Doktorsitesi.com

PRP tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler

Prof. Dr. Cengiz Bahadır
Prof. Dr. Cengiz Bahadır
10 Ocak 2017192 görüntülenme
Randevu Al
PRP tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

PRP (Trombositten Zengin Plazma) Tedavisi Nedir?

PRP (Platelet Rich Plasma) yöntemi, hastanın kendi kanından elde edilen trombosit hücrelerinin konsantre edilerek tedavi amacıyla kullanılması işlemidir. Trombositten zengin plazma olarak da bilinen bu uygulama, vücudun doğal iyileşme mekanizmalarını harekete geçiren biyolojik bir tedavi yöntemidir. Modern tıpta özellikle kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarında ve estetik uygulamalarda yaygın bir kullanım alanına sahiptir.

PRP Tedavisinin Kullanıldığı Alanlar

PRP tedavisi, doku onarımını destekleme özelliği sayesinde birçok farklı klinik tabloda tercih edilmektedir. Bu yöntemin başlıca kullanım alanları şunlardır:

  • Eklem Kireçlenmeleri: Başta diz kireçlenmesi olmak üzere kalça ve tüm eklem kireçlenmeleri.
  • Yumuşak Doku Yaralanmaları: Omuz tendon yırtıkları, bağ ve tendon zedelenmeleri.
  • Lokal Kıkırdak Hasarları: Ayak bileği ve diğer eklemlerdeki kıkırdak zedelenmeleri.
  • Romatizmal Durumlar: Tendinit, bursit, tenisçi dirseği (lateral epikondilit) ve golfçü dirseği (medial epikondilit).
  • Estetik Uygulamalar: Yüz gençleştirme ve saç dökülmesi tedavileri.

PRP Tedavisinde Başarıyı Belirleyen 3 Temel Faktör

Klinik pratikte hastaların bir kısmının tedaviden beklenen verimi alamadığını ifade etmesi, uygulamanın kalitesiyle doğrudan ilişkilidir. Başarılı bir sonuç için şu üç unsur hayati önem taşır:

1. PRP Hazırlama Kitleri ve Santrifüj Cihazı

PRP sıvısında istenilen oranda trombosit bulunması, kullanılan PRP kitinin kalitesine ve bu kite özel optimal santrifüj cihazına bağlıdır. Sağlık Bakanlığı onaylı olmayan, düşük maliyetli kitler yeterli tedavi etkinliğini sağlayamaz. Özellikle döviz bazlı maliyeti olan kaliteli kitlerin yerine, piyasa değerinin çok altında sunulan uygulamaların gerçek bir PRP tedavisi olmadığını belirtmek gerekir.

2. Uygulama Yöntemi: Ultrason Rehberliği

PRP ne kadar ideal hazırlanırsa hazırlansın, doğru noktaya enjekte edilmediği sürece etkisiz kalacaktır. Geleneksel yöntemlerle (körleme) yapılan enjeksiyonlarda doğruluk payı %50 civarındayken, ultrason görüntüleme eşliğinde yapılan enjeksiyonlarda bu oran %90-95 seviyesine çıkmaktadır. Bu nedenle modern kliniklerde mutlaka görüntüleme cihazları kullanılmalıdır.

3. Doğru Hasta Seçimi

PRP, özellikle hafif ve orta düzeyde kireçlenme vakaları için ideal bir seçenektir. Ancak ağır düzeydeki kireçlenmelerde ameliyat dışı seçenekler oldukça kısıtlıdır. Bu tür ileri vakalarda PRP'den mucize beklemek yerine, cerrahi seçenekler veya zorunlu hallerde kortizon enjeksiyonları değerlendirilmelidir.

Sonuç ve Uzun Dönemli Etkinlik

Uygun hasta profiline, yüksek kaliteli kitlerle hazırlanmış ve ultrason yardımı ile doğru noktaya uygulanmış bir PRP enjeksiyonunun başarısız olma ihtimali oldukça düşüktür. Tedavinin kalıcılığını artırmak için uygulama mutlaka egzersiz gibi koruyucu ve yardımcı önlemlerle desteklenmelidir. Bu bütüncül yaklaşım, hastanın uzun dönemli iyilik halini garanti altına alır.

FaktörGeleneksel UygulamaProfesyonel PRP Uygulaması
EkipmanStandart KitlerSağlık Bakanlığı Onaylı Özel Kitler
HassasiyetManuel Enjeksiyon (%50 başarı)Ultrason Rehberliği (%90-95 başarı)
Hasta SeçimiHer Seviye KireçlenmeHafif ve Orta Seviye Kireçlenme
DestekleyiciSadece EnjeksiyonEnjeksiyon + Egzersiz Programı

Etiketler

Prp yan etkileriKireçlenmeKalçaDizPrpPrp dikkat

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Cengiz Bahadır

Prof. Dr. Cengiz Bahadır

Prof. Dr. Cengiz BAHADIR, 1969 yılında Samsun'da doğmuştur. Lisans öncesi eğitimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1992 yılında tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. Aynı yıl Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı'nda ihtisas eğitimine başlamıştır. İhtisasının ardından 1997-2000 yılları arasında Marmara Üniversitesi Nörolojik Bilimler Enstitüsü'nde Elektrodiagnostik Nöroloji (EMG) lisansüstü programını tamamlamıştır. 2010 yılında Doçent, 2015 yılında ise Profesör olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.