Doktorsitesi.com

Reflü Nasıl Kontrol Edilir? Ne zaman Ameliyat olunmalı?

Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu
Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu
28 Aralık 20151110 görüntülenme
Randevu Al
Reflü Nasıl Kontrol Edilir? Ne zaman Ameliyat olunmalı?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Reflü Nedir ve Nasıl Önlenir?

Reflü, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla oluşan ve yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren bir sağlık sorunudur. Mide asidinin yemek borusuna zarar vermesini engellemenin en temel yolu, yer çekiminden faydalanarak dik durmak veya dik oturmaktır. Yemek sonrası hemen yatarak istirahat etmekten kaçınılmalı ve son öğün ile uyku arasında en az 2 saat bırakılmalıdır.

Eğer yatış pozisyonunda şikayetler devam ediyorsa, yatak başının 15-20 cm yükseltilmesi önerilir. Baş ve göğüs kısmının mide seviyesinden yukarıda tutulması, asit kaçışını fiziksel olarak engellemeye yardımcı olur.

Reflü Şikayetlerini Azaltan Yaşam Tarzı Önerileri

Günlük alışkanlıklarda yapılacak küçük değişiklikler, mide üzerindeki baskıyı azaltarak semptomları hafifletebilir. Özellikle karın içi basıncı artıran unsurlardan uzak durmak kritik önem taşır.

  • Kıyafet Seçimi: Sıkı kemerler, korseler ve mideyi sıkan dar giysilerden kaçınılmalıdır.
  • Beslenme Düzeni: Günde 3 büyük öğün yerine, 6 küçük öğün şeklinde beslenmek mide yükünü hafifletir.
  • Kilo Kontrolü: İdeal kiloya ulaşmak, mide üzerindeki fiziksel baskıyı azaltarak reflüyü kontrol altına alır.
  • Tükürük Salgısı: Şekersiz sakız çiğnemek tükürük salgısını artırarak yemek borusunu asitten koruyabilir.

Reflüyü Tetikleyen Yiyecek ve İçecekler

Bazı besinler alt özofagus sfinkterini gevşeterek veya asit üretimini artırarak reflüyü şiddetlendirir. Aşağıdaki gıdalardan kaçınmak tedavi sürecini destekler:

Kaçınılması GerekenlerEtkileri
Kahve ve AlkolMide asidini ve kapakçık gevşemesini artırır
Turunçgiller ve DomatesAsidik içerikleriyle tahrişe neden olur
Yağlı YiyeceklerMidenin boşalma süresini uzatır
SigaraAlt özofagus sfinkterini gevşetir

Tedavi Edilmeyen Reflünün Riskleri

Reflü, uzun süre tedavi edilmediği takdirde yemek borusunda (özofagus) kalıcı hasarlara yol açabilir. Bu durum sadece yaşam konforunu bozmakla kalmaz, ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar:

  1. Yutma Güçlüğü ve Ağrı: Yemek borusundaki tahriş sonucu oluşur.
  2. Ses Kısıklığı ve Kronik Öksürük: Mide asidinin boğaz hattına ulaşmasıyla tetiklenir.
  3. Skar Oluşumu ve Darlık: Sürekli hasar alan dokuların iyileşirken daralmasıdır.
  4. Barrett Özofagusu: Hücre yapısının değişmesiyle karakterize, kanser riskini artıran bir tablodur.

Reflüde Cerrahi Müdahale Ne Zaman Gereklidir?

Davranış değişiklikleri ve ilaç tedavisine rağmen şikayetleri devam eden hastalarda cerrahi seçenekler değerlendirilir. Ameliyat kararını etkileyen temel faktörler şunlardır:

  • Hastanın genç yaşta olması (cerrahi öncelik sebebidir).
  • Yakınmaların şiddeti, sıklığı ve tipi.
  • Yemek borusundaki hasarın boyutu.
  • İlaç tedavisine rağmen hastalığın hızla tekrarlaması.
  • Mide fıtığının (Hiatal Herni) reflüye eşlik etmesi.

Laparoskopik Fundoplikasyon Ameliyatı ve Avantajları

Günümüzde reflü cerrahisinde altın standart, kapalı yöntemle yapılan laparoskopik fundoplikasyon işlemidir. Bu ameliyatla, mide ile yemek borusu arasındaki bozulmuş olan kapak mekanizması (alt özofagus sfinkteri) yeniden oluşturulur.

Ameliyatın ve İyileşme Sürecinin Özellikleri:

  • Süre: İşlem yaklaşık 1-1,5 saat sürer.
  • Hastanede Kalış: Hasta aynı gün veya ertesi gün taburcu edilebilir.
  • İyileşme: 7 gün içinde iş hayatına dönüş mümkündür.
  • Başarı Oranı: Deneyimli cerrahlar tarafından uygulandığında başarı oranı %95-100 arasındadır.

Bu modern cerrahi yöntem sayesinde hastalar, ömür boyu ilaç kullanımından kurtulur, yemek borusundaki iltihabi süreçler geriler ve kanser riski minimize edilerek yaşam kalitesi artırılır. En doğru tedavi planı için gastroenterolog ve cerrahların birlikte değerlendirmesi esastır.

Etiketler

Reflü nasıl tedavi edilirReflü tanısı nasıl konurReflü nasıl anlaşılırReflü nasıl kontrol edilir?

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu

Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu

Prof.Dr. Erhun EYÜBOĞLU, 1974 yılında İnegöl Lisesi'nden mezun olmuştur. Tıp eğitimini 1981 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1981-1982 yılları arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kürsüsünde volonter asistan olarak görev alan Dr. EYÜBOĞLU,1982-1986 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda asistan doktor olarak görev yapmış, 1986 yılında “Rektum Kanserlerinin Tedavisinde Anterior Rezeksiyonun Yeri”  başlıklı tezi ile Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. 1989 yılında Doçent, 1996 yılında da Profesör unvanı almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.