Doktorsitesi.com

"Senin Yüzünden Çılgına Döndüm": Kışkırtılıp Suçlu Çıkarılma Tuzağı (Tepkisel İstismar)

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
23 Şubat 202649 görüntülenme
Randevu Al
Sürekli alttan alta iğneleniyor, sınırlarınız ihlal ediliyor ve en sonunda dayanamayıp patladığınızda "Ne kadar öfkelisin, asıl sorun sensin, tedavi olmalısın" suçlamasıyla mı karşılaşıyorsunuz? Kurbanın kışkırtılarak suçlu durumuna düşürüldüğü 'Tepkisel İstismar' tuzağını ve Gri Kaya taktiğini öğrenin.
"Senin Yüzünden Çılgına Döndüm": Kışkırtılıp Suçlu Çıkarılma Tuzağı (Tepkisel İstismar)

O Korkunç Patlama Anı

Aylardır, belki de yıllardır aynı şeyleri yaşıyorsunuz. İhtiyaçlarınız görmezden geliniyor, pasif-agresif şakalara maruz kalıyorsunuz, sözünüz kesiliyor ve sürekli iğneleniyorsunuz. Sesinizi çıkarmamaya, sabretmeye çalışıyorsunuz. Ancak bir gün, görünürde çok basit bir olay yaşanıyor. Belki bir mesajınıza geç cevap veriliyor, belki de alaycı bir bakış fırlatılıyor. Ve sizde kayış kopuyor.

Avazınız çıktığı kadar bağırıyor, belki eşyaları fırlatıyor, ağlama krizlerine giriyorsunuz. O an karşınızdaki kişi aniden buz gibi sakinleşiyor. Kollarını bağlıyor, yüzüne o acımasız tebessümü yerleştiriyor ve o zehirli cümleyi kuruyor: "Görüyor musun kendini? Ne kadar histerik ve saldırgansın. Asıl sorunlu olan sensin, senin psikolojik tedavi görmen lazım."

Bir anda tüm haklılığınız buharlaşıyor. Kendinizi, uğradığınız haksızlıkları unutmuş, verdiğiniz o aşırı tepki yüzünden ondan özür dilerken buluyorsunuz.

Tanıdık geldi mi? Psikolojide bu korkunç manipülasyon döngüsüne "Tepkisel İstismar" (Reactive Abuse) diyoruz.

Neden Sizi Çıldırtmak İsterler?

Tepkisel istismar, istismarcının gizli ve sistematik şiddetine karşılık kurbanın verdiği hayatta kalma ve kendini savunma tepkisidir. Siz aslında bir "saldırgan" değil, köşeye sıkışmış ve can havliyle tırmalayan bir kurbansınız.

Peki toksik partnerler bunu neden yapar? Çünkü sizin patlama anınız, onlara mükemmel bir kılıf sağlar. Artık kendi hatalarını, yalanlarını veya sorumsuzluklarını konuşmak zorunda kalmazlar. Tüm odak sizin "delirmiş" halinize kayar. Çevredeki insanlara "Eşim/sevgilim çok öfke problemli biri, bana hayatı zindan ediyor" diyerek mağdur rolünü çalarlar. En kötüsü de, bir süre sonra sizi de o "kötü kişi" olduğunuza inandırırlar (Gaslighting).

Oltaya Gelmemek: Gri Kaya (Gray Rock) Taktiği

Bir manipülatörün en büyük besini sizin gözyaşınız, öfkeniz ve çaresizliğinizdir. Onu yenmenin yolu daha yüksek sesle bağırmak değil, tamamen tepkisiz kalmaktır.

Eğer kışkırtıldığınızı ve damarınıza basıldığını hissediyorsanız, "Gri Kaya" taktiğini uygulamalısınız. Sokakta duran gri, sıkıcı bir kaya kadar renksiz ve tepkisiz olun.

  • Savunmaya Geçmeyin: Sizi haksız yere suçladığında kendinizi anlatmak için çırpınmayın. Çünkü o gerçeği aramak için değil, sizi kışkırtmak için o cümleyi kuruyor.

    "Nasıl böyle dersin? Ben senin için saçımı süpürge ettim, asıl sen bana böyle yaptın!" (Oltaya gelmek ve dramayı beslemek).
    "Bu senin düşüncen." veya "Bunu tartışmak istemiyorum." diyerek odayı terk etmek. (Oksijeni kesmek).
  • Ses Tonunuzu Sabitleyin: İçinizde fırtınalar kopsa bile, sesinizin titremesine veya yükselmesine izin vermeyin. Robotik, monoton ve kısa cevaplar verin ("Evet", "Hayır", "Anlıyorum"). Kışkırtmalarının işe yaramadığını gördüklerinde, o sahneden sıkılıp çekileceklerdir.

  • Kendinize Merhamet Edin: Geçmişte verdiğiniz o aşırı tepkiler için kendinizi suçlamayı bırakın. Sağlıklı bir insan, sürekli zehir soluduğu bir odada normal tepkiler veremez.

Sonuç: Sizi uçurumun kenarına kadar itip, sonra da düştüğünüz için sizi "dengesiz" olmakla suçlayan birinin oyununa gelmeyin. Sizin öfkeniz bir hastalık değil; sınırlarınızın ihlal edildiğini gösteren çok sağlıklı bir alarm sistemidir. Sadece o alarmı yanlış kişiye karşı, yanlış bir dille çalmaktan vazgeçmelisiniz.

Etiketler

İhsan Onur KızılkanTepkisel istismarreactive abusenarsisistik manipülasyonmanipülasyonöfke patlamasıgaslightingtoksik ilişkiilişki sorunlarıAnkara psikolog

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.