Doktorsitesi.com

Çocuk Ergen Stres

Psk. Bilge Uğurlu
Psk. Bilge Uğurlu
12 Ekim 2022224 görüntülenme
Randevu Al
Her insanın yaşamında zaman zaman stresli anlar olmuştur. Kimi insan stresle daha iyi baş ederken; kimi için stres, korkulu bir rüyadır. Bu yazımızda çocuk ve ergenler kapsamında stres kavramına değineceğiz.  Gelişimsel psikopatoloji alanında stresörler yani stres verici uyarıcılar önemli bir rol oynamaktadır.
Çocuk Ergen Stres
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuk ve Ergenlerde Stres Kavramı ve Gelişimsel Psikopatoloji

Her bireyin yaşamında zaman zaman deneyimlediği stres, çocukluk ve ergenlik dönemlerinde kritik bir öneme sahiptir. Gelişimsel psikopatoloji alanında, stres verici uyarıcılar olarak tanımlanan stresörler, çocuk ve ergenlerin ruh sağlığı üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Özellikle anksiyete ve depresyon gibi içe yönelim sorunları ile dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi dışa yönelim sorunlarının ortaya çıkışında çevresel stresörlerin etkisi yadsınamaz.

Stresörler, bireyin genetik yatkınlığı ile etkileşime girerek çeşitli psikolojik sorunların tetikleyicisi olabilir. Bu süreçte çocukların ve ergenlerin stresörlere karşı geliştirdikleri duyguları düzenleme becerileri, psikopatoloji gelişimi açısından en önemli koruyucu faktörler arasında yer alır. Stresin kaynağı, şiddeti ve birey üzerindeki etkisi; çocuğun gelişim seviyesine ve geçmiş yaşam deneyimlerine göre farklılık göstermektedir.

Çocuklarda Stres Deneyimi ve Yaş Faktörü

Çocukların stresörlerle baş etme ve uyum sağlama kapasiteleri, büyük ölçüde gelişimsel kapasitelerine bağlıdır. Gelişimsel bir kural olarak, çocuk ne kadar küçükse yeni ve beklenmedik olayların üzerindeki etkisi o kadar derin olmaktadır. Yaş küçüldükçe, çocukların potansiyel olarak negatif stres yaşama ve bu durumdan daha güçlü etkilenme olasılıkları artış gösterir.

Buna karşın, her stres faktörü çocuk için zararlı değildir; bazı stresörler günlük yaşamın doğal bir parçası olarak kabul edilir. Örneğin, bir yüzme yarışına katılan çocuğun hissettiği stres, motivasyonu canlı tutan ve performansı artıran olumlu bir etki yaratabilir. Ancak aşırı stres, özellikle yoksulluk, şiddet veya okulda zorbalık gibi dışsal faktörlerle birleştiğinde, çocuğun yeni durumlara uyum sağlama yeteneğini ciddi şekilde zayıflatır.

Kronik Stresörler ve Fiziksel Tepkiler

Kronik stresörler, beyin kimyasını ve işlevini değiştirerek çocukların hastalıklara karşı direncini azaltabilen ciddi unsurlardır. Sevilen birinin kaybı veya aileden uzak yaşamak gibi durumlar, çocuklarda yetişkinlere oranla çok daha yoğun ve tüm vücudu etkileyen tepkilere yol açar. Çocuklar, stresle baş edebilmek için bazen açık fiziksel tepkiler sergileyebilirler.

Çocuklarda Stres Kaynaklı Görülebilecek Fiziksel ve Davranışsal Tepkiler:

  • Ağlama nöbetleri ve öfke patlamaları
  • Vurma ve saldırganlık eğilimi
  • Mastürbasyon yapma
  • Altına kaçırma (enürezis)

Bu davranışlar, aslında çocuğun stresli olayları kendi dünyasında yönetme ve baş etme çabasıdır. Çocuk büyüdükçe bilişsel problem çözme yeteneği geliştiği için, bu tür fiziksel tepkilerin yerini daha olgun savunma mekanizmalarının alması beklenir.

