Doktorsitesi.com

Neden Hep Aynı İlişkilerde Kayboluyoruz?

Uzm. Psk. Duygu Yasak
Uzm. Psk. Duygu Yasak
22 Ocak 202627 görüntülenme
Randevu Al
Bu makale, bireylerin neden tekrar eden ilişki kalıpları yaşadığını ve özellikle benzer özelliklere sahip kişilere çekildiğini psikolojik açıdan ele almaktadır. Çocukluk döneminde öğrenilen sevgi, bağlanma ve güven algısının; yetişkinlikte kurulan romantik ilişkileri nasıl şekillendirdiği açıklanmaktadır. Makale; belirsizliğin ve duygusal ulaşılmazlığın neden çoğu zaman “aşk” olarak algılandığını, sağlıklı ve tutarlı ilişkilerin ise neden başlangıçta sıkıcı ya da yabancı hissedilebildiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca bireyin kendisini seçmeyen kişilere yönelmesinin altında yatan bilinçdışı inançlar ve değer algısı ele alınmaktadır. Son olarak, bu döngülerin farkındalıkla nasıl kırılabileceği; kişinin kendi bağlanma kalıplarını tanıyarak daha sağlıklı, güvenli ve besleyici ilişkiler kurmasının mümkün olduğu vurgulanmaktadır.
Neden Hep Aynı İlişkilerde Kayboluyoruz?

Neden Hep Aynı İnsanlara Çekiliyoruz?

-Bilinçdışı Bağlanma Kalıplarımızın Psikolojisi-

“Bu sefer farklı olacak” diyerek başladığınız ilişkilerin, neden hep benzer bir şekilde bittiğini hiç fark ettiniz mi?


İlk başta farklı görünen insanlar, bir süre sonra aynı duygusal döngüyü tekrar ettiriyorsa; bunun sebebi tesadüf değil, bilinçdışı bağlanma kalıplarımızdır.

Çekildiğimiz İnsanlar Tesadüf Değildir!

İnsan zihni tanıdık olanı “güvenli” kabul eder.


Bu güvenli alan her zaman sağlıklı değildir; sadece alışıktır.


Çocuklukta gördüğümüz sevgi biçimi, ihmal, aşırı kontrol ya da duygusal mesafe; yetişkinlikte bize “aşk” gibi hissettiren çekimin temelini oluşturur.

Bu yüzden bazen bizi üzen, ulaşılmaz ya da duygusal olarak soğuk insanlara karşı yoğun bir çekim hissederiz.


Çünkü zihnimiz, geçmişte çözülememiş bir hikâyeyi bu ilişkide tamamlamaya çalışır.

Neden Sağlıklı Olan Bize Sıkıcı Gelir?

Duygusal olarak tutarlı, ulaşılabilir ve net insanlar; kaotik bağlanmaya alışmış bir zihin için “heyecansız” görünebilir.


Aslında heyecan sandığımız şey çoğu zaman belirsizliktir.


Belirsizlik, kaygıyı artırır; kaygı da yoğun duygular yarattığı için aşk sanılabilir.

Sağlıklı bağlanma ise sakin hissettirir.


Ve sakinlik, travmatik bağlanma yaşayan kişiler için başlangıçta yabancı ve hatta rahatsız edici olabilir.

“Beni Seçmeyen İnsanları Seçiyorum” Döngüsü

Bazı insanlar sürekli olarak kendisini seçmeyen kişilere bağlanır.
Bu durum, bilinçdışı bir inançtan beslenir:

“Sevilmek için daha fazla çabalamalıyım.”

Bu inanç, kişinin değerini ilişki içindeki mücadeleye bağlamasına neden olur.
Sevgi; emek, fedakârlık ve acıyla eşleştiğinde, huzur suçluluk gibi hissedilebilir.

Bu Döngü Nasıl Kırılır?

Bu döngüyü kırmanın ilk adımı fark etmektir.
Kime çekildiğinizi değil, neden çekildiğinizi sormaya başladığınızda dönüşüm başlar.

  • İlişkide beni en çok tetikleyen ne?
  • Bu his bana tanıdık mı?
  • Çocukluğumda bu duyguyu kimin yanında hissettim?
  • Sevgi benim için sakin mi, yoksa çaba mı?

Bu sorular, ilişkilerinizdeki görünmez ipleri fark etmenizi sağlar.

Sonuç

İnsan, kendine ne kadar yabancıysa; ilişkilerde de o kadar tekrar eder.


Kendini tanımaya başladıkça, çekildiğin insanlar değişir.


Ve bir gün fark edersin ki artık seni yoranı değil, seni büyüteni seçiyorsun.

Etiketler

#psikoloji #baglanma #iliskipsikolojisi #bilincdisi #farkindalik

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Duygu Yasak

Uzm. Psk. Duygu Yasak

Merhaba, ben Uzman Psikolog ve Aile/Evlilik Danışmanı Duygu Yasak. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Benzer Makaleler

Bu uzmanın başka makalesi bulunmamaktadır