Doktorsitesi.com

Şükür duymanın Insan üzerinde ki etkisi

Klinik Psikolog Esra Yavuz
Klinik Psikolog Esra Yavuz
9 Mayıs 2020259 görüntülenme
Randevu Al
Şükür duymanın Insan üzerinde ki etkisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Şükretmenin İnsan Psikolojisi ve Sağlığı Üzerindeki Pozitif Etkileri

Şükür duymanın insan üzerindeki pozitif etkileri, günümüzde birçok uzman tarafından bilimsel olarak onaylanmıştır. Yapılan gözlemler, şükretme alışkanlığına sahip bireylerin çok daha şefkatli, iyimser ve mutlu olduklarını ortaya koymaktadır. Bu duygu durumu sadece zihinsel değil, aynı zamanda fiziksel sağlık üzerinde de doğrudan etkilidir.

Şükür duygusunun sağladığı temel avantajlar şunlardır:

  • Pozitif duygularda belirgin artış,
  • Bağışıklık sisteminin güçlenmesi,
  • Kan basıncının (tansiyonun) düşmesi.

Modern Toplumun Çıkmazı: Neden Şükretmekte Zorlanıyoruz?

Bazı insanlar için şükretmek sanıldığı kadar kolay olmayabilir. Sürekli daha fazlasına sahip olmayı hedefleyen modern toplum yapısında, bireylerin kendilerini eksik hissetmesi oldukça doğaldır. Zihnimiz; sahip olduğumuz imkanların yetersiz olduğu, daha iyi bir işe, daha yüksek bir maaşa veya daha lüks bir arabaya sahip olursak daha mutlu olacağımız yönündeki mesajlara maruz kalmaktadır.

Ancak bilimsel araştırmalar bu durumun tam tersini savunur. Para, statü ve ün gibi dışsal faktörlerin mutluluk getireceğine inanmak, aslında kişiyi mutsuzluğa sürükleyen bir süreçtir. Hedeflenen bu unsurlara ulaşıldığında dahi daha fazlasını isteme arzusu, bireyi kronik bir memnuniyetsizlik döngüsüne sokar.

Hedonik Adaptasyon Nedir?

Uzmanlar, ulaşılan yeni kazanımların bir süre sonra tatmin duygusunu yitirmesi sürecini hedonik adaptasyon olarak adlandırmaktadır. Bu kavram, bireyin elde ettiği hazlara alışarak sürekli daha yeni ve yüksek hazlar peşinde koşmasını ifade eder. Bu durum kişiyi, içinden çıkılması zor bir hedonik çarka hapseder.

KavramAçıklama
Hedonik AdaptasyonElde edilen başarı veya eşyaların zamanla mutluluk verme etkisini yitirmesi.
Hedonik ÇarkSürekli yeni hazlar peşinde koşulan, sonu gelmeyen memnuniyetsizlik döngüsü.

Şükür Duygusunu Geliştirmek İçin 3 Pratik Yöntem

İnsanları bu ikilemden kurtaracak en güçlü araç şükretmektir. Şükür disiplini kazanan bireyler, küçük şeylerle dahi tatmin olmayı başararak mutluluğun dış kaynaklara bağlı olmadığını kavrar. Eğer bu bakış açısına sahip değilseniz, aşağıdaki yöntemlerle şükür pratiği yapabilirsiniz:

  1. Güne Şükürle Başlayın: Sabah uyandığınızda şükredebileceğiniz 5 sebep üzerine düşünün. Örneğin; "Bu rahat yatakta uyandığım için şükür duyuyorum" demek, tüm gününüzün pozitif geçmesini sağlar.
  2. Şükür Günlüğü Tutun: Gün içerisinde şükür duyduğunuz olayları ve durumları not almak, psikoloji üzerinde kalıcı pozitif etkiler yaratır.
  3. Paylaşmanın Gücünden Faydalanın: Başkalarına bir şeyler vererek şükür duygunuzu artırın. Sizden daha kısıtlı imkanlara sahip insanları görmek, kendi durumunuza olan farkındalığınızı artırır.

Unutmayın ki başkalarını mutlu etmek bizi de mutlu eder; çünkü başkalarına verirken aslında kendimize de vermiş oluruz. Hayatta daima şükredecek bir şeyler vardır; bu farkındalıkla hayatınızın nasıl pozitife dönüştüğünü kısa sürede gözlemleyebilirsiniz.

