Doktorsitesi.com

obezitenin cerrahi tedavisi

Prof. Dr. Alp Gürkan
Prof. Dr. Alp Gürkan
19 Şubat 2018154 görüntülenme
Randevu Al
obezitenin cerrahi tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite ile Mücadele: Yaşam Tarzı Değişikliği ve Korunma Yolları

Obezitenin temel tedavisi, henüz oluşmadan önlenmesidir. Bu süreçte yaşam stilini değiştirmek, hazır gıdalardan ve abur cuburdan uzak durarak sağlıklı bir diyet programı benimsemek kritik öneme sahiptir. Sedanter (hareketsiz) yaşamdan kurtulmak ve düzenli egzersiz yapmak, hem obeziteden korunmak hem de belirli bir Vücut Kitle İndeksi (VKİ) sınırına ulaşmadan sağlıklı zayıflamak için gereklidir.

Obezite ile mücadele özellikle çocukluk çağında başlamalıdır. Belirli bir kilo eşiği aşıldığında kilo vermek zorlaşmakta ve verilen kilolar genellikle muhafaza edilememektedir. Fazla kilolar 20-30 kiloyu aştığında egzersiz yapmak güçleşirken, sadece diyetle zayıflamak neredeyse imkansız hale gelir. Özellikle midenin üst kısmından salgılanan ve obeziteden sorumlu tutulan Ghrelin hormonu yüksek olan kişilerde, kilo kaybını korumak oldukça güçtür. İskandinav ülkelerinde yapılan çalışmalar, düzenli diyet ve egzersiz yapan 100 hastadan sadece 4'ünün bir yıl sonunda kilosunu koruyabildiğini göstermektedir.

Bariyatrik Cerrahi Nedir ve Kimlere Uygulanır?

Sağlıklı yöntemlerle zayıflayamayan veya verdiği kiloları koruyamayan bireyler, obezitenin ölümcül komplikasyonlarından kurtulmak için bariyatrik cerrahi (obezite cerrahisi) yöntemlerine başvurmaktadır. 1991 yılında National Institutes of Health (NIH) tarafından belirlenen kriterlere göre şu kişiler cerrahiye adaydır:

  1. Vücut Kitle İndeksi 40 kg/m² üzerinde olan obez bireyler.
  2. Vücut Kitle İndeksi 35 kg/m² üzerinde olup; şeker hastalığı, hipertansiyon, uyku apnesi, kalp hastalığı veya polikistik over sendromu gibi yandaş hastalığı bulunanlar.

Bariyatrik cerrahi operasyonları temel olarak iki mekanizma ile çalışır:

  • Kısıtlayıcı mekanizmalar (Gıda alımını azaltan)
  • Emilim bozukluğu yaratan mekanizmalar (Besin emilimini kısıtlayan)

Morbid Obezitenin Sağlık Üzerindeki Riskleri

Morbid obezite, sosyal ve ruhsal sorunların ötesinde yaşam süresini kısaltan ve ölüme yol açabilen ciddi bir hastalıktır. Şişmanlık; şeker hastalığı, hipertansiyon ve kan yağlarında artışa neden olarak koroner kalp hastalığı ve felç riskini artırır. Morbid obez bireyler, obez olmayanlara göre ortalama 10-15 yıl daha az yaşamaktadır. Bu nedenle bariyatrik cerrahi, estetik bir kaygıdan ziyade hayat kurtarıcı bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilmelidir.

Ameliyatın Uygun Olmadığı Durumlar

Bazı durumlarda obezite cerrahisi riskli veya uygunsuz kabul edilir:

  • Anestezi alması hayati risk taşıyan yandaş hastalığı olanlar
  • VKİ değeri 35'in altında olanlar
  • Zihinsel veya tedavi gerektiren psikiyatrik sorunları olanlar
  • İlaç, alkol veya madde bağımlılığı bulunanlar
  • Tümüyle hareketsiz (immobil) hastalar

Popüler Obezite Cerrahisi Yöntemleri

1. Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide)

Türkiye'de en sık uygulanan yöntemdir. Sindirim sisteminin doğal yolunu bozmaması en büyük avantajıdır. Pilor valvi korunduğu için dumping sendromu görülmez.

  • Avantajları: Daha uzun süre tokluk hissi, düşük metabolik sorun riski ve tekrar kilo alımında revizyon ameliyatlarına uygunluk.
  • Dezavantajları: Uzun dönem sonuçlarının henüz tam bilinmemesi ve sızıntı riski.

2. Gastrik Band (Mide Kelepçesi)

Teknik olarak basit ve geri dönüştürülebilir bir yöntemdir ancak günümüzde popülerliğini yitirmiştir. Hastaların yaklaşık yarısında bandın kayması veya mide duvarını zedelemesi gibi komplikasyonlar nedeniyle çıkarılması gerekebilir.

3. Roux-en-Y Gastrik Bypass

Hem kısıtlayıcı hem de emilim bozucu mekanizmayı bir arada kullanır. Diyabet gibi metabolik sorunların düzelmesinde oldukça etkilidir. Ancak vitamin ve protein eksikliği riski tüp mideye göre daha yüksektir.

4. Mini Gastrik Bypass

Klasik bypass yöntemine göre daha kısa sürede uygulanır. Diyabet tedavisinde etkilidir ancak en önemli dezavantajı uzun vadede kanser riski oluşturabilecek safra reflüsü ihtimalidir.

5. Duodenal Switch Ameliyatı

Şeker hastalığı kontrolünde ve kalıcı kilo veriminde en başarılı yöntemdir. Ancak ciddi emilim bozukluklarına yol açtığı için hastaların ömür boyu protein ve vitamin desteği alması ve düzenli doktor kontrolünde olması zorunludur.

Operasyon Sonrası Beklenen İyileşme Tablosu

Başarılı bir bariyatrik cerrahi operasyonu sonrasında hastaların sağlık durumundaki iyileşmeler şu şekildedir:

Durumİyileşme Oranı / Etkisi
HipertansiyonHastaların %70-80'inde ilaçlar tamamen kesilebilir.
Kolesterol%80 oranında normale döner.
Tip II Diyabetİlaçlar azaltılır veya tamamen bırakılır.
Solunum ProblemleriAstım ve uyku apnesi büyük oranda geçer.
Kalp SağlığıKalp hastalığı riski önemli ölçüde düşer.

Önemli Not: Cerrahi müdahale sonrası başarının kalıcı olması için yaşam stili değişikliği, diyet ve egzersiz disiplini mutlaka sürdürülmelidir.

Etiketler

Obezite tedavisiObezite ameliyatıObezite tedavi yöntemleriObezitenin zararlarıObeziteden kurtulmakObezite ameliyatı sonrasıObezite cerrahisi riskleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Alp Gürkan

Prof. Dr. Alp Gürkan

Prof. Dr. Alp GÜRKAN, 1981 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Ege Universitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda yapmış ve 1989 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.