Doktorsitesi.com

Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir?

Uzm. Psk. Nehir Demir
Uzm. Psk. Nehir Demir
2 Şubat 2023439 görüntülenme
Randevu Al
Otizm spektrum bozukluğu, erken çocukluk zamanında semptomlarını gözler önüne seren nörogelişimsel türde bir problemdir. OSB gelişimsel bozukluklardan biridir; hayatın dönemlerinde farklı alanlarda farklı eksiklikleri gösterebilmektedir. Bu anlamda tanı ve değerlendirme sürecinde gelişimsel açıdan değerlendirmenin yapılması mühimdir.
Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) ve Erken Dönem Belirtileri

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) semptomları tüm yaş dönemlerinde benzerlik gösterse de, bu belirtilerin fark edilmesi ve bireyin yaşamı üzerindeki etkisi yaşa bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Ebeveynler, genellikle çocukları bir yaşına geldiğinde gelişimsel farklılıkları sezmeye başlarlar. Bu farklılıklar, özellikle çocuğun akranlarıyla bir arada olduğu sosyal ortamlarda daha belirgin hale gelmektedir.

Çocukların gelişim evrelerini dikkatle analiz etmek, erken müdahale şansını artırdığı için kritik öneme sahiptir. Tanı alan çocukların %75’inde belirtiler 1 yaşında başlarken, %25’inde ise 2 veya 3 yaşlarında ortaya çıkmaktadır. Çocuk yaş aldıkça, davranışsal bozukluklar daha dikkat çekici bir hal almaktadır.

OSB Erken Tanı Belirtileri Nelerdir?

Otizm spektrum bozukluğunda erken dönemde gözlemlenen temel atipik özellikler şunlardır:

  • Göz temasından kaçınma ve ismine tepki vermeme,
  • Sosyal tebessüm eksikliği ve taklit yeteneğinde sınırlılık,
  • Tekrarlayan hareketler (sallanma, dönme) ve davranışsal problemler,
  • Belirli bir objeye aşırı odaklanma ve dikkat eksikliği,
  • Basit el, kol ve baş hareketlerinin (bay bay yapma vb.) yokluğu,
  • Uyaranlara (yüksek ses, ışık, kalabalık) karşı abartılı tepkiler,
  • Sosyal iletişime kapalı olma ve ebeveynle etkileşim kurmama.

DSM-5 Tanı Ölçütlerine Göre Otizm Ağırlık Seviyeleri

Her çocuğun semptomları ve ihtiyaç duyduğu destek düzeyi birbirinden farklıdır. DSM-5 tanı ölçütleri, otizmi toplumsal iletişim ve kısıtlı/yineleyici davranışlar üzerinden üç ana düzeyde sınıflandırır:

DüzeyTanımTemel Özellikler
1. DüzeyDestek GerektirirSosyal etkileşimi başlatmada zorluk, tek yapı cümlelerle konuşma, arkadaşlık kurmada isteksizlik.
2. DüzeyÖnemli Ölçüde Destek GerektirirSözel ve sözel olmayan iletişimde ağır bozukluklar, kısıtlı ilgi alanları, değişikliklere karşı direnç.
3. DüzeyÇok Önemli Ölçüde Destek Gerektirirİletişime tamamen kapalı olma, aşırı yineleyici davranışlar, odak değiştirmede büyük güçlük.

Otizm Spektrum Bozukluğu ve Aile Dinamiği

Aile; sevgi, eğitim ve sosyalleşme gibi temel ihtiyaçların karşılandığı toplumun en küçük yapı taşıdır. Ailede OSB tanılı bir çocuğun bulunması, ebeveynlerin hem bireysel hem de anne-babalık rollerini derinden etkiler. Tanı sonrası süreçte ebeveynler, çocuklarına nasıl bir gelecek inşa edecekleri konusunda yoğun kaygı ve korku yaşayabilirler.

