Doktorsitesi.com

COVİD-19 SALGINI SIRASINDA ÇOCUK VE GENÇLERDEKİ KAYIP YAŞANTISI VE KEDER

Prof. Dr. Seher AKBAŞ
Prof. Dr. Seher AKBAŞ
21 Eylül 2022185 görüntülenme
Randevu Al
COVİD-19 SALGINI SIRASINDA ÇOCUK VE GENÇLERDEKİ KAYIP YAŞANTISI VE KEDER
COVİD-19 SALGINI SIRASINDA ÇOCUK VE GENÇLERDEKİ KAYIP YAŞANTISI VE KEDER
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yaşam Boyu Kayıp Deneyimi ve Değişimin Psikolojik Etkileri

Kayıp kavramı denildiğinde genellikle ilk akla gelen durum ölüm olsa da, insan yaşamı boyunca pek çok farklı kayıp deneyimi ile karşı karşıya kalır. Çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecinde; okulların bitmesi, mezuniyetler, evlilik veya taşınma gibi dönüm noktaları bu deneyimin birer parçasıdır. Yeni ve olumlu başlangıçlar dahi, geride bırakılan dönemlerin yarattığı bir kayıp duygusu ile birlikte yaşanabilir.

Değişim içeren her süreçte olduğu gibi, salgın döneminin bir sonucu olarak rutinlerde meydana gelen farklılıklar da birer kayıp olarak nitelendirilir. Bu süreçte eski günlük yaşama ait alışkanlıklar ve ilişkiler yerini; okulların kapanması, hastalık riski ve sosyal izolasyon gibi yeni gerçekliklere bırakmıştır. Bir çocuğun rutinlerindeki bu keskin değişiklikler, çocukta kontrol kaybı hissi yaratarak duygu ve davranışlarına doğrudan yansımaktadır.

Pandemi Sürecinde Çocukların Değişen Günlük Yaşamı

Salgınla birlikte çocuklar; okula gidememe, uzaktan eğitim ve arkadaşlarıyla yüz yüze görüşememe gibi sarsıcı değişimlerle karşılaşmıştır. Sabah hazırlıkları, servise binme, sınıfta oturma ve teneffüs gibi yerleşik rutinlerin yerini; gün boyu ebeveyn gözetiminde kalma, artan internet kullanımı ve değişen uyku-yemek düzeni almıştır. Bu süreçte eski yaşantıdan uzaklaşmak yerine, yeni ve farklı günlük yaşam aktivitelerinin yerleştirilmesi kritik bir önem taşır.

Erken yaşlardan itibaren beslenme, güvenlik ve sosyalleşme gibi alanlara katkı sağlayan rutinlerin bozulması, çocuklardaki "dünyanın güvenli bir yer olduğu" inancını zedelemiştir. Bu güven duygusunun yerini güvensizlik hissinin alması, zamanla derin bir keder duygusuna dönüşmektedir. Eski yaşantının kaybedilmesiyle ortaya çıkan bu tablo, çocuğun psikolojik dünyasında kalıcı izler bırakabilir.

Keder Kavramı ve Duygusal Tepkiler

Kayıplar söz konusu olduğunda deneyimlenen temel duygu genellikle keder olur. Keder; değişime ve kayba karşı verilen duygusal, fiziksel ve zihinsel tepkilerin bütünüdür. Bu süreçte verilen tepkiler; fiziksel duyumlar, düşünce biçimleri ve davranış değişiklikleri yoluyla dışa vurulur. Salgın dönemindeki köklü değişiklikler, hem çocuklar hem de yetişkinler üzerinde belirgin bir keder hissi yaratmıştır.

Ebeveynlerin, bu zorlu zaman zarfında çocukların yaşadığı duygu değişimlerini ve kederlerini fark etmeleri hayati önem taşır. Çocuklara duygularını ifade etmeleri için uygun fırsatlar sunulmalı ve en önemlisi, bu duygular karşısında iyi bir dinleyici olunmalıdır. Ebeveynin sergileyeceği kapsayıcı tutum, çocuğun süreci sağlıklı atlatmasına yardımcı olur.

