Doktorsitesi.com

RAHİM AĞZI KANSERİNDEN KORUNMA

Op. Dr. Seher Sarı
Op. Dr. Seher Sarı
8 Eylül 2017237 görüntülenme
Randevu Al
  • Rahim ağzı kanserinin temel nedeni HPV virüsüdür ve hastalığın en yaygın belirtisi cinsel ilişki sonrası görülen vajinal kanamadır.
  • 21 yaşından itibaren düzenli olarak yapılan smear testleri, kanser öncesi lezyonların erken tespit edilmesini sağlayarak hastalığın gelişimini büyük oranda önler.
  • HPV aşısı, kansere yol açan virüs tiplerine karşı %90'a varan koruma sağlayan en etkili birincil korunma yöntemidir.
RAHİM AĞZI KANSERİNDEN KORUNMA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Rahim Ağzı Kanseri Nedir ve Neden Olur?

Rahim ağzı kanseri, tıbbi adıyla serviks bölgesinde gelişen ve dünya genelinde kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türüdür. Bu kanserin temel nedeni, Human Papilloma Virus (HPV) olarak bilinen virüsün belirli tipleridir. Hastalığın erken evrelerde fark edilmesi hayati önem taşırken, en yaygın ve ilk belirtisi genellikle cinsel ilişki sırasında veya sonrasında görülen vajinal kanama olarak karşımıza çıkmaktadır.

Rahim Ağzı Kanserinden Korunma Yöntemleri

Rahim ağzı kanseri, modern tıp sayesinde önlenebilir kanser türleri arasında yer almaktadır. Hastalıktan korunmak için temel olarak iki stratejik yol izlenmektedir. Bunlar düzenli tarama testleri ve aşılama yöntemleridir. Ayrıca hijyen kurallarına dikkat etmek ve prezervatif kullanmak, HPV enfeksiyon riskini azaltsa da virüs cilt temasıyla bulaşabildiği için tam koruma sağlamamaktadır.

Düzenli Tarama: Smear Testi ve Önemi

Smear testi, kanser oluşmadan önceki süreci (prekanseröz lezyonlar) tespit etmemizi sağlar. Bu lezyonların kansere dönüşme süreci yaklaşık 10 yıl gibi uzun bir süreyi kapsadığı için, düzenli kontrollerle hastaları kanser aşamasına gelmeden basit işlemlerle tedavi etmek mümkündür.

Tarama Takvimi ve Uygulama Esasları:

  • Başlangıç Yaşı: Cinsel ilişki yaşına bakılmaksızın 21 yaşından itibaren taramalara başlanmalıdır.
  • 21-30 Yaş Arası: Her 3 yılda bir smear testi yapılmalıdır.
  • 31-65 Yaş Arası: Her 3 yılda bir smear testi veya her 5 yılda bir "ko-test" (smear ve HPV testinin birlikte yapılması) uygulanmalıdır.

HPV Aşısı ve Birincil Korunma

2006 yılından beri dünyada yaygın olarak kullanılan HPV aşısı, kansere karşı geliştirilmiş en etkili birincil korunma yöntemidir. Aşı, içeriğinde bulunan virüs tiplerine karşı yüksek koruyuculuk sağlar. Özellikle kanser vakalarının %72 ile %85'inden sorumlu olan Tip 16 ve Tip 18'e karşı %100 koruma sağladığı bilinmektedir. Bu aşıyı yaptıran bireylerde rahim ağzı kanserinden korunma oranı %85-90 seviyelerine ulaşmaktadır.

HPV Aşısı Uygulama Yaşı ve Doz Bilgileri

Ülkemizde etkinliği kanıtlanmış iki farklı HPV aşısı bulunmaktadır. Aşılama süreciyle ilgili bilinmesi gerekenler şunlardır:

Hedef GrupUygulama Detayı
11-12 Yaş (Kız ve Erkek)Mümkünse cinsel ilişki başlamadan yapılması önerilir.
9-26 Yaş (Kızlar)Cinsel ilişki öyküsü olsa dahi HPV testi yapılmaksızın uygulanabilir.
Uygulama ŞekliToplamda 3 doz halinde yapılmaktadır.
Üst Yaş Sınırı43 yaşına kadar olan kadınlarda aşının etkinliği kanıtlanmıştır.

Sonuç: Erken Teşhis Hayat Kurtarır

Gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılan aşılama ve düzenli smear testleri, rahim ağzı kanseri riskini minimize etmektedir. Erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleri hayat kurtarıcıdır. Sağlığınızı korumak adına gerekli önlemleri almanız ve düzenli kontrollerinizi aksatmamanız kritik önem taşımaktadır.

Etiketler

Rahim ağzı kanseri tanısıServiks caRahim ağzı kanserinden korunmaRahim ağzı kanserden korunma

Yazar Hakkında

Op. Dr. Seher Sarı

Op. Dr. Seher Sarı

Op. Dr. Seher Sarı,lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almiştir.İ htisasını ise,Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi,Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, tamamlayarak Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.