Doktorsitesi.com

Pandemi Süreci

Psk. Ayşe Düşüngülü
Psk. Ayşe Düşüngülü
23 Aralık 202191 görüntülenme
Randevu Al
Pandemi Süreci
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Pandeminin Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkileri ve Psikolojik Süreçler

Pandemi, hem ruh hem de beden sağlığını derinden etkileyen kritik bir süreç olmuştur. Koronavirüs salgını sırasında virüsün yayılma hızını kesmek amacıyla alınan önlemler, bireylerin sosyal yaşam pratiklerini kökten değiştirmiştir. Bu süreçte insanlarla olan temasın kısıtlanması ve sosyal mesafenin öncelik haline gelmesi, doğası gereği sosyal bir varlık olan insanı bireyselleşmeye zorlamıştır. Özellikle ergenlik çağındaki gençler, bu zorunlu izolasyon sürecinden en fazla etkilenen gruplar arasında yer almıştır.

Salgın Döneminde Yaşanan Kısıtlamalar ve Psikolojik Yansımaları

Salgının başlangıcından itibaren uygulanan tedbirler, toplumun her kesiminde farklı engellenmişlik duyguları yaratmıştır. Bu süreçteki temel değişiklikler şunlardır:

  • Eğitimde Dönüşüm: Okul çağındaki çocuk ve gençler için online eğitime geçilmesi ve okulların kapatılması.
  • Sosyal İzolasyon: Yetişkinler için uygulanan sokağa çıkma yasakları ve "evde kal" çağrıları.
  • Bireyselleşme: Sosyalleşmenin yerini zorunlu bir yalnızlığın alması.

Bu faktörler, bireylerin günlük yaşam ritmini bozarak uyum sürecini zorlaştırmıştır. Bu zorluklarla başa çıkabilmek, güven hissini yeniden tesis etmek ve sevdiklerimizi koruyabilmek adına psikolojik sağlamlık kavramı hayati bir önem kazanmıştır.

Pandemi ve Kronik Stres: Travmatik Algı

Pandemi süreci, bilinçdışında travmatik bir olay olarak algılanmakta ve bir kronik stres durumu olarak değerlendirilmektedir. Bu durum; korku, depresyon, kaygı ve öfke gibi negatif duyguların tetiklenmesine neden olmuştur. Ancak madalyonun diğer yüzünde, bu zorluklar bireylere yeni bir perspektif kazandırmış; sevdiklerinin kıymetini anlama ve yeni beceriler geliştirme gibi psikolojik dayanıklılık örnekleri de sergilenmiştir.

Süreç boyunca uzmanlara yapılan başvurularda şu tanılar öne çıkmıştır:

  1. Depresyon
  2. Anksiyete (Kaygı Bozukluğu)
  3. OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk)

Özellikle hijyen takıntısı, bu dönemde bariz bir şekilde artış gösteren psikolojik rahatsızlıkların başında gelmektedir.

Koronavirüs (Covid-19) ve Depresyon İlişkisi

Depresyon, sürekli bir üzüntü hali ve ilgi kaybıyla karakterize olan bir duygu durum bozukluğudur. Araştırmalar, pandemi döneminde depresyon vakalarında %52 oranında bir artış yaşandığını göstermektedir. Bu artışta sadece hastalık korkusu değil, aynı zamanda iş kayıpları ve beraberinde gelen maddi sıkıntılar da belirleyici rol oynamıştır.

Risk Grupları ve Psikiyatrik Belirtiler

Pandemi sürecinde ortaya çıkan psikiyatrik tablolar ve en çok etkilenen gruplar aşağıda tablolaştırılmıştır:

Etkilenen Risk GruplarıGözlemlenen Psikiyatrik Belirtiler
Gençler ve ÇocuklarDepresif Belirtiler
KadınlarKaygı Bozuklukları
İşsizler ve Düşük GelirlilerTravma Sonrası Stres Bozukluğu
Kronik Psikiyatri Hastalarıİntihar Girişimleri ve İlaç Bırakma Eğilimi

Özellikle tedavisi devam eden hastaların, virüs bulaşma endişesiyle hastanelere gitmemesi ve ilaç kullanımını kesmesi, sürecin risklerini artırmıştır. Sosyallikten uzak kalınan bu dönemde ruh sağlığını korumak ve depresif belirtileri minimize etmek için uyku düzeni ve beslenme alışkanlıklarına azami dikkat gösterilmesi gerekmektedir.

