Doktorsitesi.com

Sevmek dediğimiz şey aslında…

Psk. Fatma Çakır Çalışkan
Psk. Fatma Çakır Çalışkan
29 Aralık 2014596 görüntülenme
Randevu Al
  • İnsanların sevme eylemi genellikle sevilme ve değer görme ihtiyacından kaynaklanan, kendi egolarını beslemeye yönelik bir süreçtir.
  • Kendine değer veremeyen bireylerin başkaları üzerinden anlam arayışı ve aşırı fedakarlığı, hem kendilerine hem de karşı tarafa zarar vererek ilişkilerdeki dengeyi bozar.
  • Gerçek olgunluk ve sağlıklı ilişkiler, kişinin kendi özdeğerini koruyarak sevgi ve sorumlulukta aşırılıktan kaçınmasıyla mümkündür.
Sevmek dediğimiz şey aslında…
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sevmek mi Sevilmek mi? Sevginin Psikolojik Temelleri

Sevmek dediğimiz kavram, çoğu zaman kişinin tamamen almak için verdiği bir eylemdir. İnsan, genellikle verdiği duyguların yansımasını karşısındakinde görmek ve bu yolla kendisini iyi hissetmek için sever. Birçok sevgi türü bu temel üzerine kuruludur; ancak biz kendimizden ziyade eşimizi, sevgilimizi, çocuğumuzu veya arkadaşımızı sevdiğimizi zannederiz.

Karşımızdaki kişiden öfke veya umursamazlık gibi olumsuz tepkiler alsak bile sevmeye devam edebiliriz. Bu durum, aslında diğer kişi olmadan kendimizi tanımlayamadığımızdan kaynaklanır. İnsanın temel meselesi sevmekten ziyade sevilmek arzusudur. Sevilmek, değer görmek ve önemsenmek, hiçbirimizin kayıtsız kalamayacağı ihtiyaçlardır. Hoşlanmadığımız kişilerin ilgisi bile egomuzu beslediği için içten içe hoşumuza gider.

Aşırı Fedakarlık ve Özdeğer Sorunu

Özellikle aşırı verici ve fedakar bireylerde bu durum daha kritik bir boyuta ulaşır. Kendine değer veremeyen kişiler, yaşamlarına ancak bir başkası üzerinden anlam yüklerler. Bu kişiler için çevrelerindeki insanlar, kendilerini yansıtan birer ayna gibidir. Fedakarlık yaptıkları kişilerden karşılık göremediklerinde, bu durum onlar için bir felakete dönüşür; yaşamın anlamı kaybolur ve derin bir mutsuzluk başlar.

Kendini tanıyan, kendisine iç gözüyle bakabilen ve özdeğer sahibi olan kişilerde ise süreç farklı işler. Bu bireyler de hayal kırıklığı yaşarlar ancak bu duygular derin ve travmatik bir hal almaz. Burada önemli olan nokta, kendine değer vermenin bencillik ile karıştırılmamasıdır. Bencil olmamaya çalışırken kendi benliğimizi yok saymamalıyız. Yaratıcının biricik kıldığı ve değer verdiği "kendimizi" önemsiz görmek, aslında büyük bir haksızlıktır.

İlişkilerde Aşırı Vericiliğin Zararları

Başkaları adına yapılan aşırı fedakarlıkların hem yapan kişiye hem de karşı tarafa ciddi zararları bulunmaktadır. Bu zararları şu şekilde kategorize edebiliriz:

  • Karşı Tarafı Yok Saymak: Birinin iyiliğini ondan daha fazla düşünmek, o kişiyi pasifize etmek ve iradesini yok saymaktır.
  • Özgüven Eksikliği: Özellikle çocuklarda, ebeveynin çocuk adına her şeyi düşünmesi, özgüveni düşük bireylerin yetişmesine neden olur.
  • Değersizleşme: Eşler arasındaki ilişkilerde aşırı fedakarlık, karşı tarafta memnuniyetsizlik ve tepki doğurur. En acısı da, aşırı değer veren kişinin zamanla değersizleştirilmesi ve aşağılanmasıdır.

İlişkilerde yaşanan "Bu kadar fedakarlık yaptığım halde neden bunlar başıma geldi?" sorusunun cevabı, aslında fedakarlık yapıldığı için bu durumun yaşandığıdır. Her şeyin aşırısı; sevginin, merhametin ve sorumluluk hassasiyetinin fazlası dengeyi bozar.

Tasavvufi Bakış ve Allah İçin Sevmek

İnsanoğlu olgunlaştıkça algılarında ve davranışlarında dengelenir. Tüm bu insani süreçlerin dışında bir de "Allah için sevmek" kavramı vardır. Bu, bir nasip meselesidir; çünkü çoğu zaman Allah adına sevdiğimizi sandığımız durumlara bile beklentiler, kırgınlıklar ve nefis karışabilmektedir.

KavramAçıklama
Nefis TerbiyesiKişinin nefsini bilmesi ve tanıması sürecidir.
DengeSevgi, merhamet ve sorumlulukta aşırılıktan kaçınma halidir.
İlahi SevgiVermek için alan tek güç olan Allah'a yönelen sevgidir.

Sonuç olarak, insanın temel derdi sevilmektir ve genellikle almak için verir. Oysa gerçek olgunluk, nefsin beklentilerinden arınmakla başlar. Bizler genellikle bizden almak için verenlere sempati duyarken, asıl vermek için alan Rabbimize karşı mesafeli kalabiliyoruz. Unutulmamalıdır ki; nefsini bilmek, kendini yok saymak değil, haddini ve dengesini bilmektir.

Etiketler

Sevmek nedirSevmek ve çocuklarla ilişkiÇocuklarımızı severken neleri yanlış yaparızSevgiyi doğru yansıtmak içinDoğru şekilde sevmek

Yazar Hakkında

Psk. Fatma Çakır Çalışkan

Psk. Fatma Çakır Çalışkan

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.