Özşefkat

KENDİNE NASIL DAVRANIYORSUN?
İnsan çoğu zaman başkalarına karşı oldukça anlayışlıdır. Bir yakını zorlandığında onu dinler, hata yaptığında tolere eder, üzgün olduğunda yanında olmaya çalışır. Ancak konu kendisi olduğunda aynı yaklaşımı göstermek pek de kolay olmaz.
Kendi hatalarımız söz konusu olduğunda iç sesimiz sertleşir. “Nasıl yaparsın?”, “Yine beceremedin”, “Daha iyi olmalıydın” gibi cümleler zihnimizde dolaşır. Oysa bu cümleleri sevdiğimiz birine söylemek çoğu zaman aklımızdan bile geçmez.
İşte özşefkat tam olarak burada devreye girer. Özşefkat, kişinin kendine karşı daha anlayışlı, daha sabırlı ve daha yumuşak olabilmesidir. Bu, hataları görmezden gelmek ya da sorumluluktan kaçmak anlamına gelmez. Aksine, insan olmanın doğasını kabul etmektir.
Herkes hata yapar. Herkes zaman zaman yetersiz hisseder. Herkes zorlanır. Bunlar bir eksiklik değil, insan olmanın doğal parçalarıdır. Ancak kişi kendine karşı sürekli eleştirel bir tavır içindeyse, bu durum zamanla özgüveni zedeler, motivasyonu düşürür ve içsel bir yorgunluk yaratır.
Özşefkatli bir yaklaşım ise farklıdır. Kişi hata yaptığında kendine şunu söyleyebilir:
“Evet, bu istediğim gibi olmadı ama bu beni değersiz yapmaz.”
Bu bakış açısı, kişinin hem sorumluluk almasını hem de kendini yıpratmamasını sağlar.
Özşefkatin önemli bir boyutu da kendine nasıl konuştuğunu fark etmektir. İç ses çoğu zaman otomatik çalışır. Ancak biraz durup bu sesi dinlemek, büyük bir farkındalık yaratır.
Kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
“Ben kendime nasıl davranıyorum? Bu şekilde biri bana davransa ne hissederdim?”
Bu soru, kişinin kendine karşı tutumunu yeniden değerlendirmesine yardımcı olur.
Unutmayalım ki,
Kendine iyi davranmak bir lüks değil, bir ihtiyaçtır. İnsan kendine ne kadar anlayışla yaklaşırsa, hayatla kurduğu ilişki de o kadar dengeli olur.
Sağlıklı günler




