ODAKLANMA YÖNTEMİYLE DUYGULARIMIZA ULAŞMA VE DUYGU DÜZENLEME

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Duygusal Farkındalık: Sağlığın Görünmeyen Sinyalleri
Duygularımız; fiziksel, sosyal, kişisel ve ruh sağlığımızın en temel göstergeleridir. Genel sağlığımızda bir aksaklık veya yolunda gitmeyen bir durum oluştuğunda, duygularımız birer uyarı sinyali göndererek bizi ikaz eder. Bu uyarıları doğru okumayı ve anlamlandırmayı başardığımızda, hangi adımları atmamız gerektiğini de kavrarız. Kendi başımıza çözüm üretemediğimiz durumlarda ise profesyonel bir destek almak, bu işaretlerin gerçek anlamını bulmasını sağlar.
Bir bireyin duygusal farkındalık düzeyi, onun genel sağlık durumuyla doğrudan ilişkilidir. Kişi hislerini ne kadar iyi tanımlar ve onlara gerekli bakımı sağlarsa, o derece sağlıklı bir yaşam sürer. Aksine, duygularından kopuk ve onlara yabancılaşmış bireyler; fiziksel, sosyal ve ruhsal alanlarda çeşitli sıkıntılarla karşılaşma riski taşırlar.
Stefanie Stahl ve Odaklanma (Focusing) Yöntemi
Psikoterapist Stefanie Stahl, "Bağlanma Korkusu" adlı eserinde duygulara ulaşmanın ve onları düzenlemenin yollarını ele alır. Stahl'ın "Odaklanma-Duygularınıza Ulaşmanın Yolu" başlığı altında sunduğu 6 aşamalı yöntem, içsel dünyanızla yeniden bağ kurmanıza yardımcı olur. İşte bu yöntemin uygulama basamakları:
1. Yer Açmak
Sürece başlamak için öncelikle vücudunuzu tamamen gevşetin ve sakinleşmeye odaklanın. Tüm dikkatinizi iç dünyanıza yönlendirerek nefes alışverişinizi gözlemleyin. Nefesinizin derinliğini ve vücudunuzda herhangi bir noktada tıkanıp tıkanmadığını, hiçbir yargıda bulunmadan sadece algılamaya çalışın.
2. Duyulan His (Felt Sense)
İçsel boyutunuzu daha iyi hissedebilmek için kendinizi huzurlu hissettiğiniz bir mekan hayal edin ve bu hayalin vücudunuzda yarattığı etkiyi inceleyin. Ardından, tam tersi şekilde bulunmak istemediğiniz bir ortamı düşleyin. Bu iki farklı senaryo arasındaki içsel değişimleri ve his farklarını duyumsamanız, duygularınıza giden yolu açacaktır.
3. Duyulan Hissi Tanımlamak (Ele Alma)
Hissettiğiniz duygunun özelliklerini en iyi yansıtan ifadeyi bulun. Bu bir kelime, bir cümle veya bir imge olabilir. Eugene Gendlin’in "ele alma" olarak adlandırdığı bu aşamada, doğru ifadeyi mantıksal olarak aramayın; o an içinizden doğal olarak gelen tanımı tercih edin.
4. Tanımlama ile Duyulan Hissin Karşılaştırılması
Bulduğunuz tanımı (kelime veya görüntü), o anki hissinizle kıyaslayın. Bu noktada duyguyu yeniden hissetmek kritik bir öneme sahiptir. Bazen doğru tanım bulunduğunda duygu hafifleyebilir veya kaybolabilir. Kendinize bu tanımın hissettiğiniz şeyle tam olarak örtüşüp örtüşmediğini sorun.
5. Duyulan Hisse Soru Sormak
Tanımlama aşamasından sonra, sorununuzun kaynağına inmek için hislerinize doğrudan sorular yöneltin. Örneğin; "Bu problemde beni bu kadar derinden etkileyen şey nedir?" gibi sorularla, bulduğunuz tanımlayıcı ifadeleri kullanarak doğrudan hissin kendisine sorular sorun.
6. Yanıtları Kabullenmek ve Korumak
İçinizdeki his size hangi yanıtı verirse versin, onu olduğu gibi kabullenin. Gelen mesajlara inanmak veya onları hemen uygulamak zorunda değilsiniz; önemli olan bu yanıtları birer rehber mesaj olarak kabul etmektir. Unutmayın ki bu süreçte son söz henüz söylenmiş değildir.
| Aşama No | Aşama Adı | Temel Odak Noktası |
|---|---|---|
| 1 | Yer Açmak | Gevşeme ve Nefes Gözlemi |
| 2 | Duyulan His | İçsel Değişimleri Fark Etme |
| 3 | Ele Alma | Uygun Tanımı Bulma |
| 4 | Karşılaştırma | Tanım ve His Uyumu |
| 5 | Soru Sormak | Derinlemesine Sorgulama |
| 6 | Kabullenmek | Mesajı Yargısız Kabul Etme |
Kaynak: Stahl, Stefanie (2014). Bağlanma Korkusu. Kuraldışı Yayıncılık: İstanbul


