Doktorsitesi.com

Reflü ve Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu
Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu
28 Aralık 20153031 görüntülenme
Randevu Al
Reflü ve Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gastroözofageal Reflü Nedir?

Günümüzde pek çok insan yemekten sonra hazımsızlık, ekşime ve yemek borusunda yanma şikayetleri yaşamaktadır. Bu rahatsız edici durum, mide asidinin ve gıdaların yemek borusuna, hatta ağza kadar geri gelmesiyle karakterizedir. Tıpta Gastroözofageal reflü olarak adlandırılan bu hastalık, toplumun %15-20 gibi önemli bir kısmını etkileyen kronik bir sağlık sorunudur.

Reflü, bazı bireylerde geçici bir durumken, bazılarında sık tekrarlayan ve oldukça ağrılı bir hastalık halini alabilir. İstatistiksel olarak kadınlarda daha sık görülmesine rağmen, ciddi yemek borusu hasarı erkeklerde daha yaygın bir tablodur. Özellikle yaşlılar ve çocuklar için durum çok daha ciddi klinik sonuçlar doğurabilmektedir.

Reflü Belirtileri ve Heartburn (Göğüste Yanma)

Hastalığın en tipik belirtisi, göğüs bölgesinde hissedilen ve heartburn olarak tanımlanan yanma hissidir. Bu yanma sadece göğüsle sınırlı kalmayıp; mide, boyun, omuzlar, sırt ve hatta kollara kadar yayılabilir. Bu yayılım nedeniyle reflü ağrısı, zaman zaman kalp ağrısı ile karıştırılabilmekte ve hastalar genellikle bu endişeyle doktora başvurmaktadır.

Yapılan araştırmalar, göğüs ağrısı şikayetiyle koroner anjiyo yapılan ve sonuçları negatif çıkan hastaların %50’sinde reflü özofajit saptandığını göstermektedir. Özofajite bağlı gelişen bu ağrının temel özellikleri şunlardır:

  • Genellikle akut başlangıçlıdır ve saatlerce sürebilir.
  • Hastayı uykudan uyandıracak kadar şiddetli olabilir.
  • Antiasit ilaçlar ve yiyeceklerle hafifleme eğilimi gösterir.
  • Sırt üstü yatma veya öne eğilme hareketleriyle tetiklenir.
  • Eforla ilişkisizdir ve sıklıkla sternum (iman tahtası) altında veya sırt bölgesinde hissedilir.

Diğer Yaygın Reflü Belirtileri

Ağrı ve yanma hissinin yanı sıra, ağza ekşi su gelmesi olarak bilinen regürjitasyon en sık rastlanan ikinci belirtidir. Bu durum ağızda ve boğazda kötü bir tat bırakır. Diğer semptomlar ise şu şekilde sıralanabilir:

  1. Karında şişkinlik, geğirti ve hıçkırık.
  2. Boğazda gıcık hissi ve kronik öksürük.
  3. Ağız kokusu ve ses kısıklığı.
  4. Ses tellerinde nodül oluşumu ve astım nöbetleri.

Reflü Neden Olur? Mekanizma ve Fizyoloji

Normal sindirim sürecinde, mide gıdaları öğütmek için asit salgılar. Yemek bitiminde bu asidin bir kısmının yukarı taşarak yemek borusunu tahriş etmesine reflü denir. Mide yüzeyi asidin tahrip edici etkisine karşı dayanıklı bir yapıya sahipken, yemek borusunda bu tür koruyucu mekanizmalar bulunmaz. Bu tahriş sonucunda oluşan hasara ise özofajit adı verilir.

Reflü oluşumundaki temel faktörler şunlardır:

FaktörAçıklama
Alt Özofagus SfinkteriMide ile yemek borusu arasındaki kapı görevini gören, içeriğin geri kaçmasını önleyen mekanizmadır.
Sfinkter BozukluklarıBu kapıdaki gevşemeler reflünün ana nedenidir.
Mide Fıtığı (Hiatal Herni)Anatomik bozukluklar reflü hastalığını tetikler.
Mide İçi BasınçÇok yemek yemek veya yemekten hemen sonra yatmak basıncı artırarak reflüye yol açar.

Reflü hastalığı, doğru tanı konulduktan sonra gerekli önlemlerin alınması ve uygun tedavi yöntemlerinin uygulanmasıyla kontrol altına alınabilen bir hastalıktır.

Etiketler

Reflü nasıl tedavi edilirReflü ve tedavisiReflü ve belirtileriReflü nasıl fark edilir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu

Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu

Prof.Dr. Erhun EYÜBOĞLU, 1974 yılında İnegöl Lisesi'nden mezun olmuştur. Tıp eğitimini 1981 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1981-1982 yılları arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kürsüsünde volonter asistan olarak görev alan Dr. EYÜBOĞLU,1982-1986 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda asistan doktor olarak görev yapmış, 1986 yılında “Rektum Kanserlerinin Tedavisinde Anterior Rezeksiyonun Yeri”  başlıklı tezi ile Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. 1989 yılında Doçent, 1996 yılında da Profesör unvanı almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.