazıda ve görüşmelerde yapılan öneriler “Eğer bunları yaşıyorsan hemen düşüncelerini kontrol et. ? Çözüm için harekete geç. ? Geçmişteki başarılarını düşün, ? İyi ve güzel yaptığın her şeyi listele ve o listeyi sık sık hatırla... ? Sıkıntı yaşadığın konuların üzerine gidip, onunla mücadele et? Derse devamlı ve etkin katıl ?Sınav öncesinde zihninizde  geçmiş başarısızlıklarınızı değil başarılarınızı düşünün  ?” şeklinde olmaktadır. Oysa çocuk ve gençlerin kaygılarının yapısal ya da dinamik nedenleri vardır. Bu nedenler anlaşılmadan, fark edilmedin, tedavide yol alınmadan baştan yapılan yukarıdakilere benzer öneriler sorun için çözüm olamayacaktır. Aksine bu önerileri de uygulayamayan ya da uygulayıp kaygıyı azaltmada başarılı olamayan çocuğun motivasyonu ve kendine güveni daha da olumsuz etkilenecektir.

Sınav kaygısı olan çocukların değerlendirme ve yaklaşım

Sınav kaygısı olan çocuk ve gençlerde değerlendirme yapılırken aşağıdaki sorularla yanıt aranır. Bu soruların yanıtları doğrultusunda da bir tedavi programı düzenlenir.

  • Kaygının şiddeti ne kadar?
  • Kaygının neyle ilişkili olduğu (genel mi sadece sınava özgü mü?
  • Yaşamını ve derslerini nasıl etkilediği?
  • Gelişimsel nedenler var mı (dikkat sorunları, hareketlilik, dürtüsellik, öğrenme sorunları var mı?)
  • Anne baba tutumları, çocukla ilişkiler kaygıya etki ediyor mu? )
  • Kaygılı olmaya genetik yatkınlık var mı?
  • Sınav kaygısına bağlı ek psikiyatrik sorunlar gelişmiş mi? (sınav kaygısı sonrasında depresyon, diğer kaygı bozuklukları, takıntılar, tikler vs gelişmiş mi? )
  • Sınav kaygısı ruhsal sorunların bir parçası mı? (kaygı bozukluğu, depresyon ya da gelişimsel sorunların sonucu mu ?)
  • Tedavi gerekiyor mu?
  • Tedavide izlenecek yol danışmanlık mı olmalı ya da ek psikiyatrik tedaviler gerekiyor mu?

Sınav kaygısının çözümünde ebeveynlere öneriler

Anne ve babanın kendi beklentileri ile çocuğun kapasitesi-sınırları arasında gerçekçi bir denge kurulmalıdır

Anne ve babalar çocuğun çalışma isteğini arttırmak niyetiyle kaygıyı arttırıcı yaklaşımlardan kaçınmalıdır (“Bu kadar çalışmayla kazanamazsın, daha düzenli çalışmalısın, arkadaşlarından çok geridesin, bizi mahcup etme vs ”)

Eğer çocuk sınav hakkında konuşursa anne ve babalar çocuğu yorumsuz; fakat anlayarak, empati göstererek dinlemelidir. Böylece anne ve babalar çocuğun gerçek duygularını anlamış olur. Bu konuşmalarda çocuğun başarısıyla ve başarısızlığıyla anne ve baba tarafından kabul edildiği hissettirilmelidir.

Sürekli “çalış, çalışmıyorsun!”    demek yerine, ’’Nasıl gidiyor? Neler yaptın? Birlikte göz gezdirelim ister misin? Bizden istediğin bir şey var mı?’’şeklindeki bir yaklaşım benimsenmelidir. Çok uyarıcı, çok yönlendirici, nasihat edici tutumlar çocuğun kaygı düzeyini artırır. Yine çok koruyucu kollayıcı tutumlardan kaçınılmalı, çocuğun yaşına uygun girişimselliği desteklenmelidir.

Olumlu geri bildirimlerin ön planda olduğu bir yaklaşım çok önemlidir.

Çocuk çevresiyle, arkadaşlarıyla ya da kardeşleriyle kıyaslanmamalıdır (Onlar başarılı sen başarısızsın, onlar iyi sen değişin…).

Çocuk anne ve baba tarafından yaşına ve kişisel özelliklerine göre yeterince iyi tanınmalıdır.

Hoşlandığı faaliyetleri yapması sağlanmalıdır.

Çocuğa sınavın sadece bir fırsat olduğu, yaşamda başka fırsatların da olduğu anlatılmalıdır.

Huzurlu bir aile ortam sunulmalıdır.

Anne ve baba tarafından çocuğa zaman ayrılmalıdır.

Göstermiş olduğu çaba takdir edilmelidir

“Sonuç ne olursa olsun senin yanındayız” mesajı verilmelidir.

Bu makale 22 Eylül 2022 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Prof.Dr Seher AKBAŞ, 18 Şubat 1969 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Artvin Merkez Anaçocuk Sağlığı ve Aile Planlaması’nda 1993-1995 yılları arasında çalışmıştır. Bu dönemde poliklinik hizmeti, aile planlaması ve halk sağlığı alanında çalışmıştır. Uzmanlığını 1997-2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan almış ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında analitik yönelimli psikodrama, aile terapisi, bilişsel davranışçı terapiler alanlarında eğitim almıştır. Çocuk istismarına yönelik bölgesel toplantılara katılmıştır. Araştırma görevlisi iken meydana gelen 1999 Ağustos depreminde ...

Prof. Dr. Seher AKBAŞ
Prof. Dr. Seher AKBAŞ
İstanbul - Çocuk ve Ergen Psikiyatristi
Facebook Twitter Instagram Youtube