Doktorsitesi.com

RAMAZANDA BESLENME- ORUCUN KURALLARI

Dyt. Saide Gülşah Esensoy
Dyt. Saide Gülşah Esensoy
22 Mart 2023307 görüntülenme
Randevu Al
RAMAZANDA BESLENME ÖNERİLERİ  Dünyanın birçok yerinde milyonlarca müslüman İslami Takvimin (Hicr’in) 9.ayı olan Ramazan ayında dini bir vecibeyi yerine getirmek için oruç tutmaktadırlar. Müslümanların yaşamlarında Ramazan ayının önemli bir yeri vardır. Ramazanda yaygın uygulama iftar ve sahur olmak üzere iki öğün şeklindedir. Genel olarak toplam yiyecek alımı Ramazanda sınırlanır ve bu da enerji alımında azalmaya ve ağırlık kaybına yol açabilir. Bununla birlikte Ramazanda öğünlerdeki yiyecek çeşidi daha fazla olabilir. Ramazan sonrası bireyler alışılmış oldukları yeme alışkanlıklarını sürdürürler. Orucun detoksikan yani toksinleri temizleyici etkisi vardır. Oruç tutan insanlar belirli bir şekilde beslendikleri için organizma bir ay dinlenmektedir.
RAMAZANDA BESLENME- ORUCUN KURALLARI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ramazan Ayında Beslenme ve Vücut Sağlığı

Dünya genelinde milyonlarca Müslüman, İslami Takvim’in (Hicri) dokuzuncu ayı olan Ramazan ayında dini bir vecibeyi yerine getirmek amacıyla oruç tutmaktadır. Müslümanların yaşamında merkezi bir öneme sahip olan bu dönemde, beslenme düzeni temel olarak iftar ve sahur olmak üzere iki ana öğün şeklinde uygulanır. Bu süreçte genel yiyecek alımının sınırlanması enerji alımında azalmaya ve ağırlık kaybına yol açabilse de, öğünlerdeki besin çeşitliliği genellikle artış göstermektedir.

Oruç tutmanın vücut üzerinde detoksikan (toksin temizleyici) bir etkisi bulunmaktadır. Belirli bir beslenme düzenine geçilmesi sayesinde, organizma bir ay boyunca dinlenme fırsatı bulur. Ramazan ayı sona erdiğinde ise bireyler genellikle eski yeme alışkanlıklarına geri dönmektedir.

Ramazanda Beslenmede Dikkat Edilmesi Gereken Temel Kurallar

Sağlıklı bir oruç süreci geçirmek için beslenme alışkanlıklarında bazı stratejik değişiklikler yapılması elzemdir. Özellikle sindirim sistemini yormamak ve vücut dengesini korumak adına şu noktalara dikkat edilmelidir:

  • Porsiyon Kontrolü: İftar ve sahurda mideyi birdenbire ve aşırı miktarda yemekle doldurmamak gerekir. Ani mide gerginliği, hem tansiyon yükselmesine hem de nörolojik hormonların hızlı salgılanmasına neden olabilir.
  • Yeme Biçimi: Besinler azar azar, iyi çiğneyerek ve sık aralıklarla tüketilmelidir.
  • Besin Seçimi: Çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınılmalıdır. Bunların yerine hazmı kolay, lifli ve selüloz içeren sebze, meyve ve kepekli ekmek tercih edilmelidir.
  • Sıvı Tüketimi: Yetişkin bir bireyin günlük en az 1,5-2 litre su içmesi gerektiği unutulmamalıdır. Özellikle ağır işlerde çalışanlarda su kaybına bağlı şok riskini önlemek için yeterli sıvı alımı hayati önem taşır.
  • Pişirme Yöntemleri: Sağlık açısından kızartma yönteminden kaçınılmalıdır.

İftar ve Sahur İçin Beslenme Önerileri

Ramazan boyunca öğünlerin içeriği, gün boyu kaybedilen enerjinin sağlıklı bir şekilde geri kazanılması ve tokluk süresinin uzatılması üzerine kurgulanmalıdır.

ÖğünÖnerilen BesinlerDikkat Edilmesi Gerekenler
İftarHafif çorba (ılık), etli/etsiz az yağlı sebze yemeği, yoğurt, meyve, sütlü tatlılar.Yemeğe çok sıcak veya soğuk olmayan bir çorbayla başlanmalıdır. Bağırsak sorunu olanlar çorbaya kepek ekleyebilir.
SahurYumurta, süt, yoğurt, peynir gibi proteinli gıdalar, kahvaltılıklar, meyve, bol su.Proteinler midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirir. Fazla tuzlu besinlerden kaçınılmalıdır.

