Doktorsitesi.com

Obezite tedavisi bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektir

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli
Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli
12 Mart 2015254 görüntülenme
Randevu Al
  • Obezite, diyabetten kalp hastalıklarına kadar pek çok kronik rahatsızlığın temel kaynağı olup erken evrede tedavi edilmesi bu risklerin ortadan kaldırılmasını sağlar.
  • Tedavi süreci beslenme, egzersiz ve davranış değişikliğini kapsayan multidisipliner bir yaklaşım gerektirirken, cerrahi dışı yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda bariatrik cerrahi hayati bir seçenek haline gelir.
  • Günümüzde popüler olan tüp mide ameliyatı gibi laparoskopik yöntemler iyileşme sürecini hızlandırır; ancak kalıcı başarı için cerrahi sonrası diyetisyen desteği ve yaşam tarzı değişikliği zorunludur.
Obezite tedavisi bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektir
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite Tedavisinde Erken Müdahalenin Önemi ve Sağlık Riskleri

Obezite, dünya genelinde hormonal, metabolik ve davranışsal değişimlerle karakterize edilen, ciddi bir sağlık problemidir. Obezitenin en erken evresinde uygulanan etkin ve kalıcı tedavi, mevcut veya oluşabilecek tüm risklerin tamamen ortadan kaldırılmasını sağlar. Bu hastalık, vücut sistemleri üzerinde yarattığı baskı nedeniyle birçok kronik rahatsızlığın temel kaynağı olarak kabul edilir.

Obezitenin doğrudan yol açtığı başlıca önemli hastalıklar şunlardır:

  • Tip 2 Diyabet (Şeker Hastalığı) ve Hipertansiyon
  • Kalp hastalıkları, kalp krizi ve inme
  • Damar tıkanıklıkları ve kötü kolesterolde artış
  • Osteoporoz (Kemik erimesi), eklem hastalıkları ve kireçlenmeler
  • Uyku-apne sendromu (Uykuda nefesin durması)
  • Astım ve çeşitli kanser türleri

Obezite Tedavisinde Temel Amaçlar ve Süreç Yönetimi

Obezite tedavisi; bireyin kararlılığını ve sürece etkin katılımını gerektiren, uzun vadeli ve süreklilik arz eden zorunlu bir süreçtir. Tedavinin temel amacı, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedefleyerek morbidite ve mortalite risklerini azaltmaktır. Bu süreçte bireye dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmek önceliklidir.

Sağlık sorunlarının önlenmesinde zamanlama kritik bir rol oynar. Vücut ağırlığının ilk 6 aylık dönemde azalmaya başlaması ve 12. ayda ideal kiloya ulaşılması, obezite kaynaklı komplikasyonların minimize edilmesini sağlar. Tedavi başarısı, hastanın yaşam tarzı değişikliklerini ne kadar benimsediğiyle doğrudan ilişkilidir.

Multidisipliner Tedavi Yöntemleri: Diyetten Cerrahiye

Obezite ile mücadelede cerrahi dışı yöntemler tedavinin ilk basamağını oluşturur. Bu kapsamda uygulanan temel unsurlar şunlardır:

  1. Tıbbi Beslenme (Diyet) Tedavisi
  2. Egzersiz Tedavisi
  3. Davranış Değişikliği Tedavisi (Uyaran kontrolü ve sosyal destek)

Sağlıklı beslenme programı ve düzenli egzersize rağmen yeterli zayıflamanın sağlanamadığı durumlarda cerrahi tedaviler gündeme gelir. Cerrahi müdahale, doğru hastaya doğru yöntemle uygulandığında en başarılı sonuçları veren seçeneklerden biridir.

