Zayıflama programınızı sabote eden  10  yanlış
Zayıflama programınızı sabote eden 10 yanlış

Hepimiz hayatımızın bir döneminde diyet yapmaya teşebbüs etmişizdir.Hele yaz yaklaştıkça ve ince kıyafetler dolapta yerini alıp da , çıkan göbekleri kamufle edecek bir şey kalmayınca o zaman gelir akıllara diyet yapıp fitleşmek. Bazılarımız bu süreci başarı ile tamamlayıp etraftaki tüm dikkati üzerlerine çekmeyi başarırken bazılarımızın ise süreci kabusa döner. Aslında zayıflama programınızı kendi kendinize sabote ettiğinizin farkında mısınız?

Zayıflamanızı daha kolay hale getirebilmek için;

1.İlk aşama; mutlaka diyetisyene başvurun. İstikrarlı ve seri bir şekilde zayıflamak istiyorsanız bir program takip etmelisiniz. Bu süreçte ne yiyeceğiniz ve ne kadar yiyeceğiniz net olmalı. ‘Öğün saatim gelince ne bulursam yerim ama az yerim. ’ derseniz daha baştan kaybettiniz demektir. Diyetisyeniniz ile beraber hazırlayacağınız programa göre öğünlerinizi planlamalı , sofraya oturmadan önce hangi besinden ne kadar yiyeceğinize önceden karar vermelisin.

2.Sıra mutfak alışverişinde. Bilimsel olarak kanıtlanan bir şey var ki; aç karnına yaptığınız alışverişte sepetinizin ne kadar kalorili yiyeceklerle dolu olacağıdır. Yemekten sonra kalemi kağıdı elinize alın , bir alışveriş listesi oluşturun ve alışverişlerinizde bu listeye riayet etmeye özen gösterin. Yoldan çıkmanıza sebep verecek reyonların en uzağından geçmeye çalışın.

3.Kalorisiz hiçbir yiyecek yoktur. Meyveyi bile ihtiyacınızdan fazla yiyorsanız yağlanmaya yol açar. Ancak bir çok kişinin temel sorunu farkında olmadan yemektir. ‘Ara saatim, kuru kayısı yiyeceğim.’ diye başladığınız ara öğünün sonunda bir paket kuru kayısı bitmiş olabilir. Size önerilen miktarı ayırıp geri kalanını sonraki öğünlerde tüketmek üzere ortadan kaldırın. Aynı ilke yemek sofrasında da geçerli.Yemeyi planladığınız kadar tabağınıza alın.Ortadan atıştırarak ne kadar yediğinizi tespit edemezsiniz.

4. İki tür açlık vardır. Birincisi fizyolojik açlık yani karın açlığı. Eğer size önerilen gibi zamanında ve size önerilen kadar yiyorsanız fizyolojik açlıkla ilgili pek sorun olmayacaktır. Ancak en zoru psikolojik açlık. Gözünüzü de doyurmak ve yediğiniz miktardan tatmin olmak çok daha önemli. Kocaman bir tabakta yumruk kadar bir et çok sinir bozucu durur . Halbuki küçük bir tabakta yanında bolca sebze garnitür olan bir et tabağı büyük bir porsiyon yiyormuşçasına sizi mutlu edecektir. Tabaklarınızı ve bardaklarınızı küçültün.

5.Yemeğiniz bitince sofrayı terk edin. Sofrada uzun seremonilerle yenen bir yemek diyete olan tahammülünüzü azaltır. Muhabbet kısmını yemek sofrası dışında çayınızı yudumlarken yapabilirsiniz.

6.Yemeklerinizi yavaş ve çok çiğneyerek yemeye özen gösterin. Belki değiştirilmesi en zor alışkanlıklardan biri budur ancak bir süre kurallara uyup aynı davranışı devam ettirdiğiniz sürece alışkanlık haline gelecektir.Tokluk sinyallerinin beyne ulaşması için gerekli süre 20 dakika kadardır. Bu sürede ne kadar hızlı yerseniz mideyi o kadar gereksiz doldurmuş olursunuz.

7.En büyük kaçamaklar genelde sofrayı hazırlarken yada sofrayı toparlarken yaptığımız atıştırmalardır. İsterseniz her seferinde kağıda ekstra neler atıştırdığınız yazın. Önünüze çıkacak rakamın inanamayacağınız boyutlarda olduğunu göreceksiniz.Böyle bir huyunuz varsa bunu kesmek bile size kilo verdirir.

8. Çok sevdiğiniz ama kalorisi yüksek yiyeceklerin hemen ulaşabileceğiniz noktalarda olmamasına çalışın. Asla dayanamayacağınız bir kalıp İsviçre çikolatası çalışma masasının çekmecesinde dururken ya da mutfak rafları abur cuburlarla dolu iken bu programı sürdüremeyeceğiniz gün gibi açık. Sizden ne kadar uzak dururlarsa iradenize yenik düşme şansınız o kadar az olacaktır.

9. Diyet yapamamanızın temel nedeni açlık değil, kalorili yiyeceklere olan tutkunuz ve bağlılığınız ise ve her mutsuzluk ya da aşırı mutluluğunuzda çok sevdiğiniz şekerlemelere, çikolatalara sarılıyorsanız bunun adı psikolojik yemektir.Lütfen tüm sorunlarınıza bir beslenme uzmanının derman olamayacağını bilin.Stres yönetimini öğrenmek üzere yeme davranışı bozukluğu üzerinde uzmanlaşmış bir psikologdan yardım alın.

10.Bayanlarda adet dönemi, sınava hazırlanma dönemi yada iş yoğunluğumuzun , stresimizin arttığı dönemlerde özellikle karbonhidratlı yiyeceklere karşı olan eğilimimiz artabilir. Bu dönemlerde çevrenizde salatalık, iceberg, minik elma dilimleri gibi kalorisi düşük atıştırmalıklar da bulundurun.


Ankara Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!