Etiketler

PsikolojikTerapiHayata dairMutlulukPozitif düşünceRuhDuygudurumDuygularAnlamPozitiflikPozitif enerjiAnhedoniRuhsağlığı

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Esra Yavuz

Klinik Psikolog Esra Yavuz

Uzman Klinik Psikolog Esra Yavuz, Almanyanın Duisburg şehrinde doğmuştur. Türkçe, Almanca, İngilizce ve İspanyolca bilen Esra Yavuz, aynı zamanda işaret dili de bilmektedir. İlk, orta ve lise öğrenimini Almanya’da tamamlayan Yavuz, 2010 yılında Beykent Üniversitesi Psikoloji bölümünü kazanmıştır. Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Psikiyatri Servisinde ve Haliç Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde staj görevlerini yerine getirmiştir. Çapa Tıp Fakültesi Davranış Nörolojisi ve Hareket Bozuklukları biriminde gönüllü olarak, 1 yıl boyunca Uzm.Klnk.Psk. Ayfer Tumaç öncülüğünde çalışmalara katkı sağlamış ve Nöropsikolojik test uygulamalarını gözlemleyip sürece destek olmuştur. 2014 yılında “Beykent Üniversitesi’ndeÖğrenim Gören Genç Kızların Premenstrual Sendrom Düzeylerinin Belirlenmesi“ konusunda lisans tezini tamamladıktan sonra onur öğrencisi olarak mezuniyete hak kazanmıştır. Mezuniyetinin ardından, yaklaşık 2 yıl boyunca Altın Hayat Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde psikolog olarak özel eğitim ihtiyacı olan çocuklarla (mental retardasyon, öğrenme güçlüğu, down sendromu, otizm spektrum) sosyal beceri kazandırma ve öğrenmeye hazırlık alanlarında çalışmıştır. Eş zamanlı olarak ailelere psikoeğitim seansları ve aile danışmanlığı servisleri sunmuştur. Bu esnada mesleğine yönelik yerel ve ulusal gelişmeleri ve eğitimleri takip etmiş, farklı sertifikasyonlar almaya devam etmiş
konferanslara katılarak günümüz psikoloji çalışmalarına katkı sağlamıştır. 2016 yılında yüksek lisans eğitimini Birleşik Krallık, Wales’de (Galler), Swansea University Abnormal and Clinical Psychology tamamlamıştır. “The Influence of İllness Beliefs and Coping Beliefs on İndividual’s Coping Methods” (Hastalık İnançlarının ve Üstesinden Gelme İnançlarının Kişinin Baş etme Yöntemleri Üzerindeki Etkisi)” konusu üzerine olan bitirme tezini başarıyla savunarak 2017 yılında Uzman Klinik Psikolog unvanına sahip olmuştur. Yüksek lisans mezuniyetinin ardından, Türkiye’ye dönmüş ve Psikoterapi ve Psikoloji Uygulamaları Enstitüsü’nde danışan görmeye başlamıştır. Çeşitli anaokullarında rehberlik ve aile danışmanlığı hizmeti vermiştir. Bunun yanı sıra çocuklara psikolojik değerlendirme testleri uygulamıştır.
2019-2021 yılları arasında Maya Vakfı’nda Klinik Psikolog olarak ruh sağlığı ve psikososyal destek alanında saha çalışmaları yürütmüş; göç ve savaş mağduru çocuklara psikososyal destek vermiştir. Bu süreçte Uzman Sanat Terapisti Bihter
Yasemin Adalı ve Leyla Akca’dan süpervizyon desteği almıştır. Grup seansları, bireysel seanslar ve aile eğitimleri gerçekleştirmiştir. Covid 19 pandemisi süresince de çocuk ve ailelerle online olarak psikolojik destek çalışmalarını sürdürmüş, Ailelere, sosyal hizmet merkezi ve Sivil toplum kuruluşu çalışanlarına psikolojik sağlamlık ve toplumsal travma ile baş etme hakkında seminerler vermiştir. 2021 yılında Türkiyenin birçok bölgesinde gerçekleşen yangın felaketleri sonucunda
yangından etkilenen vatandaşlara psikolojik destek vermek üzere EMDR Travma iyileştirme derneği ile birlikte gönüllü olup Muğla, Fethiyede Saha çalışmaları yürütmüş ve ailelere destek vermiştir.
2022 -2024 yılları arasında Koç Üniversitesi (KURES) Rehberlik biriminde öğrencilere Psikolojik destek sağlamış ve önleyici çalışmalar kapsamında seminerler, grup oturumları ve atölye organizasyonları gerçekleştirmiştir. 2024 Mayıs itibari ile 'Deutsche Schule İstanbul' Alman Lisesinde Rehberlik biriminde Okul Psikoloğu olarak görev almaktadır.Burada Öğrencilere hem türkçe hem almanca Psikolojik destek ve danışmanlık sağlamaktadır.Ayrıca veli görüşmeleri ve önleyici çalışmalar gerçekleştirmektedir.

201

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.