Stres Tepkilerinde Cinsiyet Farklılıkları

Araştırmalar, stres ve ruh sağlığı arasındaki ilişkide cinsiyet faktörünün belirleyici bir rol oynadığını göstermektedir. Stresörlerle karşılaşıldığında erkek ve kız çocuklarının verdikleri tepkiler ve geliştirdikleri sorunlar farklılık gösterir. Aşağıdaki tabloda bu farklılıklar özetlenmiştir:

CinsiyetYaygın Görülen SorunlarStresin Yoğunlaştığı Alanlar
ErkeklerDEHB, Davranım Bozuklukları (Dışa Yönelim)Yoksulluk, Boşanma, İstismar
KadınlarAnksiyete, Sosyal Fobi, Depresyon (İçe Yönelim)Şiddet, Doğal Afetler

Aile İşlevleri ve Ebeveyn Tutumlarının Etkisi

Çocuk ve ergenlerde görülen psikolojik sorunların temelinde, ebeveynlerin çocuk yetiştirme tutumları ve aile işlevleri kritik bir yer tutar. Ebeveynin sergilediği her davranış, çocuğun davranış örüntüleri üzerinde doğrudan belirleyicidir. Örneğin, reddedici tutum sergileyen ebeveynlerin çocuklarında benlik saygısı düşebilir ve bu durum çocuğun stresörlerle baş etme becerisini zayıflatabilir.

Psikiyatri birimlerine başvuran vakalar incelendiğinde, çocukların genellikle ailelerinin bir yansıması olduğu görülmektedir. Çocuklar, anne ve babalarını her alanda model aldıkları gibi, onların stresle baş etme tarzlarını da kopyalarlar. Sonuç olarak, koruyucu faktörlere sahip olmayan ve yoğun stresörlere maruz kalan çocukların, yaşamlarının ileriki dönemlerinde bu yaşantıları birer psikopatolojiye dönüştürme riski oldukça yüksektir.

Etiketler

Çocuklarda stresKronik stresörlerErgenlerde stres

Yazar Hakkında

Psk. Bilge Uğurlu

Psk. Bilge Uğurlu

Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümünden 3.87 not ortalamasıyla yüksek şeref öğrencisi olarak mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Adli Psikoloji yüksek lisans programına kabul aldım. Mesleki kariyerim boyunca farklı kurum ve kuruluşlarda bireysel psikoterapi hizmeti verdim. 
Azerbaycan ülkesinin Bakü şehrinde yürütülen bir proje kapsamında Onkoloji Hastanesi ve Hematoloji Hastanesinde çocuklar, aileler, ergenler ve yetişkinler ile çalıştım. 
Lisans hayatım boyunca Madalyon Psikiyatri Merkezi, Koç Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, YÖRET Vakfı ve TÜBİTAK kapsamında staj yaptım. 
TÜBİTAK tarafından desteklenen bir sanal oyun projesinde araştırma görevlisi / lisans bursiyeri olarak çalıştım.
Gelişim ve gözlem psikolojisi laboratuvarında araştırma asistanı olarak çalıştım.
Koç Üniversitesi kapsamında yürütülen evli çiftlere yönelik geliştirilen AR-GE projesinde stajyer araştırmacı olarak görev aldım.
Davranış Araştırmaları ve Terapileri Merkezi kapsamında Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu tarafından verilen 7 modüllük Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimine bursiyer olarak katıldım. 
Prof. Dr. Doğan Şahin’den dinamik psikoterapi ve dinamik odaklı cinsel terapi eğitimi, Prof. Dr. Cebrail Kısa’dan duygu odaklı çift terapisi eğitimi ve cinsel terapi eğitimi, Prof. Dr. Kültegin Ögel’den kumar bağımlılığı eğitimi aldım. Şu anda ergen ve yetişkin danışanlarımla depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, panik bozukluk, agorafobi ve sosyal kaygı, iki uçlu bozukluklar, erişkin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, yaygın kaygı bozukluğu, madde, nikotin, kumar ve internet bağımlılığı, yeme bozuklukları ve kişilik bozuklukları alanında çalışıyorum.
İlişki ve evlilik problemleriyle çift olarak tarafıma başvuran danışanlarımla duygu odaklı çift terapisi ve dinamik kökenli ilişki ve cinsel terapi metodlarıyla çalışıyorum. 
Şu anda Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri bölümünde gönüllü olarak çalışıyorum. 
Seanslarımı kurucusu olduğum Dilge Psikoloji bünyesinde online veya yüz yüze sürdürüyorum.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.