Salgın, panik bozukluğu yaşayanları daha çok etkiledi

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Pandemi Sürecinde Artan Kaygı ve Panik Bozukluk
Pandemi dönemi, yaşam koşullarını zorlaştırırken pek çok psikolojik sorunun da derinleşmesine neden olmaktadır. Bu süreçte özellikle kaygı bozukluğu yaşayan bireylerin sayısında belirgin bir artış gözlemlenmektedir. Uzman Psikolog Nazım Serin, geçmişte bu problemi yaşayanların doğru teşhis için çok sayıda doktor gezdiğini, ancak günümüzde uzmanların farkındalığı sayesinde hastaların hızla doğru tedaviye yönlendirilebildiğini belirtmektedir.
Panik Bozukluk Tedavi Edilebilir Bir Rahatsızlık mıdır?
Panik bozukluk, genellikle beklenmedik anlarda ortaya çıkan ve tekrarlayan panik ataklar ile karakterize bir durumdur. İlk kez atak geçiren bireyler, yaşadıkları şiddetli korku ve sarsıcı deneyim nedeniyle genellikle kalp krizi veya felç geçirdiklerini düşünerek acil servislere başvururlar. Yapılan tıbbi tetkiklerde fiziksel bir bulguya rastlanmaması, hastayı ikna etmeyebilir ve farklı doktor arayışlarına itebilir.
Eşlik eden başka bir ruhsal problem bulunmadığı sürece, panik bozukluğun tedavisi tamamen mümkündür. Tedavi süreci, eşlik eden diğer sorunlara bağlı olarak değişkenlik gösterse de genellikle şu yöntemler uygulanır:
- Psikoterapi uygulamaları,
- Medikal tedavi (ilaç tedavisi),
- Psikoterapi ve medikal tedavinin birlikte yürütüldüğü kombinasyonlar.
Pandeminin Ruh Sağlığı Üzerindeki Tetikleyici Etkisi
Küresel pandemi süreci, bazı bireylerde yeni ruhsal problemlerin oluşmasına, bazılarında ise mevcut sorunların şiddetlenmesine veya nüksetmesine yol açmıştır. Özellikle kısıtlama dönemlerinde 60 yaş üzerindeki bireylerin daha fazla etkilendiği görülmektedir. Sosyal yaşamın kısıtlanması ve iş alışkanlıklarının değişmesi, ruhsal dayanıklılığı olumsuz etkileyen temel unsurlardır. Araştırmalar, bu problemin kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görüldüğünü ortaya koymaktadır.
Panik Bozukluk Kimlerde Daha Sık Görülür?
Panik bozukluğun gelişimi, kişinin geçmiş deneyimleri ve olayları yorumlama biçimiyle doğrudan ilişkilidir. Bu rahatsızlık özellikle şu grupları daha fazla etkilemektedir:
- Çocukluk döneminde aşırı korunmuş veya ebeveyne bağımlı büyüyenler,
- Erken yaşlarda ayrılık kaygısı yaşayanlar,
- Geçmişinde travmatik deneyimler veya uzun süreli stres öyküsü olanlar,
- Kaygılı, mükemmeliyetçi kişilik yapısına sahip bireyler,
- Ailesinde panik atak öyküsü bulunanlar.
Panik Bozukluk Belirtileri: DSM-5 Tanı Kriterleri
Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı (DSM-5) verilerine göre, aşağıdaki belirtilerden en az dördünün görülmesi durumunda bir uzmana başvurulması önerilir:
| Fiziksel Belirtiler | Psikolojik Belirtiler |
|---|---|
| Göğüs ağrısı veya sıkışma hissi | Kontrolü kaybetme veya çıldırma korkusu |
| Çarpıntı, kalbin hızlı vurması | Ölüm korkusu |
| Nefes darlığı, boğulma hissi | Kendini veya çevreyi farklı/tuhaf hissetme |
| Terleme, titreme veya sarsılma | |
| Bulantı veya karın ağrısı | |
| Baş dönmesi, bayılacakmış hissi | |
| Uyuşma veya karıncalanma | |
| Üşüme, ürperme veya ateş basması |
İyileşmeyi Zorlaştıran Kaçınma Davranışları
Panik atak yaşayan bireyler, atağın tekrarlayacağı endişesiyle belirli kaçınma davranışları geliştirebilirler. Tek başına dışarı çıkmamak veya yanında her an ilaç/doktor bulundurma zorunluluğu hissetmek bu davranışlara örnektir. Tedavinin temel hedeflerinden biri, kişinin bu kaçınmaların üzerine giderek sorunu kendi gücüyle kontrol edebileceği duygusunu pekiştirmektir.
Panik Atak Anında Yapılması Gerekenler
Atak dönemlerinde sakinliği korumak ve süreci yönetmek için şu stratejiler uygulanabilir:
- Bilgilenme: Uzman birinden problem hakkında doğru ve bilimsel bilgi edinmek farkındalığı artırır.
- Belirtileri Tanıma: Çarpıntı ve nefes darlığı gibi belirtilerin ölümcül bir sonucu olmadığını bilmek, korkuyu azaltır.
- Kendini Dinlemekten Kaçınma: Sürekli bedensel sinyalleri takip etmek atağı tetikler; dikkati bedenden uzaklaştırmak gerekir.
- Eyleme Devam Etme: Atak anında yapılan işe devam etmeye çalışmak yatışmayı kolaylaştırır.
- Rasyonel Düşünce: Abartılı düşünceleri daha mantıklı ve gerçekçi olanlarla değiştirmek önemlidir.
- Nefes ve Gevşeme: Doğru nefes teknikleri ve gevşeme egzersizleri belirtileri azaltmada oldukça etkilidir.
- Stres Yönetimi: Günlük yaşamda stres yönetimi becerilerini geliştirmek, atakların önlenmesine yardımcı olur.








