Doktorsitesi.com

CORONAVİRUS HASTALIĞI SALGINI SIRASINDA ÇOCUKLARIN RUH SAĞLIĞINI KORUYUCU YAKLAŞIMLAR VE ÖNERİLER

Prof. Dr. Seher AKBAŞ
Prof. Dr. Seher AKBAŞ
21 Eylül 2022197 görüntülenme
Randevu Al
CORONAVİRUS HASTALIĞI SALGINI SIRASINDA ÇOCUKLARIN RUH SAĞLIĞINI KORUYUCU YAKLAŞIMLAR VE ÖNERİLER
CORONAVİRUS HASTALIĞI SALGINI SIRASINDA ÇOCUKLARIN RUH SAĞLIĞINI KORUYUCU YAKLAŞIMLAR VE ÖNERİLER
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Koronavirüs Salgını ve Çocuklar Üzerindeki Ruhsal Etkiler

Koronavirüs (COVID-19) salgını gibi küresel kriz dönemlerinde, çocukların stresli olaylara nasıl tepki vereceği konusunda yetişkinleri model aldıklarını unutmamak hayati önem taşır. Ebeveynlerin aşırı endişeli bir tutum sergilemesi, çocukların kaygı düzeyini doğrudan artırabilir. Panik yapmadan, kontrollü bir endişe ile hareket etmek, hastalık riskini azaltan önlemlerin alınmasını sağlar. Çocukların bu süreçle sağlıklı başa çıkabilmesi için aşırı uyarılardan kaçınılmalı ve doğru önleme bilgileri ile gerçekçi bir yaklaşım benimsenmelidir.

Salgın Döneminde Risk Grupları ve Psikolojik Tepkiler

Salgın hastalıklar toplumun her kesimi için stresli olsa da, herkesin verdiği tepki geçmiş deneyimlerine ve kültürel yapısına göre farklılık gösterir. Bu süreçte çocuklar ve gençler, ruhsal etkilenme açısından en riskli gruplar arasında yer almaktadır. Diğer riskli gruplar ise şunlardır:

  • Sağlık çalışanları
  • Yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar
  • Madde kullanım bozukluğu olan bireyler
  • Mevcut ruhsal hastalığı bulunanlar

Özellikle evde vakit geçirmek zorunda kalan çocuklarda; kaygı, korku, üzüntü ve davranış değişiklikleri gibi belirtiler dikkatle izlenmelidir. Ebeveynlerin kaygı seviyesinin yükselmesi, hem çocuklarını koruma sorumluluklarını yerine getirmelerini güçleştirir hem de ev içindeki huzuru olumsuz etkiler.

Çocuklarda Korku ve Kaygı Belirtileri: İpuçları Nelerdir?

Çocuğunuzun salgın sürecinden olumsuz etkilendiğini anlamanıza yardımcı olacak bazı temel göstergeler bulunmaktadır. Aşağıdaki belirtiler bir kaygı sorununa işaret ediyor olabilir:

  • Küçük çocuklarda aşırı ağlama, huzursuzluk ve gerginlik
  • Tuvalet eğitimi gibi kazanılmış becerilerde gerileme (alt ıslatma vb.)
  • Anne ve babadan ayrılırken yaşanan aşırı kaygı
  • Kendi sağlığı veya sevdiklerinin sağlığı hakkında sürekli endişeli konuşmalar
  • Uyku bozuklukları, kabuslar veya uykuya dalma güçlüğü
  • Yeme düzeninde belirgin değişiklikler
  • Konsantrasyon bozukluğu ve dikkat sürdürmede zorluk
  • Açıklanamayan baş ve vücut ağrıları, çabuk yorulma
  • Günlük aktivitelerden ve oyunlardan uzaklaşma, isteksizlik
  • Gençlerde artan sinirlilik ve davranış problemleri

Kaygı Yaşayan Çocuklar İçin İzlenecek Yol Haritası

Eğer çocuğunuzda yukarıdaki belirtileri gözlemliyorsanız, süreci yönetmek için şu adımları izlemeniz önerilir:

  1. İletişime Zaman Ayırın: Çocuğunuzla korkuları hakkında konuşun ve onu dikkatle dinleyin.
  2. Bilgi Kirliliğini Önleyin: Medya ve sosyal medya kullanımını sınırlayın. Rahatsız edici görüntülere maruz kalmalarını engelleyin.
  3. Doğru Bilgilendirme Yapın: Hastalık hakkında yaşına uygun, gerçekçi bilgiler verin. Bu, belirsizliğin yarattığı kaygıyı azaltır.
  4. Kontrol Hissi Verin: Hastalıktan korunmak için neler yapabileceklerini öğretin. Kişisel hijyen gibi önlemler, çocukta kontrol duygusunu güçlendirir.
  5. Kendi Stresinizi Yönetin: Kendi başa çıkma yöntemlerinizi onlarla paylaşarak onlara rehberlik edin.

Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?

Ortaya çıkan ruhsal ve davranışsal sorunlar günün büyük bölümünde devam ediyorsa, çocuğun ders ve oyun gibi rutinlerini engelliyorsa veya sosyal ilişkilerini bozuyorsa mutlaka profesyonel danışmanlık alınmalıdır.

Durumİzlenecek Adım
Mevcut ruhsal hastalık varlığıTedaviye kesintisiz devam edilmeli, yeni belirtiler doktora bildirilmelidir.
Şiddetli kaygı, panik veya depresyonBir terapist veya çocuk psikiyatristine başvurulmalıdır.
Fiziksel mesafe engeliTelepsikiyatri (online terapi) yöntemleri değerlendirilmelidir.

Ruh Sağlığını Korumak İçin Ebeveynlere Öneriler

Aile desteği, tüm ruhsal sorunlarda en güçlü tampon mekanizmadır. Güçlü ebeveyn ilgisi gören çocuklar, stresli olaylara karşı daha dayanıklıdır. Ev içindeki dengeyi korumak için şu yaklaşımları uygulayabilirsiniz:

  • Rutin Oluşturun: Okullar kapalı olsa bile ders, oyun ve dinlenme saatlerini içeren bir günlük program yapın.
  • Sosyal Bağları Koruyun: Telefon veya görüntülü görüşmelerle arkadaşları ve geniş aile üyeleriyle iletişim kurmalarını sağlayın.
  • Yaratıcı Aktiviteler: Yeni oyunlar keşfedin, resim yapın, bulmaca çözün veya uzak aile üyelerine mektup yazarak dil becerilerini geliştirin.
  • Fiziksel Sağlığa Odaklanın: Dengeli beslenmeye, düzenli uykuya ve ev içinde veya uygun alanlarda egzersiz yapmaya özen gösterin.
  • Bilgi Edinin: Salgın döneminde ruh sağlığını koruma yolları hakkında uzman görüşlerini takip edin.

Eğer stres faktörleri sizin veya çocuğunuzun günlük yaşamını üst üste birkaç gün boyunca ciddi şekilde etkiliyorsa, bir ruh sağlığı uzmanından destek almayı ihmal etmeyin.

Etiketler

GerginlikTerapi ruh sağlığıcovid-19

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof.Dr Seher AKBAŞ, 18 Şubat 1969 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Artvin Merkez Anaçocuk Sağlığı ve Aile Planlaması’nda 1993-1995 yılları arasında çalışmıştır. Bu dönemde poliklinik hizmeti, aile planlaması ve halk sağlığı alanında çalışmıştır.

Uzmanlığını 1997-2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan almış ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında analitik yönelimli psikodrama, aile terapisi, bilişsel davranışçı terapiler alanlarında eğitim almıştır. Çocuk istismarına yönelik bölgesel toplantılara katılmıştır. Araştırma görevlisi iken meydana gelen 1999 Ağustos depreminde İzmit’te gönüllü çocuk psikiyatristi olarak hizmet vermiştir.
Uzmanlık eğitimi sonrasında, 2002 yılında Behçet Uz Çocuk Hastanesi'nde, 2002-2003 yılları arası Kocaeli Devlet Hastanesi'nde çalışmıştır. Bu dönemde travma ve çocuk istismarı ile ilgili sempozyum-eğitim toplantılarının düzenlenmesinde görev almıştır.

2003 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını kurmuş ve öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamıştır. 2011 yılında aynı anabilim dalında doçent ünvanı almıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını’da araştırma görevlilerine yönelik eğitim programlarının düzenlenmesi, hastaların yatarak tedavi edildiği servis yönetimi, adli raporların düzenlenmesinden sorumlu olmuştur. Anne babalara yönelik eğitim ve destek programlarının düzenlenmesi ve eğitimi ile yakından ilgilenmiştir. Karadeniz Bölgesinin her ilinden yönlendirilen geniş bir bölgedeki çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları ile ilgili tedavi, eğitim ve destek programlarında yer almıştır. Üniversitedeki Çocuk İstismarı ve İhmali İzleme ve Önleme Komisyonu’nun kurucu üyeliğini ve başkanlığını yapmıştır. Sosyal hizmetlere ait kurumlarda ve okullarda eğitim ve destek programlarında görev almıştır.

2015 yılında Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nde görev yapmaya başlamış, aynı hastanenin Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları eğitim kliniğini kurmuştur. Aynı süre içinde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nin Çocuk ve Ergenlerde Madde Bağımlılığı Kliniğini (ÇEMATEM) yönetmiştir.2017-2002 yılları arasında Livhospital’da çalışmıştır.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.