Doktorsitesi.com

Polikistik Over Sendromu Nedenleri ve Tedavisi!

Op. Dr. Semih Hızıroğlu
Op. Dr. Semih Hızıroğlu
14 Mart 2016176 görüntülenme
Randevu Al
  • Polikistik Over Sendromu (PKOS), hipofiz bezinden salgılanan hormonların dengesizliği sonucu yumurtalıklarda çok sayıda küçük kist oluşması ve yumurtlama sürecinin aksamasıyla karakterize bir hastalıktır.
  • Hastalık; adet düzensizliği, tüylenme, sivilce ve kilo artışı gibi belirtilerle kendini gösterirken, uzun vadede tip 2 diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi sağlık risklerine yol açabilmektedir.
  • Tedavi süreci hastanın çocuk istemine ve semptomlarına göre şekillenmekte olup; kilo kaybı, hormonal ilaçlar, insülin direnci düzenleyicileri ve gerekli durumlarda cerrahi yöntemler kullanılmaktadır.
Polikistik Over Sendromu Nedenleri ve Tedavisi!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Polikistik Over Sendromu (PKOS) Nedir?

Polikistik Over Sendromu (PKOS), özellikle 30 yaş altı kadınlarda sıkça rastlanan, yumurtalıklarda kalın yumurta dokusu içerisinde çok sayıda iyi huylu kistin oluşmasıyla karakterize bir hastalıktır. Bu durum, beyindeki hipofiz bezinden salgılanan LH (Luteinize Edici Hormon) ve FSH (Folikül Uyarıcı Hormon) hormonlarının anormal üretimi sonucunda meydana gelir. Hormonal dengesizlik nedeniyle yumurtalıklarda her ay düzenli gerçekleşmesi gereken yumurtlama süreci aksamaya uğrar.

PKOS Nasıl Oluşur ve Nedenleri Nelerdir?

Polikistik Over Sendromu’nun kesin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, hastalık bir kısır döngü şeklinde ilerler. LH hormonundaki artış, yumurtalıklarda erkeklik hormonu (androjen) yapımını tetikler; bu hormonlar yağ dokusunda östrojene dönüşerek tekrar LH üretimini artırır. Bu döngü, kilo kaybı veya yumurtalıkların baskılanması gibi müdahalelerle kırılabilmektedir.

Ayrıca, kilo fazlalığına bağlı olarak gelişen insülin direnci, hormonal dengeyi bozarak bu süreci tetikleyen en önemli faktörlerden biridir. İnsülin direnci, pankreasın daha fazla insülin salgılamasına neden olur ve bu yüksek doz, yumurtalıkları etkileyerek yumurtlamayı engeller.

Polikistik Over Sendromu Belirtileri Nelerdir?

PKOS genellikle ergenlik döneminde, adet kanamalarının başlamasıyla birlikte tanınır ve üreme çağındaki kadınların %3 ile %5’ini etkiler. Hastalarda en sık görülen klinik bulgular şunlardır:

  • Adet Düzensizliği: Hastaların %75’inde görülür; genellikle seyrek adet görme veya amenore (hiç adet görmeme) şeklindedir.
  • Hormonal Değişimler: Erkek tipi tüylenme (hirsutizm), sivilce (akne) ve erkek tipi saç dökülmesi.
  • Kilo Sorunları: Hastaların yaklaşık %40’ında obezite problemi görülür.
  • Cilt Problemleri: Yağlı cilt yapısı ve sivilce oluşumu.
  • İnfertilite (Kısırlık): Yumurtlama bozukluklarına bağlı olarak gebelik sürecinde gecikmeler yaşanabilir.

PKOS Tanısı Nasıl Konur?

PKOS tanısı konulurken klinik bulgular, laboratuvar tetkikleri ve ultrason incelemesi bir arada değerlendirilir. En önemli tanı yöntemlerinden biri olan vajinal ultrasonografide, yumurtalık kenarlarında milimetrik boyutlarda çok sayıda küçük kist saptanır. Bu kistler, yumurtlama ile atılamayan foliküllerden oluşur.