Etiketler

Kaygı bozukluğuAnksiyetePandemiObsesif kompulsif bozuklukcovid-19

Yazar Hakkında

Psk. Ayşe Düşüngülü

Psk. Ayşe Düşüngülü

Psikolog Ayşe Düşüngülü Adıyaman’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Adıyaman’da tamamladı.Lisans eğitimini 2017 yılında Kıbrıs Lefke Avrupa Üniversitesi, Psikoloji Bölümünde başarıyla tamamladı. Tezli Lisans programında “Çalışma Hayatında Stres” konulu akademik çalışmasını tamamlayarak lisans derecesi almaya hak kazanmıştır. 2017 yılında ilki düzenlenen 1.Uluslararası Sosyal Bilimler Öğrenci Kongresi’nde yapmış olduğu akademik çalışmasıyla sözel bildiri sunmuştur. 2013-2017 yılları arasında T.C Sağlık Bakanlığı Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Yatan Hasta Kliniği, Psikiyatri Polikliniği ve Psikolog Biriminde staj çalışmalarını başarı ile tamamlamıştır. 2016 yılında ise T.C Milli Eğitim Bakanlığı Adıyaman Rehberlik ve Araştırma merkezinde 3 ay süreyle gönüllü staj yapıp burada WİSC-R ve Binet Zeka testleri uygulaması yapmıştır. 2018’den bu yana tedavi edici yönü bilimsel olarak kanıtlanmış olan Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler (BDT) ile yakınen ilgilenmektedir. Yetişkin ve çocuklarda BDT kuramsal modül eğitimini alarak, yetişkin beceri ve süpervizyon eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır. Bunun dışında Ankara aile danışmanları derneği kurucusu olan Uzm. Psikolog/Psikoterapist Sibel Cesur Akyunak ’dan almış olduğu Aile Danışmanlığı Egitimini üstün başarıyla tamamlayarak Aile Danışmanı uygulayıcı sertifikası almaya hak kazanmıştır. Ayrıca beraberinde Filial Terapi, Oyun Terapisi, Travma Sonrası Stres Bozukluğu(TSSB),Cinsel Terapi alanlarında uygulayıcı sertifikalı egitimlerini tamamlamıştır. Şuan da Kurucusu olduğu Adıyaman Psikoterapi Merkezi ile çocuk,ergen ve yetişkinlere ayrıca çift ve ailelere yönelik ruh sağlığı alanında psikolog olarak online ve birebir çalışmalar yürütmektedir. Bunun dışında 2018 yılından bu yana Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde aktif olarak özel gereksinimli öğrenci ve ailelerine psikolojik destek vermektedir. Ayrıca; yerel habercilik alanında yayın yapan Adıyaman Günebakış Gazetesinde(2017) ve Adıyaman Cihan haber de(2018) köşe yazarlığı yapmıştır. Beraberinde 2017 yılından bu yana hala devam etmekte olduğu, Milliyet Gazetesi PembeNar’da aktif olarak köşe yazarlığı yapmaktadır. 2021 yılı Şubat ayı itibariyle Ruh Sağlığı derneğinin; Gençlik ve Spor bakanlığıyla birlikte yürütmüş olduğu İMDAT(İntiharla Mücadele Danışmanlık Ağına Tutun) projesinin Adıyaman il koordinatörü seçilmiştir. Bu alanda çalışmalarına GSB ve Belediye destekli olarak verdiği kurs ve seminerlerle devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.