Sahur Öğününün Önemi

Sadece su içerek oruç tutmak veya sahura kalkmamak sağlık açısından oldukça sakıncalıdır. Sahura kalkılmadığı takdirde açlık süresi uzayacağı için metabolik hız düşer; bu durum halsizlik, baş ağrısı, yorgunluk ve dikkat dağınıklığına yol açar.

Oruç Tutmanın Sağlık Açısından Riskli Olduğu Durumlar

Oruç tutmak sağlıklı bireylerin metabolik dengesini bozmasa da, belirli hastalık grupları ve özel durumlar için ciddi riskler barındırabilir. Aşağıdaki durumlarda olan kişilerin sağlığı olumsuz etkilenebilir:

  1. Şeker Hastaları (Diyabet): Uzun süreli açlık şeker düşmesine (hipoglisemi) veya iftar sonrası aşırı yükselmeye (hiperglisemi koması) neden olarak felç veya ölüm riski oluşturabilir.
  2. Hamileler: Hipoglisemi ve bayılma riskleri bebek sağlığını tehlikeye atabilir.
  3. Emzikliler: Sıvı alımının azalması süt salınımını olumsuz etkileyerek bebeğin yetersiz beslenmesine yol açabilir.
  4. Kronik Hastalar: Ağır kalp, böbrek, karaciğer yetmezliği olanlar ile mide ülseri, safra kesesi iltihabı veya taşı olanlar.
  5. Diğer Gruplar: 9 yaş altı çocuklar, yaşlılar, ağır enfeksiyon geçirenler, seyahatte olanlar ve psikolojik durumu bozuk olanlar.

Ramazanda Kilo Kontrolü ve Yanlış Bilinenler

Toplumdaki yaygın kanının aksine, oruç bir zayıflama yöntemi değildir. Kilo vermek amacıyla oruç tutanların, hareket azlığı ve yavaşlayan metabolizma hızı nedeniyle genellikle kilo veremedikleri gözlemlenmektedir. Ramazan ayında kilo almamak için şu kurallara uyulmalıdır:

  • Mutlaka sahura kalkılmalıdır.
  • Sahurda çiğ sebze, domates ve salatalık gibi taze gıdalara yer verilmelidir.
  • İftarda oruç hafif yemeklerle açılmalı, ağır tatlılardan uzak durulmalıdır.
  • Gün içinde tüketilemeyen su miktarı, iftar ve sahur arasında mutlaka tamamlanmalıdır.
  • Beslenme düzeni azar azar ve sık yeme prensibine dayandırılmalıdır.

Etiketler

#ramazan #beslenme #diyet

Yazar Hakkında

Dyt. Saide Gülşah Esensoy

Dyt. Saide Gülşah Esensoy

Diyetisyen Saide Gülşah Esensoy; 2005 yılında Erciyes Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldu. Kariyerime Jimer Kadın Hastalıkları Merkezinde başlayıp sırasıyla Koç Holding Divan Yemek Hizm. Acıbadem Hastanesi Projesinde Hastane Mutfak diyetisyenliği ve mutfak yöneticiliği, Medical Park Bursa Hastanesi kurucu diyetisyeni olarak hastane bünyesinde yer alan Beslenme ve Diyetetik Bölümünün kalite süreçlerinin oluşturulması, Onkoloji Kliniği başta olmak üzere dahiliye, Kadın Doğum, Çocuk Hastalıkları kliniklerinde sorumlu diyetisyen olarak, ardından da son 12 yıl Acıbadem Sağlık Grubunda Bursa Hastanesi Diyetisyeni olarak uzun yıllar aktif olarak klinik, hastalıklarda beslenme tedavisi, kilo yönetimi, obezite tedavisi gibi alanlarda aktif olarak çalıştı. Bu sürede onlarca kişinin hayatına dokunmuş ve onların sürdürülebilir sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmalarına destek olmayı amaç edindi. Acıbadem Bursa Hastanesinde görev aldığı süre boyunca ayrıca, 3 yıl boyunca Nestle Karacabey fabrikasında, çalışanlara kurumsal diyet hizmeti verdi. Beslenme, anne karnında başlayan bir süreç olması ve sağlıklı yaşamın temelini oluşturması nedeni ile öncelikle Anne- Çocuk Sağlığı beslenmesi her zaman en önemli gördüğü basamak olmuştur ve Yıllarca gelen danışanlarının kendi yaşamlarında sürdürülebilir beslenmeleri sağlamanın yanında, aile ve özellikle çocuklarının beslenmeleri üzerine de eğildi. Bu sebeple Gebelik beslenmesi, Ek besine başlangıç sürecinde annelere destek görüşmeler, Çocukluk ve Ergenlik dönemi beslenmesi üzerine eğildi. Çalışma hayatı boyunca, birçok özel / devlet okulunda çocuk beslenmesi seminerlerine gönüllü olarak katıldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.