Okula giden çocuğunuz besleniyor mu?
Okula giden çocuğunuz besleniyor mu?

Doğumunu daha dün gibi hatırladığımız çocuklarımız hızla büyüyerek okula başladı ve yeni eğitim öğretim yılı ile birlikte öğretmenlerine ve arkadaşlarına kavuştu. Anne ve baba olarak bizlerin en büyük arzusu, çocuklarımızın sağlıklı ve mutlu olması ile birlikte iyi bir eğitim alarak meslek sahibi olmalarıdır. Okul başarısında sadece okul ve öğretmenlerin rolü olmayıp, en önemli etkenlerden birinin beslenme olduğu artık kesin olarak kabul edilmektedir.

Beslenme, yaşamın her döneminde olduğu gibi özellikle büyüme ve gelişmenin çok hızlı olduğu okul çağı çocukları için büyük önem taşımaktadır. Temelde yeterli ve dengeli beslenen çocukların beklenen büyüme ve gelişmeyi sağladıkları görülmektedir. Tersi durumunda ise çocukluktan itibaren büyüme ve gelişmeleri geri kalarak ileri dönemde daha kısa, zayıf, güçsüz ve motor becerisi az olan yetişkinler olarak karşımıza çıkmaktadırlar.

Okul çağı çocuklarının yetersiz, dengesiz ve aşırı beslenmesi birçok sağlık problemine neden olmaktadır. Bu yaş grubunda en sık görülen beslenme problemleri; obezite, demir yetersizliği anemisi, diş çürükleri ve zayıflıktır.

Ülkemizde yapılan büyük kapsamlı çalışmalara göre; ortalama her 4 çocuktan biri şişmanlık her 10 çocuktan biri ise sağlık açısından riskli olacak kadar zayıflık problemi yaşamaktadır. Çocuklarda özellikle obezite probleminin ileri dönemde kalp hastalıkları, diyabet, yüksek tansiyon ve bazı kanserlere zemin hazırladığı da unutulmamalıdır.

Okul çağı çocukları için çok önemli olan ve muhakkak yerleştirilmesi gereken alışkanlıklara bir bakalım.

*Her gün düzenli kahvaltı yapılmalıdır. Tüm gece açlık sonrası sabah saatleri, kan şekerinin en düşük olduğu zaman dilimidir. Beyin çalışması için sadece kan şekerinin kullanıldığı düşünülürse sabah kalktıktan kısa süre sonra hemen kahvaltı yapılmalıdır. Kahvaltı yapmayan çocukların dikkatlerinin daha dağınık, konsantrasyonlarının ve anlama kapasitelerinin daha düşük olduğu bilinmektedir. Unutmayın kahvaltısız bir okul başarısından söz edilemez.

*Her gün 4 besin grubundan yeterince tüketilmelidir. Besinler benzer içeriklerine göre gruplanmıştır. Birinci grup süt, yoğurt, ayran gibi kalsiyumdan zengin yiyecekler, ikinci grup et, yumurta, kurubaklagiller gibi proteinden zengin yiyecekler, üçüncü grup vitamin ve minerallerden zengin sebze ve meyveler, dördüncü grup ise karbonhidratlardan zengin ekmek, pilav, makarna, erişte, bulgur gibi tahıllardır. Farklı yaş gruplarında her besin grubundan alınması gereken porsiyon miktarları değişiklik gösterse de her gün tüm besin grubuplarından alınması sağlanmalı ve hatta öğünlerde mümkün olduğu kadar fazla besin grubundan yiyecek veya içecek bulundurulmasına çalışılmalıdır. Beslenme çantası hazırlarken bu konuya çok dikkat edilmelidir.

* Her gün 3-4 porsiyon kalsiyumdan zengin yiyecek ve içecekler tüketilmelidir. Okul çağı, kemiklerin uzadığı ve kemik yoğunluğun artığı bir dönemdir. Bu dönemde kalsiyumdan zengin beslenme boy uzamasını direkt etkilemektedir. Kalsiyumun temel kaynakları; süt, yoğurt, ayran, peynir gibi süt ve süt ürünleridir.

* Demir yönünden zengin et, yumurta gibi yiyecekler tüketilmelidir. Demir mineralinin vücutta yetersiz olması yani demir eksikliği anemisi, çocuklarda algılamada gerilik ve dikkat dağınıklığına neden olmaktadır. Uzun süreli bu eksikliğin sürmesi; halsizlik, yorgunluk, sık hastalanma ve iştahsızlık gibi problemlere de neden olarak hem genel sağlığı hem de okul başarısını olumsuz etkilemektedir. Demir minerali ve aminoasitlerden çok zengin olan yumurta, okul çağı çocuklarının kahvaltısında her gün bulunmalıdır.

* Besin değeri olmayan atıştırmalıklardan kaçınılmalıdır. Çocuklar okulda, aileden ayrı olarak beslenme ile ilgili ilk kez kendi kararlarını almaya başlarlar. Gerek okul kantinleri gerekse çevrede satılan yiyecek ve içeceklerin keşfi, bu yaş grubu çocuklarını kalori değeri yüksek ancak besleyici değeri olmayan yiyeceklere yöneltir. Bu nedenle çocuklarımıza öğün aralarında atıştırmalık sağlıklı yiyecekler önerebilmeliyiz. Taze ve kuru meyveler, havuç, salatalık gibi sebzeler, kuruyemişler, süt, yoğurt, ayran, sandviç, tost gibi yiyecek ve içecekler, sütlü tatlı ve dondurma gibi tatlılar, sağlıklı atıştırmalıklar olarak dikkati çekmektedir. Tüm sözü edilen bu yiyecek ve içecekler, çocuklar için enerji dışında büyüme ve gelişmeyi destekleyici önemli besin öğelerini de içermektedir.

* Sıvı tüketimi artırılmalıdır. Çocuk ve gençlerin vücudunun % 50’den fazlası sudur. Özellikle okul çağı çocuklarının okul zamanları boyunca sıvı tüketimini ihmal ettikleri görülmektedir. Yetersiz sıvı tüketimi nedeni ile algılamada düşüklük, konsantrasyon eksikliği ve yorgunluk gibi problemlerin gelişebileceği unutulmamalıdır.

* İyot normal büyüme ve gelişme için elzem olan bir mineraldir. Çocuklarda iyot eksikliğinin öğrenme zorluğuna ve dolayısı ile okul başarısındaki düşüklüğe neden olduğu birçok çalışmada ortaya konmuştur. Türkiye’de iyot yetersizliği sonucu karşılaşılan problemlerin büyüklüğü sonucu tuzların iyotlanması kanunen zorunlu hale getirilmiştir. Ancak halen kaya tuzu gibi iyot içermeyen tuzların kullanımı da görülmektedir. İyotlu tuz kullanmamanın zeka gelişimini 10-13 puan azaltabildiği unutulmamalıdır.

* Çocukların yeterli D vitamini almaları sağlanmalıdır. D vitaminin temel kaynağı güneştir. Başta yağlı balıklar olmak üzere yiyeceklerde az miktarda bulunmaktadır. Normal büyüme ve gelişme için D vitaminin kalsiyumla birlikte görev yaptığı unutulmamalıdır. Her gün çocuklarımızın 10-15 dakika güneş ışınından faydalanması sağlanmalıdır.

Okul çağı, çocukların yaşamları boyunca sürdürecekleri doğru alışkanlıkların kazanıldığı önemli bir dönemdir. Anne ve babalar öncelikle çocuklarına beslenme konusunda iyi örnek olmaları gerektiğini unutmamalıdır.


Yurt Dışı Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!