Ebeveyn Tepkilerini Niteleyen Dört Temel Model

Araştırmalar, ebeveynlerin bu süreçteki psikolojik durumlarını dört modelle açıklar:

  1. Aşama Modeli: Ebeveynlerin hayal kırıklığı, yas ve suçluluk gibi evrelerden geçerek sonunda tanıyı kabullendiği süreçtir.
  2. Sürekli Üzüntü Modeli: Sosyal tutumların etkisiyle ebeveynlerin bitmek bilmeyen bir kaygı ve üzüntü içerisinde olmasıdır.
  3. Bireysel Yapılanma Modeli: Ebeveynlerin mantık çerçevesinde hareket ederek, toplumsal değerlere göre yeni bir yaşam sistemi inşa etmesidir.
  4. Çaresizlik ve Güçsüzlük Modeli: Sosyal çevrenin negatif bakış açısı nedeniyle ebeveynlerin kendilerini yetersiz ve umutsuz hissetmesidir.

Ebeveynlerin Psikolojik Sağlığı ve Duygu Regülasyonu

OSB'li çocukların ebeveynlerinde, çocuklarının davranışsal sorunlarının düzeyine bağlı olarak stres ve sosyal izolasyon riski artmaktadır. Ebeveynlerin sadece çocuk odaklı bir bakım süreci benimseyip kendilerini ihmal etmeleri; depresyon, kaygı ve duygu düzenleme güçlüğü gibi psikolojik sorunlara yol açabilmektedir.

Otizmin kesin bir tedavisinin olmaması ve nedeninin tam bilinmemesi, ailelerdeki özgüven kaybını tetikleyebilir. Ancak hem ebeveynlerin kendi yaşam kaliteleri hem de çocuklarına daha faydalı olabilmeleri için duygu regülasyonu (duygu dengeleme) hayati bir olgudur. Sağlıklı bir aile dinamiği için ebeveynlerin bu zorlu süreçte psikolojik destek almaları ve toplumsal ön yargılarla baş etme becerisi geliştirmeleri gerekmektedir.

Etiketler

Otizm spektrum bozukluğu nedirOtizm spektrumuotizmotizm spektrum bozukluğu ve aile

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Nehir Demir

Uzm. Psk. Nehir Demir

Psikolog Nehir Demir, İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji (İngilizce) bölümünden yüksek onur başarı belgesi olarak mezun olmuştur. Lisans eğitimi süresince kliniklerde, anaokullarında, huzurevlerinde gönüllü stajyer psikolog olarak çalışmalarda bulunmuştur. Ek olarak lisans eğitimi döneminde Koç Üniversitesi Çocuk-Aile laboratuvarında Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk hocanın ekibinde yer almıştır. Beraberinde Prof. Dr. Doruk Uysal Irak öncülüğünde akademik ve bilimsel makale çalışmalarında bulunmuştur. Lisans eğitiminin bitiminde Yıldız Teknik Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık yüksek lisansını bitirmiş, ardından Gelişim Üniversitesi Bağımlılık Psikolojisi yüksek lisansını başlamıştır. 
Eğitimini tamamladıktan sonra Gün Psikoloji Danışmanlık merkezinde danışan görmüştür. Ardından Algı Aba Özel Eğitim merkezinde Otizm Spektrum bozukluğu tanılı çocuklar ile bireysel Aba terapi süreci gerçekleştirmiştir. Şu an ise özel bir okulda psikolojik danışmanlık yapmaya devam etmektedir. Beraberinde bireysel, yetişkin ve çocuk-ergen terapisi vermektedir.      
Aldığı Eğitimler
Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi
Oyun terapisi Eğitimi
Dinamik psikoterapi Eğitimi
Çocuk Değerlendirme ve Dikkat Testleri 
Eğitimi
Uygulamalı Davranış Terapisi- Aba terapi eğitimi
Minnesota Multiphasic Personality Inventory – (MMPI) Uygulayıcı Eğitimi 
Bağımlılık Psikolojisi Eğitimi
Moxo Dikkat Testi Eğitimi

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.