Bariatrik Cerrahi ve Laparoskopik Yöntemlerin Avantajları

Aşırı kilolu hastalara uygulanan cerrahi müdahalelere obezite cerrahisi veya teknik adıyla Bariatrik Cerrahi denir. Ameliyatsız yöntemlerin başarısız olduğu durumlarda bu cerrahi işlemler hayati bir seçenek haline gelir. 1960’lardan beri uygulanan bu yöntemler, son 15 yılda laparoskopik cerrahi (kapalı yöntem) sayesinde daha güvenli ve konforlu hale gelmiştir.

ÖzellikLaparoskopik CerrahiGeleneksel Açık Cerrahi
KonforYüksekDüşük
İyileşme SüreciHızlıYavaş
Sağlık Problemi RiskiDaha az perioperatif riskDaha yüksek postoperatif risk
YaygınlıkGünümüzde standartGiderek azalmaktadır

Güncel Bir Yöntem: Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide)

Günümüzde en popüler yöntem olan Sleeve Gastrektomi, kısıtlayıcı (restriktif) bariatrik ameliyatlar grubunda yer alır. Bu işlemde mide, yaklaşık 200 cc hacminde tüp şeklinde bir forma getirilir. Bu sayede hastanın alabileceği gıda miktarı fiziksel olarak sınırlandırılır.

Sleeve Gastrektomi yönteminin öne çıkan özellikleri şunlardır:

  • Besin emiliminde bir problem yaşanmaz, bu nedenle rutin vitamin ve mineral takviyesi gereksinimi düşüktür.
  • Demir ve kalsiyum eksikliklerinin görülme riski diğer yöntemlere göre daha azdır.
  • Hasta genellikle 12 ay içinde ideal kilosuna kavuşur.

Önemli Not: Cerrahi müdahale sonrası başarının kalıcı olması için diyetisyen desteği alınması kritiktir. Ameliyat sonrası sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanılmazsa, mide bir miktar büyüyerek geriye kilo alımı gerçekleşebilir. Cerrahi, diyeti daha uzun vadeli ve zorunlu bir disiplin haline getiren bir yardımcıdır.

Etiketler

Bariatrik cerrahi nedirSlevee gastrektomi yöntemi nedirSlevee gastrektomi yöntemi ile zayıflamaSlevee gastrektomi yöntemi sonrasında nelere dikkat edilmelidObezite tedavisi nasıl olmalıdırObezite tedavisi sonrasında diyetisyen desteğiObezite tedavisi sonrasında nelere dikkat edilmelidirObezite cerrahisi nasıl yapılır

Yazar Hakkında

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli 1976 Konya’da doğmuştur. İlk - Orta - Lise öğrenimini Konya' da tamamladıktan sonra, 1995 yılında İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitimine başlamıştır ve 2001 yılında Üniversite eğitimini tamamlamıştır. Daha sonra sonrasında İstanbul Dr.Yıldırım AKTUNA Tıp Merkezinde görev yapmıştır. 2003 Yılında İzmir Tepecik SSK Hastanesinde 3.Cerrahi kliniğinde ihtisasına başlamıştır. 2008 Yılında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Endoskopi-Kolonoskopi eğitimi almış olup, ardından 2009 yılında Obezitenin cerrahi tedavi uygulamaları ile ilgili Amerika’da ki Cleveland Clinic’te çalışmalara katılmıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Erzincan Devlet Hastanesinde mecburi hizmet görevini tamamlamıştır ve bu süreçte Doğu Anadolu Bölgesi’nde ilk kez yapılan Laparoskopik Sleeve Gastrektomi ameliyatını gerçekleştiren cerrahtır. Eylül 2011 yılı itibari ile Lüleburgaz Derman Hastanesi’nde çalışmaktdır ve Obezite Cerrahisi, Metabolik Cerrahi, Reflü Cerrahisi ile ilgili yurt içi ve yurt dışı gelişmeleri yakınen takip etmektedir. İyi düzeyde İngilizce ve orta seviyede Rusça biliyor. Üniversite yıllarında Çeşme’de sörf yapmaya başlayan, yamaç paraşütü ve dalış sporuyla yakından ilgili olan Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli kış aylarında kayak yapmayı sevmektedir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.