Doktorsitesi.com

Prolotherapy - Proloterapi

Uzm. Dr. Kadir Göde
Uzm. Dr. Kadir Göde
29 Ocak 2016252 görüntülenme
Randevu Al
Prolotherapy - Proloterapi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Proloterapi Nedir ve Nasıl Uygulanır?

Son yıllarda halk arasında “Şekerli Su Tedavisi” olarak da bilinen Proloterapi yöntemi, kas ve eklem ağrılarının giderilmesinde oldukça revaçtadır. Proloterapi; dekstroz solüsyonunun çok düşük konsantrasyonda lokal anestetik ile karıştırılarak yoğunluğunun artırılmasıyla elde edilen özel bir preperattır. Hazırlanan bu karışım, hastanın ağrılı bölgesine bir iğne yardımıyla enjeksiyon şeklinde uygulanmaktadır.

Proloterapinin Avantajları ve Kalıcı Tedavi Süreci

Proloterapi, sadece semptomları maskelemekle kalmaz, aynı zamanda hasarlı dokularda kalıcı tedavi sağlamayı hedefler. Tedavinin hastalar üzerindeki temel etkileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Şikayetlerde önemli derecede azalma kaydedilir.
  • Enjeksiyon yapılan bölgedeki ağrılar zamanla minimize edilir.
  • Hastanın sosyal hayatına çok daha erken bir sürede kavuşması sağlanır.
  • Tedavi süreci boyunca herhangi bir güvenlik endişesi yaşanmaz.

Yan Etki Profili ve Güvenlik

Bu tedavi yönteminin bilinen hiçbir yan etkisi ve alerji riski bulunmamaktadır. Diğer tüm invaziv işlemlerde olduğu gibi, hamilelerde uygulanmaması genel bir prensip olarak kabul edilse de; hastanın zor durumda olduğu vakalarda kar-zarar hesabı yapılarak uzman görüşüyle uygulanabilmektedir.

Uzman Doktor Denetimi ve Uygulama Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Proloterapi uygulaması, mutlaka bu alanda yetkin bir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı tarafından gerçekleştirilmelidir. Tedavinin başarısı için hastanın uygulama sonrasında istirahat kurallarına titizlikle uyması gerekmektedir. Uzman tavsiyelerine uyulduğu takdirde süreçte hiçbir sorun yaşanmamaktadır.

Tedavinin Etki Mekanizması: İyileştirici Enflamasyon

Proloterapi, enjeksiyonun hemen ardından etkisi başlayan dinamik bir süreçtir. Problemli ekleme yapılan hipertonik dekstroz enjeksiyonu, bölgede birkaç gün süren mikropsuz bir enflamasyon (iltihap) meydana getirir. Bu durum aslında vücudun kendi kendini onarması için başlattığı iyileştirici bir reaksiyondur.

Vücut, enjekte edilen dekstrozu ortadan kaldırmak amacıyla ilgili bölgede yıpranmış ve bozulmuş yapıyı tamir ederek doğal bir iyileşme süreci başlatır.

Proloterapinin Geniş Uygulama Alanları

Proloterapi, vücudun pek çok farklı bölgesinde ve çeşitli rahatsızlıklarda güvenle tercih edilmektedir. Başlıca uygulama alanları şunlardır:

Uygulama Alanıİlgili Rahatsızlıklar
Kıkırdak SorunlarıAşınma, kireçlenme (osteoartrit) ve diz menisküs yaralanmaları
Yumuşak Doku YaralanmalarıTendon yaralanmaları ve ön çapraz bağ hasarları
Eklem ve Kas AğrılarıDiz, kalça, omuz, el ve ayak bileği ağrıları
Spesifik DurumlarTenisçi ve golfçü dirseği (tendinit), aşil tendiniti

Bu yöntem, her türlü kireçlenme vakasında ve kronikleşmiş ağrıların tedavisinde etkili bir çözüm sunmaktadır.

Etiketler

Proloterapi solüsyonları nelerdirProloterapi nedirProloterapi hakkında bilgiProloterapi yöntemi nedirProloterapi yöntemi ile ağrı tedavisiProloterapi ile fıtık v eağrı tedavisiProloterapinin kullanıldığı hastalıklarProloterapinin etki mekanizmasıProloterapi hangi hastalıklarda kullanılır?Proloterapi ile bel fıtığı tedavisiProloterapi uygulamasında neler yapılırProloterapi uygulaması nedirProloterapi uygulaması hangi tedavide kullanılırProloterapi uygulaması kimlere yapılırProloterapi hangi hastalıklarda uygulanırProloterapi yöntemi nasıl iyileştiriyor

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Kadir Göde

Uzm. Dr. Kadir Göde

Yrd. Doç. Dr. Kadir GÖDE, 1983 yılında Niksar'da doğmuştur. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı lisans eğitimini 2008 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru ünvanı almıştır. İhtisasını ise Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamladıktan sonra Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.