Doktorsitesi.com

MEVSİMSEL DUYGU DURUM BOZUKLUĞU

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya
7 Haziran 202379 görüntülenme
Randevu Al
Mevsim geçişleri, yalnızca doğada değil; insanın fiziksel ve psikolojik yapısında da zaman zaman değişimlere neden olabiliyor. Özellikle kış mevsiminde günlerin kısalması, güneş ışığının azalması ve insanların kapalı ortamlarda geçirdikleri sürenin artması ruh sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Ruh halindeki bu değişim, depresif atağın başlama ve düzelmesinin mevsim geçişleriyle bağlantılı olduğu mevsimsel depresyona yol açabiliyor.
MEVSİMSEL DUYGU DURUM BOZUKLUĞU
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Mevsimsel Duygu Durum Bozukluğu ve Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Mevsim geçişleri, yalnızca doğada değil; insanın fiziksel ve psikolojik yapısında da zaman zaman önemli değişimlere neden olabilmektedir. Özellikle kış mevsiminde günlerin kısalması, güneş ışığının azalması ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artması ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu süreçte ortaya çıkan mevsimsel duygu durum bozukluğu, depresif atakların mevsim döngüleriyle paralel şekilde başlayıp düzelmesiyle karakterize bir durumdur.

Mevsimsel Depresyonun Temel Özellikleri

Mevsimsel duygu durum bozukluğu, majör depresyon ile benzer şekilde enerji kaybı, kötü duygulanım ve uyku problemleri gibi tipik özellikleri bünyesinde barındırır. Ancak bu tabloyu klasik depresyondan ayıran temel bir fark mevcuttur. Mevsimsel depresyonda, depresif atağın başlama ve düzelme dönemleri doğrudan mevsim geçişleriyle bağlantılıdır ve bu durumun en az 2 yıl üst üste aynı zaman dilimlerinde yaşanması beklenir.

Mevsimsel Duygu Durum Bozukluğu Belirtileri

Bu bozukluk, bireyin sosyal ilişkilerini ve çalışma hayatını ciddi şekilde sekteye uğratabilir. Sıklıkla karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Ümitsizlik, isteksizlik ve karamsarlık
  • Kendini değersiz hissetme ve suçluluk duygusu
  • Uyku bozukluğu ve enerji kaybı (çabuk yorulma)
  • İştah değişimleri (özellikle karbonhidratlı yiyeceklere yönelme)
  • Cinsel istekte azalma ve sinirlilik hali
  • Konsantrasyon bozukluğu

Risk Grupları: Kimler Daha Fazla Etkilenir?

Mevsimsel duygu durum bozukluğu, geçmişinde depresyon öyküsü olan bireylerde daha sık görülmektedir. Cinsiyet faktörü incelendiğinde ise kadınların mevsimsel depresyona yakalanma riski erkeklere göre 4 kat daha fazladır. Bu durumun temel nedenlerinden biri, kadınlardaki serotonin duyarlılığının erkeklere kıyasla daha yüksek olmasıdır.

Mevsimsel Depresyondan Korunma ve Baş Etme Yöntemleri

Mevsim değişiminin yarattığı hormonal ve psikolojik farklılıklara uyum sağlamak bir süreç gerektirir. Bu süreci daha rahat atlatmak ve korunmak için aşağıdaki adımlar kritik rol oynar:

YöntemUygulama Şekli
Yaşam TarzıGün ışığından daha fazla yararlanmak ve fiziksel egzersiz yapmak
BeslenmeSağlıklı beslenme düzeni oluşturmak ve yeterli su tüketmek
RutinlerDüzenli uyku uyumak ve sosyal ilişkilere zaman ayırmak
Psikolojik DestekSağlıklı düşünce biçimleri kazanmak için uzman yardımı almak

İyileşme Süreci ve Profesyonel Destek

Anda kalmak, her mevsimin kendine özgü güzelliklerine odaklanmak ve mevcut üretkenliğinize katkı sağlamaya çalışmak bu dönemde oldukça değerlidir. Hormonal dengenin yeniden sağlanması zaman alacağı için kendinize bu uyum süreci için fırsat tanımalısınız.

Deneyimlediğiniz tüm olumlu katkı adımlarına rağmen depresif ruh hali ve benzer şikayetleriniz devam ediyorsa, bir uzmandan destek almak iyi hissetme yolunda atılacak en önemli adımdır. Uzman eşliğinde düşünce kalıplarını işlevsel hale getirmek, sürecin yönetimini kolaylaştıracaktır.


Hazırlayanlar:
Uzman Klinik Psikolog Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU
Psikolog Ayşe GÖKOĞLU

Etiketler

mevsimsel duygu durumMEVSİMSEL DUYGU DURUM BOZUKLUĞU

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Uzm. Psk. Damla KANKAYA, Almanya doğmuştur . PsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Merkezi`nin İstanbul ve Antalya şubelerinin kurucusudur.
Lisans öncesi eğitimini (ilk, orta ve lise) Nürnberg'de tamamlamıştır. Ardından başlamış olduğu Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümünden "Onur Öğrencisi" olarak mezun olmuş ve Psk. unvanı almıştır. Üniversite eğitimi süresince birçok ulusal kongre ve üniversite seminerlerine katılım göstermiştir. Birçok sosyal sorumluluk projesinde ve Beykent Üniversitesi Psikoloji Kulübünde asil üye olarak aktif görev yapmıştır. Ve Lisans eğitimi sırasında, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Sana Klinik Hastanesi (Almanya) stajyer psikolog olarak birçok kurum ve hastanede staj yapmış ve kendini geliştirmeyi hedeflemiştir.
Mezuniyetini takiben aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine başlamış ve "Klinik Psikolog" olarak yüksek lisans derecesini tamamlamış ve "Evli bireylerde Cinsel Doyum Ve Aldatma Eğiliminin İlişkisi" adlı tez çalışmasını yayınlamıştır. Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.
2014 yılında Özel Olimpos Hastanesi- Antalya'da Psikolog olarak görev yapmıştır. Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir. Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedirPsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Danışmanlık Merkezi’nde yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Terapileri alanlarında hizmet sunmaktadır. İyi derecede Almanca, İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.
Ayrıca lisans eğitimi esnasında, Goodenough Harris Bir İnsan Çiz Testi, Bender Gestalt Görsel Motor Algılama Testi, Luisa Duss Psikanalitik Öykü Tamamlama Testi, Peabody Resim- Kelime Testi, Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, Kent E.G.Y Testi, Catel 2A Zeka Testi, Cinsel Terapi Eğitimi, MMPI, WISC-R, BDT Eğitimi (Prof. Dr. Hakan TÜRKÇAPAR) , Temel Hipnoz ve İleri Hipnoz Eğitimi (Dr.Mehmet KARAV),Rorschach Eğitimi (Prof. Dr. Kadir ÖZER) ve Aile ve Çift Terapisi Eğitimlerini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.