Doktorsitesi.com

MEME DE OLUŞAN HER KİTLE KANSER DEĞİLDİR

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli
Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli
27 Aralık 2016310 görüntülenme
Randevu Al
MEME DE OLUŞAN HER KİTLE KANSER DEĞİLDİR
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Memede Kitle ve İyi Huylu Meme Hastalıkları

Kanser, toplumda ciddi endişe uyandıran bir hastalık olduğu için memede kitle fark edildiğinde akla ilk gelen genellikle meme kanseri olmaktadır. Memesinde kitle hisseden hastaların büyük bir kısmının kanser korkusuyla yoğun bir kaygı yaşadığı gözlemlenmektedir. Ancak bu endişe çoğu zaman yersizdir; çünkü kadınlarda iyi huylu meme hastalıkları ve bu durumlara bağlı gelişen şiddetli ağrıların görülme oranı, kanser vakalarından çok daha yüksektir.

İyi Huylu Meme Hastalıkları Nelerdir?

Günümüzde her sekiz kadından birinde yaşamı boyunca meme kanseri gelişme riski bulunduğu için, bu konu popülerliğini korumaktadır. Ancak klinik pratikte en sık karşılaşılan durumlar, iyi huylu değişimler ve bunlara eşlik eden meme ağrısı şikayetleridir. İyi huylu meme hastalıkları kategorisinde değerlendirilen başlıca oluşumlar şunlardır:

  • Meme kistleri (En sık rastlanan lezyonlardır ve normalin bir varyasyonu kabul edilir)
  • Fibroadenomlar
  • Filloid tümör
  • İntraduktal papillom
  • Duktektazi
  • Yağ nekrozu
  • Meme enfeksiyonları

İyi Huylu Meme Değişimleri Nasıl Saptanır?

Meme dokusundaki değişimlerin saptanmasında ilk adım; klinik muayene, modern görüntüleme yöntemleri veya hastaların kendi kendilerine yaptıkları meme muayenesi uygulamalarıdır. Hastalıklarda en sık karşılaşılan klinik bulgular ise şunlardır:

  1. Memede ele gelen kitle
  2. Meme ağrısı
  3. Meme başı akıntısı
  4. Meme derisinde meydana gelen değişiklikler

Tanı sürecinde en yaygın kullanılan yöntemler mamografi ve ultrasonografidir. Kesin tanı konulması ve hastalığın iyi huylu olduğunun netleştirilmesi amacıyla gerekli görülen durumlarda biyopsi işlemi uygulanmaktadır.

Fibroadenomlar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Fibroadenomlar, memenin en sık görülen iyi huylu tümörleridir ve bu oluşumların kansere dönüşmesi beklenmez. Radyolojik incelemelerde (ultrason ve mamografi) genellikle oval şekilli ve düzgün konturlu olarak izlenirler. Çoğu vakada radyolojik görüntü tanı için yeterli olsa da, kesin teşhis için iğne biyopsisi tercih edilmektedir.

Fibroadenomlarda Cerrahi Müdahale ve Takip Süreci

Her fibroadenomun cerrahi ile alınması gerekmez. Ancak aşağıdaki durumlarda kitlenin cerrahi olarak çıkartılması önerilmektedir:

DurumUygulanan Yaklaşım
Aile ÖyküsüYakın akrabalarda kanser öyküsü varsa cerrahi düşünülür.
Boyut ve DeğişimKitlenin büyük olması veya takipte büyüme/şekil değişikliği saptanması.
Estetik KaygılarMemede estetik kusur oluşturan deformitelerin varlığı.
Hasta TercihiHastanın kitlenin takip edilmesini istememesi.

Biyopsi gerektirmeyen vakalarda ise kitlenin en az 2 yıl boyunca, 6 ayda bir ultrasonografi ile takip edilmesi standart bir yaklaşımdır. Takip sürecinde herhangi bir büyüme veya yapısal değişiklik saptanırsa cerrahi müdahale gündeme gelir.

Düzenli Kontrolün Önemi

Meme dokusu dinamik bir yapıya sahiptir ve yaşam boyu aynı yapıyı korumaz. Bu nedenle, yeni oluşabilecek riskli dokuların erken evrede teşhis edilebilmesi için düzenli kontroller hayati önem taşır. Erken tanı, tedavi süreçlerindeki başarı oranlarını belirgin şekilde artırmaktadır.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli 1976 Konya’da doğmuştur. İlk - Orta - Lise öğrenimini Konya' da tamamladıktan sonra, 1995 yılında İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitimine başlamıştır ve 2001 yılında Üniversite eğitimini tamamlamıştır. Daha sonra sonrasında İstanbul Dr.Yıldırım AKTUNA Tıp Merkezinde görev yapmıştır. 2003 Yılında İzmir Tepecik SSK Hastanesinde 3.Cerrahi kliniğinde ihtisasına başlamıştır. 2008 Yılında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Endoskopi-Kolonoskopi eğitimi almış olup, ardından 2009 yılında Obezitenin cerrahi tedavi uygulamaları ile ilgili Amerika’da ki Cleveland Clinic’te çalışmalara katılmıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Erzincan Devlet Hastanesinde mecburi hizmet görevini tamamlamıştır ve bu süreçte Doğu Anadolu Bölgesi’nde ilk kez yapılan Laparoskopik Sleeve Gastrektomi ameliyatını gerçekleştiren cerrahtır. Eylül 2011 yılı itibari ile Lüleburgaz Derman Hastanesi’nde çalışmaktdır ve Obezite Cerrahisi, Metabolik Cerrahi, Reflü Cerrahisi ile ilgili yurt içi ve yurt dışı gelişmeleri yakınen takip etmektedir. İyi düzeyde İngilizce ve orta seviyede Rusça biliyor. Üniversite yıllarında Çeşme’de sörf yapmaya başlayan, yamaç paraşütü ve dalış sporuyla yakından ilgili olan Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli kış aylarında kayak yapmayı sevmektedir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.