Doktorsitesi.com

Meme Kanseri Tedavisi

Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu
Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu
6 Temmuz 2021211 görüntülenme
Randevu Al
Meme Kanseri Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Kanseri Nedir? Tanımı ve Genel Özellikleri

Meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türüdür. Bu hücreler yayılma eğilimi gösterdiklerinde kötü huylu, oluştukları bölgede sınırlı kaldıklarında ise iyi huylu tümör olarak tanımlanırlar. Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinde, erken teşhis tedavi başarısını doğrudan etkileyen en kritik faktördür. Bu nedenle kadınların meme sağlığı konusunda bilinçli olması hayati önem taşır.

Meme Kanseri Nasıl Tespit Edilir?

Meme kanseri vakalarının büyük bir çoğunluğu, kadınların kendi kendilerine yaptıkları elle muayene sırasında fark edilmektedir. Ancak 1 cm’den küçük olan ve elle hissedilemeyen kitleler, genellikle uzman doktor muayenesi ve radyolojik incelemeler sonucunda tespit edilir. Kanserli kitlelerin genel karakteristik özellikleri şunlardır:

  • Sert bir yapıya sahiptirler.
  • Hareket kabiliyetleri kısıtlıdır.
  • Yüzeyleri pürüzlü ve kenarları düzensizdir.

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Meme dokusundaki değişimleri takip etmek, hastalığın erken evrede yakalanmasını sağlar. En yaygın görülen meme kanseri belirtileri şunlardır:

  • Memede veya koltuk altında ele gelen belirgin sertlik ve şişlik,
  • Meme başından gelen kanlı veya şeffaf renkli akıntı,
  • Meme başında içe doğru çökme veya belirgin şekil bozukluğu,
  • Meme cildi üzerinde iyileşmeyen yara veya kızarıklıklar,
  • Ciltte ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler,
  • Memede asimetri, büyüme ve genel şekil bozukluğu.

Meme Kanseri Tedavi Yöntemleri

Teşhis konulduktan sonra hastanın durumuna göre belirlenen 4 temel tedavi yöntemi bulunmaktadır. Tedavi süreci genellikle multidisipliner bir yaklaşımla planlanır.

1. Cerrahi Tedavi

Meme kanseri tedavisinin ilk ve en temel aşaması cerrahi müdahaledir. Bu işlemde kanserli doku memeden uzaklaştırılır. Uzman doktorun gerekli görmesi durumunda koltuk altı lenf bezleri de temizlenebilir. Cerrahi operasyon, memenin korunmasına yönelik olabileceği gibi memenin tamamının alınması şeklinde de uygulanabilir.

2. Işın Tedavisi (Radyoterapi)

Radyoterapi, kanser hücrelerini yok etmek amacıyla kullanılan etkili bir yöntemdir. Bu süreçte tüm meme dokusu ve bazen koltuk altı bölgesi ışınlanır. Tedavi protokolü genellikle 4-6 hafta boyunca, haftada 5 gün olacak şekilde düzenlenir.

3. İlaç Tedavisi (Kemoterapi)

Kemoterapi, cerrahi işleme ek olarak uygulanan bir sistemik tedavi yöntemidir. Cerrahi sonrası bölgede kanserli hücre kalmasa dahi, koruyucu önlem olarak tercih edilebilir. Kanser hücrelerini öldürücü etkisi olan bu ilaçlar, genellikle 4-6 kür halinde planlanır ve kürler arasında 3 haftalık dinlenme süreleri bırakılır.

4. Hormon Tedavisi

Bazı meme kanseri türleri östrojene duyarlı yapıdadır; yani östrojen hormonu kanserin büyümesini tetikler. Bu tip kanserlerde, hormonun etkisini ortadan kaldırmak ve hastalığın gelişimini durdurmak amacıyla hormon tedavisi uygulanır.

Tedavi TürüUygulama AmacıSüreç/Periyot
CerrahiKanserli dokunun tahliyesiİlk aşama müdahale
RadyoterapiBölgesel kontrol ve hücre imhası4-6 hafta (Haftada 5 gün)
KemoterapiSistemik koruma ve hücre öldürme4-6 kür (3 hafta ara ile)
Hormon TedavisiHormon etkisini kırmaKanserin gelişimini önleme

Etiketler

Meme kanseriKemoterapiişın tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu

Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu

Prof.Dr. Erhun EYÜBOĞLU, 1974 yılında İnegöl Lisesi'nden mezun olmuştur. Tıp eğitimini 1981 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1981-1982 yılları arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kürsüsünde volonter asistan olarak görev alan Dr. EYÜBOĞLU,1982-1986 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda asistan doktor olarak görev yapmış, 1986 yılında “Rektum Kanserlerinin Tedavisinde Anterior Rezeksiyonun Yeri”  başlıklı tezi ile Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. 1989 yılında Doçent, 1996 yılında da Profesör unvanı almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.