MİSOFONİ:(SESLERDEN RAHATSIZ OLMA HASTALIĞI)
- Misofoni, özellikle insan kaynaklı sıradan seslere karşı aşırı öfke ve tiksinti duyulmasıyla karakterize psikolojik bir durumdur.
- Bu rahatsızlık bireyin sosyal ilişkilerini ciddi şekilde zedelerken, beyindeki anterior insular korteks bölgesindeki farklılıklardan kaynaklanmaktadır.
- Tedavisinde farmakoterapi, psikoterapi ve hipnoterapi gibi yöntemler kullanılarak hastaların yaşam kalitesi ve sosyal işlevselliği artırılabilmektedir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Misofoni: Seslere Karşı Duyulan Aşırı Hassasiyet
Günlük hayatta hepimiz zaman zaman gürültüden rahatsız olabiliriz. Ancak bazı bireyler, özellikle insan kaynaklı seslere karşı tiksinti ve öfke düzeyinde bir reaksiyon gösterirler. Tıbbi literatürde misofoni olarak adlandırılan bu durum, kişinin belirli seslere karşı tahammül sınırının çok düşük olması ve bu sesleri adeta bir işkence gibi algılamasıdır.
Misofoniyi Tetikleyen Yaygın Sesler
Misofonik bireyler için bazı sıradan sesler, kontrol edilmesi güç bir öfke patlamasına neden olabilir. Bu bireyleri en çok rahatsız eden sesler şunlardır:
- Ağız şapırtısı ve yemek yerken çıkan sesler,
- Çay veya kahve içerken oluşan höpürdetme sesi,
- Elma ısırma, çekirdek çitleme veya galeta gibi kıtır gıdaların tüketilmesi,
- Tırnak kesme veya tırnakların sert bir zeminde çıkardığı sesler,
- Nefes alma veya horlama gibi fizyolojik sesler.
Sosyal İlişkiler Üzerindeki Olumsuz Etkiler
Misofoni, bireyin sosyal yaşamını ve aile ilişkilerini ciddi şekilde zedeler. Kişi, bu sesleri duyacağı endişesiyle aile bireyleriyle sofraya oturmaktan kaçınabilir. Aynı ortamda bulunmak zorunda kaldığında ise karın ağrısı, mide bulantısı, yoğun sıkıntı ve ani öfke patlamaları yaşayabilir. Bu durum, hem bireyin çevresini dışlamasına hem de çevresindekilerin bu tepkileri "anlamsız" bularak bireyi yalnızlaştırmasına neden olur.
Yaşam kalitesini düşüren bu süreçte, bazı hastaların komşu gürültüsü nedeniyle defalarca ev taşıdığı, sinemaya gitmeyi bıraktığı veya sevdiklerini ziyaret etmekten vazgeçtiği görülmektedir. Seslerden kaçmak için kendini kısıtlı bir alana hapsetmek, misofoni hastaları için kaçınılmaz bir son haline gelebilir.
Misofoninin Bilimsel Temeli ve Nedenleri
İlk kez 2000 yılında Jastreboff tarafından tanımlanan misofoni, önceleri bir işitme bozukluğu sanılsa da günümüzde psikolojik bir semptom olarak kabul edilmektedir. Beyin görüntüleme araştırmaları, misofonik bireylerin anterior insular korteks bölgesinde anormal bir aktivasyon olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum, bireylerin çevresel sesleri işleme ve duygusal yanıt verme süreçlerinin diğer insanlardan farklı işlediğini kanıtlamaktadır.
Misofoni Tanı Kriterleri
Bir kişiye misofoni tanısı konulabilmesi için belirli kriterlerin karşılanması gerekir. Bu kriterler şunlardır:
| Kriter No | Tanı Ölçütü |
|---|---|
| 1 | İnsan kaynaklı spesifik seslere karşı aşırı tiksinti ve öfke duyma. |
| 2 | Seslerin duyulmasıyla kontrolü kaybedecek düzeyde öfke patlaması yaşama. |
| 3 | Tepkinin aşırı ve mantıksız olduğunun birey tarafından fark edilmesi. |
| 4 | Seslerden kaçınma eğilimi veya kaçılamayan durumlarda yoğun huzursuzluk. |
| 5 | Günlük yaşamın, sosyal ilişkilerin ve sorumlulukların olumsuz etkilenmesi. |
| 6 | Durumun OKB veya Travma Sonrası Stres Bozukluğu ile açıklanamaması. |
Tedavi Yöntemleri ve İyileşme Süreci
Misofoni genellikle ergenlik döneminde başlar ancak tanı konulması 30'lu yaşları bulabilir. Bireyler genellikle bu durumu bir hastalık olarak görmedikleri için doktora başvurmak yerine; yüksek sesle müzik dinlemek, kulaklık kullanmak veya alkol ile rahatlamaya çalışmak gibi geçici çözümlere başvururlar. Bu durum, ilerleyen süreçte alkol kötüye kullanımı riskini doğurabilir.
Misofoni; Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), depresyon veya yeme bozuklukları ile birlikte seyredebilir. Günümüzde uygulanan tedavi yaklaşımları şunlardır:
- Farmakoterapi: İlaçla tedavi desteği.
- Psikoterapi: Davranışsal değişim ve farkındalık çalışmaları.
- Hipnoterapi: Bilinçaltı düzeyde ses algısının yeniden düzenlenmesi.
Tedavi süreciyle birlikte misofonik bireyler, sosyal işlevselliklerini geri kazanarak yaşam kalitelerini artırabilmektedir. Eğer bu durum sosyal hayatınızı engelliyorsa, uzman bir psikiyatristten destek almanız kritik önem taşır.
Psikiyatrist Necati Çobanoğlu








