Doktorsitesi.com

Oyuncağını Kaybetmeyen Bebek, Onu Aramaz..

Uzm. Psk. Dan. Okan Tiring PhD(c)
Uzm. Psk. Dan. Okan Tiring PhD(c)
2 Eylül 2020200 görüntülenme
Randevu Al
Oyuncağını Kaybetmeyen Bebek, Onu Aramaz..
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kaybetme Psikolojisi ve Değer Algısı Üzerine Analiz

Kaybetmek, klinik uygulamalarda danışanlarla sıklıkla üzerinde durduğumuz, bireyin iç dünyasında derin yankıları olan bir konudur. Özellikle elindekini kaybetmek ve daha önce yeterince değer verilmeyen bir unsurun, yitirildiği anda aşırı bir değer kazanması durumu, üzerinde dikkatle durulması gereken bir fenomendir.

Kaybetme Korkusunun Çocukluktaki Kökenleri

Bu durumun kökenleri, bireyin erken çocukluk dönemindeki gelişim süreçlerinde yatmaktadır. Çocukluk evresinde anne ve babasına sağlıklı bir şekilde bağlı olmak yerine bağımlı olan bireylerin, yetişkinlik döneminde de bir şeylere aşırı bağlanma eğilimi göstermesi ve kaybetme korkusu yaşaması oldukça olağan bir durumdur.

Kuramsal Yaklaşımlar: Nesne İlişkileri ve Jung

Psikoloji literatüründe bu durum farklı perspektiflerle ele alınmaktadır. Nesne İlişkileri Kuramı çerçevesinde, bağlılığımızı bir nesneye yansıtıp onu kaybetmeyi reddedebiliyoruz. Diğer yandan, bu süreci Carl Gustav Jung’un değer kavramı üzerinden de açıklamak mümkündür. Kaybedilenin değerinin artması genel bir insani eğilim olsa da, bu durumun şiddeti bireyden bireye farklılık gösterir.

DurumEtki DüzeyiYaklaşım
Genel EğilimHafif / OrtaÖz Analiz ve Farkındalık
Bağımlı KişilikPatolojikProfesyonel Psikolojik Destek

Patolojik Boyut ve Psikolojik Destek Gerekliliği

Kaybetme sonrası yaşanan değer artışı, hemen hemen her bireyde görülse de bağımlı bireylerde bu durum patolojik bir boyuta ulaşabilmektedir. Eğer bu süreç hayat kalitenize zarar veriyor, anksiyete bozukluğuna yol açıyor ya da sizi depresif bir ruh haline sürüklüyorsa, durumun derinlemesine incelenmesi şarttır.

Psikolojik destek alınmadığı takdirde, bu durumun birey üzerinde yaratacağı zararlar tahmin edilemeyecek düzeylere ulaşabilir. Bu nedenle, profesyonel bir yardım almak kritik bir öneme sahiptir.

Kendi Kendinize Sormanız Gereken Sorular

Eğer yaşadığınız bu durum hayatınızı felç edecek seviyede değilse, konuya farklı bir pencereden bakarak aşağıdaki sorular üzerinde öz analiz yapmanızı öneririm:

  • Neden kaybetmeden önce ona gereken değeri vermedik?
  • Değerini anlamamız için mutlaka kaybetmemiz mi gerekiyordu?
  • Geçmişte neleri kaybettiniz de sonradan sizin için değerli hale geldi?
  • Kaybedilen unsur, benim için tam olarak neden değerli oluyor?

Bu soruları sakin bir zihinle ve kendinizi objektif bir şekilde analiz ederek düşünmeniz, içsel farkındalığınızı artıracaktır.

Etiketler

BebekOyuncakKaybetmekDeğerkaybetme duygusudeğer vermek için kaybetmemiz mi gerekir

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dan. Okan Tiring PhD(c)

Uzm. Psk. Dan. Okan Tiring PhD(c)

Doktorant Uzm. Psk. Dan. Okan Tiring, BERNİNİ PSİKOLOJİ’nin kurucusu olup Marmara Üniversitesi’nde DOKTORA yapmaktadır.
Çukurova Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü'nü üstün başarıyla tamamlamıştır. Yüksek lisansını ise Bahçeşehir Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü'nde tezli olarak yapmış ve “Yüksek Onur Derecesi” ile mezun olmuştur.
Marmara, Çukurova, Pamukkale, Bahçeşehir Üniversiteleri gibi 6 farklı üniversitede okumuş olup ve "Onur Öğrencisi" olarak mezun olmuştur.
Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi, EMDR ve Psikodinamik Psikoterapi yaklaşımları üzerine uzmanlaşmış olup; bu konularda ulusal ve uluslararası eğitimler vermekte ve bu alanlarda yıllardır çok yoğun şekilde danışan görmektedir.
2013-2015 yılları arasında 2 yıl boyunca klinik süpervizyon eğitimi almış olup profesyonel şekilde çalışmalarına devam etmiştir.
Yüksek Lisans eğitiminde, temel derslerin yanında: Grupla Psikolojik Danışma, Çocuklarla Psikolojik Danışma, Mindfulness, Transaksiyonel Analiz ve daha birçok dersi almış olup; lisans eğitiminde, temel derslerin yanında: Aile Danışması, Psikolojide Ölçme Araçları, Test Dışı Teknikler, Psikopatoloji, Sosyal Psikoloji ve daha birçok dersi başarıyla tamamlayarak; Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Yüksek Öğretim Kurumları (YÖK) tarafından bu konularda resmi uygulayıcı olarak uygulamalar yapmaya hak kazanmıştır.
Türk PDR derneğinden Oyun Terapistliği eğitimi almış olup, bu alanında dünyanın çeşitli bölgelerinde eğitimler vermiş ve organizasyonlara katılmıştır.
Almanya, Hollanda, Kosova ve Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde “10 Adleryan Psikoterapi Tekniği”, “Erik Homburger Erikson’un Psikososyal Gelişim Evreleri”, “Klinik İlk Görüşme Eğitimi”, “Sosyal Medyanın İnsan Psikolojisine Etkileri”, “İlk Görüşme Teknikleri Uygulayıcı Eğitimi”, “BDT’ye Genel Bakış ve BDT Tekniklerinin Kullanımı”, “Mükemmeliyetçilik Nedir?” , “Varoluşsal Psikoterapi” , "Aile İçi İletişim", "Kendini Tanıma", "Kendini Kabul", "Psikoloji'de Vaka Örnekleri" ve "Çocuklarla İletişim" gibi birçok eğitim vermiştir.
Dünyanın çeşitli bölgelerinde çalışmalar yapmış ve birçok seminer vermiştir. Hastaneler, okullar, adliyeler ve kliniklerde danışmalar yapmış; projelere başkanlık etmiştir.
Mükemmeliyetçilik, gelecek beklentisi, depresyon, stres, anksiyete, benlik saygısı, mindfulness, yaşam doyumu, motivasyon, ilişkiler, bilişsel esneklik, çift terapisi ve çalışan psikolojisi üzerine birçok makale yazmıştır.
Psikoloji alanında eğitimler vermeye, makaleler yazmaya ve çalışmalar yapmaya devam etmekte; danışmalarını yüz yüze ve dünyanın her bölgesine hizmet verebilmek amacıyla online olarak gerçekleştirmektedir
 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.