PKO ve PKOS Arasındaki Fark

Birçok kişi bu iki terimi karıştırsa da tıbbi olarak farklı anlamlar taşırlar:

ÖzellikPolikistik Over (PKO)Polikistik Over Sendromu (PKOS)
TanımSadece ultrason görüntüsünü ifade eder.Bir belirtiler grubunu ve hastalığı ifade eder.
YaygınlıkKadınların %20'sinde görülebilir.Daha nadir görülen patolojik bir durumdur.
Klinik TabloHormonlar ve klinik tablo normal olabilir.Hormonal bozukluklar ve semptomlar eşlik eder.

Tanı sürecinde kan hormon değerleri de kritik öneme sahiptir. Özellikle LH/FSH oranının 3’ün üzerinde olması PKOS lehine bir bulgudur. Ayrıca adetin 21. gününde bakılan progesteron değerleri, yumurtlamanın gerçekleşip gerçekleşmediğini teyit eder.

Uzun Dönemli Sağlık Riskleri

Tedavi edilmeyen PKOS vakaları, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu riskler hem insülin hem de androjen fazlalığıyla ilişkilidir:

  1. Tip 2 Diyabet: Kilo sorunu olan hastaların %25-35’inde 30’lu yaşlarda şeker hastalığı görülebilir.
  2. Kardiyovasküler Sorunlar: Tansiyon problemleri ve kolesterol yüksekliği, kalp hastalığı riskini artırır.
  3. Rahim Kanseri: Uzun süreli adet düzensizliği, endometrium dokusunun sadece östrojene maruz kalmasına neden olarak endometrium kanseri riskini yükseltir.

PKOS Tedavi Yöntemleri

1. Adet Düzensizliği Tedavisi

Tedavide temel amaç yumurtlamayı yeniden sağlamaktır. 35 yaşından küçük ve çocuk istemeyen hastalarda doğum kontrol hapları veya progesteron içerikli ilaçlar tercih edilir. Obez hastalarda %5 oranında bir kilo kaybı, yumurtlamanın kendiliğinden başlaması için genellikle yeterli olmaktadır.

2. İnfertilite (Kısırlık) Tedavisi

Yumurtlama bozukluğu yaşayan kadınların %70’inde temel sorun PKOS’tur. Tedavi seçenekleri şunlardır:

  • İlaç Tedavisi: Hekim kontrolünde kullanılan klomifen sitrat en etkili yöntemlerden biridir.
  • Hormon Takviyesi ve Aşılama: İlaçla sonuç alınamayan durumlarda enjektabl hormonlar ve inseminasyon uygulanır.
  • Laparoskopik Diatermi (LOD): Cerrahi olarak yumurtalıklara küçük delikler açılması işlemidir; 12 ay içinde gebelik oranlarını %60-80 artırabilir.

3. Tüylenme ve Cilt Sorunları

Androjen fazlalığına bağlı gelişen tüylenme tedavisinde cyproterone asetat gibi ilaçlar kullanılır. Kıl büyüme hızı yavaş olduğu için tedavinin başarısı için 8-18 ay sabredilmesi gerekir. Mevcut tüyler için epilasyon yöntemleri önerilirken, yeni tüy çıkışını engellemek için hormonal tedavi uygulanır. Ayrıca, son yıllarda insülin duyarlılığını artıran ilaçlar da tedavi protokollerine dahil edilmektedir.

Etiketler

Polikistik over sendromu tedavisiPolikistik over sendromu tanısıPolikistik over sendromu nedenleriPolikistik over sendromu belirtileriPolikistik over sendromu (pkos)

Yazar Hakkında

Op. Dr. Semih Hızıroğlu

Op. Dr. Semih Hızıroğlu

Op. Dr. Semih HIZIROĞLU, 1963 yılında İzmir’de doğmuştur. 1978 yılında İzmir Saint-Joseph Fransız Koleji'nden, 1981 yılında İzmir Atatürk Lisesi’nden mezun olmuştur. Ardından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1987 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise İstanbul’da yapmış ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.