Ebeveynler İçin Uygulama Önerileri

Çocukların bu süreci daha dirençli bir şekilde yönetebilmeleri için ebeveynlerin şu adımları izlemesi önerilir:

  • Duygu Takibi Yapın: Çocuğunuzun duygu durumundaki ani veya kademeli değişiklikleri dikkatle gözlemleyin.
  • İfade Alanı Açın: Yaşadıkları keder, acı ve üzüntüyü anlatmalarına izin verin; sadece dinleyerek bile bu yükü hafifletebilirsiniz.
  • Yeni Rutinler Oluşturun: Değişen eski rutinlerin yerine, güncel koşullara uygun yeni ve sürdürülebilir rutinler koyun.
  • Sözsüz İpuçlarını İzleyin: Çocuğun duygularını anlamak için sinirlilik, isteksizlik, yorgunluk, alınganlık veya iştah değişiklikleri gibi belirtileri takip edin.
  • Güvenli Ortam Sağlayın: Şefkat, sıcaklık ve sevginin hakim olduğu, duyguların özgürce ifade edilebildiği bir aile ortamı yaratın.
  • Yaratıcı Kanalları Destekleyin: Kendilerini ifade edebilecekleri oyun, resim, yazı, şarkı, dans veya el sanatları gibi ilgi alanları geliştirmelerine yardımcı olun.

Etiketler

covid-19

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof.Dr Seher AKBAŞ, 18 Şubat 1969 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Artvin Merkez Anaçocuk Sağlığı ve Aile Planlaması’nda 1993-1995 yılları arasında çalışmıştır. Bu dönemde poliklinik hizmeti, aile planlaması ve halk sağlığı alanında çalışmıştır.

Uzmanlığını 1997-2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan almış ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında analitik yönelimli psikodrama, aile terapisi, bilişsel davranışçı terapiler alanlarında eğitim almıştır. Çocuk istismarına yönelik bölgesel toplantılara katılmıştır. Araştırma görevlisi iken meydana gelen 1999 Ağustos depreminde İzmit’te gönüllü çocuk psikiyatristi olarak hizmet vermiştir.
Uzmanlık eğitimi sonrasında, 2002 yılında Behçet Uz Çocuk Hastanesi'nde, 2002-2003 yılları arası Kocaeli Devlet Hastanesi'nde çalışmıştır. Bu dönemde travma ve çocuk istismarı ile ilgili sempozyum-eğitim toplantılarının düzenlenmesinde görev almıştır.

2003 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını kurmuş ve öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamıştır. 2011 yılında aynı anabilim dalında doçent ünvanı almıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını’da araştırma görevlilerine yönelik eğitim programlarının düzenlenmesi, hastaların yatarak tedavi edildiği servis yönetimi, adli raporların düzenlenmesinden sorumlu olmuştur. Anne babalara yönelik eğitim ve destek programlarının düzenlenmesi ve eğitimi ile yakından ilgilenmiştir. Karadeniz Bölgesinin her ilinden yönlendirilen geniş bir bölgedeki çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları ile ilgili tedavi, eğitim ve destek programlarında yer almıştır. Üniversitedeki Çocuk İstismarı ve İhmali İzleme ve Önleme Komisyonu’nun kurucu üyeliğini ve başkanlığını yapmıştır. Sosyal hizmetlere ait kurumlarda ve okullarda eğitim ve destek programlarında görev almıştır.

2015 yılında Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nde görev yapmaya başlamış, aynı hastanenin Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları eğitim kliniğini kurmuştur. Aynı süre içinde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nin Çocuk ve Ergenlerde Madde Bağımlılığı Kliniğini (ÇEMATEM) yönetmiştir.2017-2002 yılları arasında Livhospital’da çalışmıştır.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.