Doktorsitesi.com

MEVSİMSEL ÖRÜNTÜLÜ DEPRESYON

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya
13 Ocak 2021118 görüntülenme
Randevu Al
MEVSİMSEL ÖRÜNTÜLÜ DEPRESYON
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Mevsimsel Depresyon ve Mevsimsellik Kavramı

Mevsim geçişleri, bireyler üzerinde farklı psikolojik ve fizyolojik etkiler yaratabilmektedir. Bazı insanlar için bu dönemler heyecan vericiyken, bazıları için hüzünlü ve yönetilmesi zor bir sürece dönüşebilir. Kişinin ruhsal iyilik halini, uyku kalitesini, enerji seviyesini, yeme düzenini ve sosyal yaşamını etkileyen bu değişimlerin genele oranla daha yoğun yaşanması durumu mevsimsellik olarak tanımlanmaktadır.

Mevsimsel Duygu Durum Bozukluğu (SAD) Nedir?

Mevsimsel depresyon, genellikle sonbahar aylarında başlayıp kış boyunca devam eden, çökkünlük belirtileriyle karakterize bir duygu durum bozukluğudur. Literatürde SAD (Seasonal Affective Disorder) olarak isimlendirilen bu tablo, özellikle güneş ışığının azaldığı yüksek enlemlerde daha sık görülmektedir. Bu durum, sadece basit bir "kış hüznü" değil, klinik düzeyde ele alınması gereken bir majör depresyon türüdür.

Mevsimsel Depresyonun Yaygın Belirtileri

Mevsimsel depresyon yaşayan bireylerde gözlemlenen temel semptomlar şunlardır:

  • Çökkün duygu durum ve genel karamsarlık hali,
  • Yeme miktarında artış ve buna bağlı olarak gelişen kilo alımı,
  • Uyku süresinde artış ve sabahları uyanmakta güçlük çekme,
  • Sürekli yorgunluk, bitkinlik ve enerji kaybı,
  • Dikkat toplama güçlüğü ve anhedoni (haz alamama),
  • Sosyal çevreden uzaklaşma ve içe çekilme.

DSM-V Tanı Kriterleri ve Mevsimsel Örüntü

DSM-V standartlarına göre, bir depresyonun mevsimsel örüntü gösterdiğini söyleyebilmek için belirli kriterlerin karşılanması gerekir. Bu kriterler, tanının doğru konulması ve uygun tedavi planının oluşturulması açısından kritiktir.

KriterAçıklama
ZamanlamaDepresyon dönemleri yılın belirli zamanlarında (genellikle sonbahar-kış) başlamalı ve yatışmalıdır.
SüreklilikBu döngü en az iki yıl boyunca kesintisiz olarak devam etmiş olmalıdır.
Tetikleyici FaktörBelirtiler, psikososyal stres faktörleri veya spesifik yaşam olaylarıyla ilişkili olmamalıdır.
SıklıkMevsimsel dönemlerin sayısı, yaşam boyu görülen mevsimsel olmayan dönemlerden fazla olmalıdır.

Ayırıcı Tanı: Bipolar Bozukluk ve Mevsimsellik

Mevsimsel depresyonun tanısında, kişinin duygu durum döngüleri titizlikle incelenmelidir. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında çökkünlüğün yerini aşırı enerjiye bırakması, akla hipomaniyi ve dolayısıyla Tip 2 Bipolar Bozukluğu getirebilir. Mevsimsel depresyonu bu tablodan ayıran en önemli özellikler, mevsimlere bağlı klinik seyri ve fototerapi gibi özel tedavi yöntemlerine verdiği yanıttır.

Mevsimsel Depresyon Tedavi Seçenekleri

Mevsimsel depresyon, doğru müdahalelerle kontrol altına alınabilen bir rahatsızlıktır. Tedavi sürecinde bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış şu yöntemler kullanılmaktadır:

  1. Işık Tedavisi (Fototerapi): Mevsimsel depresyonun en bilinen ve uzun süredir kullanılan etkin tedavi yöntemidir.
  2. Farmakolojik Tedavi: Uzman kontrolünde kullanılan antidepresan ilaçlar tedavi seçenekleri arasındadır.
  3. Psikoterapi: Bilimsel araştırmalar, psikoterapinin depresyon tedavisinde yüksek başarı oranına sahip olduğunu göstermektedir.

Eğer son dönemde bu belirtileri yaşadığınızı düşünüyorsanız, sürecin yönetimi için uzman desteği almanız büyük önem taşır. PsikoTerap-İST ailesi olarak, uzman kadromuzla bu süreçte daima yanınızdayız.

Etiketler

Depresyon nedirDepresyon belirtileriDepresyon nedenleriDepresyon eğilimiDepresyon kimlerde görülürDepresyon türleriDepresyonun evreleriDepresyon tedavisi sonrasıDepresyon terapisiDepresyon riskiDepresyonu tetikleyen faktörler

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Uzm. Psk. Damla KANKAYA, Almanya doğmuştur . PsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Merkezi`nin İstanbul ve Antalya şubelerinin kurucusudur.
Lisans öncesi eğitimini (ilk, orta ve lise) Nürnberg'de tamamlamıştır. Ardından başlamış olduğu Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümünden "Onur Öğrencisi" olarak mezun olmuş ve Psk. unvanı almıştır. Üniversite eğitimi süresince birçok ulusal kongre ve üniversite seminerlerine katılım göstermiştir. Birçok sosyal sorumluluk projesinde ve Beykent Üniversitesi Psikoloji Kulübünde asil üye olarak aktif görev yapmıştır. Ve Lisans eğitimi sırasında, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Sana Klinik Hastanesi (Almanya) stajyer psikolog olarak birçok kurum ve hastanede staj yapmış ve kendini geliştirmeyi hedeflemiştir.
Mezuniyetini takiben aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine başlamış ve "Klinik Psikolog" olarak yüksek lisans derecesini tamamlamış ve "Evli bireylerde Cinsel Doyum Ve Aldatma Eğiliminin İlişkisi" adlı tez çalışmasını yayınlamıştır. Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.
2014 yılında Özel Olimpos Hastanesi- Antalya'da Psikolog olarak görev yapmıştır. Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir. Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedirPsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Danışmanlık Merkezi’nde yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Terapileri alanlarında hizmet sunmaktadır. İyi derecede Almanca, İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.
Ayrıca lisans eğitimi esnasında, Goodenough Harris Bir İnsan Çiz Testi, Bender Gestalt Görsel Motor Algılama Testi, Luisa Duss Psikanalitik Öykü Tamamlama Testi, Peabody Resim- Kelime Testi, Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, Kent E.G.Y Testi, Catel 2A Zeka Testi, Cinsel Terapi Eğitimi, MMPI, WISC-R, BDT Eğitimi (Prof. Dr. Hakan TÜRKÇAPAR) , Temel Hipnoz ve İleri Hipnoz Eğitimi (Dr.Mehmet KARAV),Rorschach Eğitimi (Prof. Dr. Kadir ÖZER) ve Aile ve Çift Terapisi Eğitimlerini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.