Doktorsitesi.com

Neden Değişmekte Zorlanırız?

Psk. Öykünaz Banaz
Psk. Öykünaz Banaz
19 Şubat 202616 görüntülenme
Randevu Al
Birçok insan hayatında tekrar eden sorunların farkındadır: benzer ilişki döngüleri, sürekli ertelenen kararlar, bırakılması zor alışkanlıklar ya da kendine zarar veren davranışlar… Kişi çoğu zaman neyin yanlış gittiğini bilir; ancak buna rağmen değişim gerçekleşmez. Bu durum “isteksizlik” ya da “irade eksikliği” olarak yorumlansa da psikolojik açıdan bakıldığında değişimin zor olmasının daha derin nedenleri vardır.
Neden Değişmekte Zorlanırız?

 

Beyin Değişime Neden Direnir?

İnsan beyni temelde öngörülebilirlik ve güvenlik arar. Alışılmış davranış kalıpları, sağlıksız olsa bile, zihne tanıdık gelir ve bu tanıdıklık güven hissi yaratır. Bu nedenle değişim, bilinçdışı düzeyde bir tehdit olarak algılanabilir.

Davranış değişimi araştırmaları, alışkanlıkların otomatikleştiğini ve zamanla bilişsel enerji gerektirmeden sürdürüldüğünü göstermektedir. Yeni bir davranış geliştirmek ise dikkat, motivasyon ve duygusal dayanıklılık gerektirir. Bu nedenle kişi mantıksal olarak değişmek istese bile psikolojik sistem buna direnç gösterebilir.

Bilinçdışı Dinamikler: Görünmeyen Engeller

Psikodinamik yaklaşıma göre değişimi zorlaştıran en önemli faktörlerden biri bilinçdışı çatışmalardır. İnsan bazen farkında olmadan mevcut durumunu sürdürmekten psikolojik kazanç elde eder.

Örneğin:

  • Sürekli fedakâr olmak → kabul görme ihtiyacını karşılıyor olabilir
  • İlişkilerde değersiz hissetmek → çocuklukta öğrenilmiş ilişki şemasını tekrar ediyor olabilir
  • Başarıdan kaçınmak → eleştirilme korkusundan koruyor olabilir

Bu durum psikolojide ikincil kazanç (secondary gain) olarak adlandırılır. Yani sorun devam ederken kişi aynı zamanda bir tür psikolojik korunma da yaşamaktadır.

Çocukluk Deneyimlerinin Etkisi

Erken dönem ilişkiler, kişinin kendilik algısını ve dünyayı algılama biçimini şekillendirir. Özellikle bakım verenlerle kurulan bağlanma deneyimleri, ileriki yaşamda:

  • Kendilik değeri algısını
  • İlişki beklentilerini
  • Güven duygusunu
  • Duygusal düzenleme kapasitesini

etkileyebilir.

Bu nedenle yetişkinlikte yaşanan birçok tekrar eden problem aslında geçmiş deneyimlerin bugüne yansıması olabilir. Kişi bilinçli olarak değişmek istese bile, içsel sistem eski kalıpları sürdürmeye çalışır.

Konfor Alanı Paradoksu

İlginç olan şudur: İnsanlar çoğu zaman mutsuz oldukları durumlarda bile kalmayı tercih ederler. Çünkü bilinmeyen, bilinen acıdan daha korkutucu olabilir.

Değişim şu riskleri içerir:

  • Kontrol kaybı hissi
  • Başarısızlık ihtimali
  • Reddedilme korkusu
  • Kimlik algısının sarsılması

Bu nedenle değişim psikolojik olarak sadece yeni davranış öğrenmek değil, aynı zamanda kimlik dönüşümü anlamına gelir.

Terapi Sürecinde Değişim Nasıl Mümkün Olur?

Psikoterapi, kişinin yalnızca davranışlarını değil, bu davranışların altında yatan duygusal ve ilişkisel örüntüleri anlamasına yardımcı olur. Özellikle psikodinamik terapi sürecinde danışan:

  • Tekrarlayan yaşam örüntülerini fark eder
  • Bilinçdışı motivasyonlarını keşfeder
  • Duygularını daha iyi tanımayı öğrenir
  • Kendilik algısını yeniden yapılandırır

Terapi odasında kurulan güvenli ilişki, kişinin yeni deneyimler yaşamasına olanak tanır. Bu yeni deneyimler zamanla eski kalıpların yerini alabilir. Değişim genellikle ani değil, farkındalık içgörü deneyim dönüşüm aşamalarından geçerek gerçekleşir.

Değişmek Zor Ama İmkânsız Değil

Değişimin zor olması aslında insan zihninin doğasının bir sonucudur. Direnç çoğu zaman başarısızlık değil, psikolojik sistemin kendini koruma çabasıdır. Ancak doğru destek, farkındalık ve güvenli bir süreçle insanlar düşündüklerinden çok daha fazla değişim kapasitesine sahiptir.

Eğer kişi hayatında tekrar eden döngülerden yorulduğunu hissediyorsa, bu genellikle değişimin mümkün olduğunun ilk işaretidir.

Etiketler

SorunDuygusal değişimlerHormonal değişim

Yazar Hakkında

Psk. Öykünaz Banaz

Psk. Öykünaz Banaz

İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji bölümünden tam burslu olarak yüksek onur derecesiyle mezun olmuştur. Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine İstanbul Okan Üniversitesi’nde devam etmektedir.

Dinamik/analitik yönelimle ergen ve yetişkin danışanlarla bireysel psikoterapi çalışmalarını online ve yüz yüze olarak sürdürmektedir. Terapi süreçlerini etik ilkeler ve bilimsel temeller doğrultusunda, düzenli süpervizyon eşliğinde yürütmektedir.

Çalışmalarında bireyin içsel süreçlerini ve ilişki örüntülerini anlamaya odaklanan bir yaklaşım benimsemektedir. Mesleki gelişimini desteklemek amacıyla çeşitli terapi eğitimleri almış olup klinik çalışmalarına aktif olarak devam etmektedir. Türk Psikologlar Derneği üyesidir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.