Doktorsitesi.com

MENOPOZ SONRASI KANAMA VE YÖNETİMİ

Prof. Dr. Kutay Biberoglu
Prof. Dr. Kutay Biberoglu
16 Mayıs 2021571 görüntülenme
Randevu Al
MENOPOZ SONRASI KANAMA VE YÖNETİMİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Menopoz Tanısı ve Doğru Değerlendirme Süreci

Menopoz dönemi, overlerdeki (yumurtalıklardaki) yumurta sayısının estrojen hormonu salgılayamayacak düzeye gerilemesi sonucunda, adet kanamalarının en az 12 ay süreyle kesilmesi olarak tanımlanır. Klinik tanıda kanda FSH değerinin 30 mIU/ml ve üzerinde olması önemli bir kriter sayılsa da asıl belirleyici olan, kanamaların bir yıl boyunca durmasıdır. Menopoza geçiş sürecinde, adetlerin düzensizleştiği dönemde sadece yüksek FSH değerine dayanarak tanı koymak hatalı olabilir.

Bu geçiş aşamasında estrojen hormonu bazen normalden daha yüksek seviyelerde sentezlenebilir. Yanlış bir teşhisle dışarıdan estrojen takviyesi yapılması, kadın organizmasını riskli estrojen seviyelerine maruz bırakabilir. Bu nedenle, menopoz tanısının kesinleşmesi için klinik tablonun dikkatle izlenmesi hayati önem taşır.

Menopoz Tanısında Biyolojik Testler ve Stratejiler

Dolaşımdaki estrojen düzeyinin azaldığını teyit eden en güvenilir yöntemlerden biri projestin hormonu testi uygulamaktır. Bu biyolojik testte, belirli bir süre projestin hapı kullanılıp ilaç kesildikten sonra kanama olup olmadığı gözlemlenir. Eğer kanama gerçekleşirse, estrojen yapımının devam ettiği ve endometriumun (rahim zarı) kalınlaştığı anlaşılır.

Bu strateji temel olarak iki amaca hizmet eder:

  1. Biyolojik Ölçüm: Dolaşımdaki estrojen miktarı test edilerek menopozun gerçekleşip gerçekleşmediği netleştirilir.
  2. Koruyucu Önlem: Yeterli estrojen salgısı varsa, tek başına estrojenin rahim zarında yol açabileceği tehlikeli kalınlaşma, projestin sayesinde kanamayla dışarı atılarak önlenir.

Menopoz Sonrası (Post-menopozal) Kanama ve Nedenleri

Menopoz tanısı konulduktan sonra meydana gelen, süresi ve miktarı ne olursa olsun her türlü kanama post-menopozal kanama olarak adlandırılır ve mutlaka tıbbi araştırma gerektirir. Bu durum post-menopozal kadınların %4-11’inde görülmektedir. Kanamaların yaklaşık %80’i, estrojen eksikliğine bağlı doku incelmesi ve kuruması olan atrofi kaynaklıdır.

Kanamalar vajina, rahim içi örtüsü, dış cinsel organlar veya nadiren idrar yolları ile anüs kaynaklı olabilir. Basit bir cilt çiziğinden kansere kadar geniş bir yelpazede nedenleri bulunabilir. İstatistiksel olarak, menopoz sonrası kanama yaşayan her 100 kadından 1 ile 14'ünde endometrial kanser saptanma olasılığı mevcuttur.

Endometrial Kanser Risk Faktörleri

Endometrial kanser gelişiminde rol oynayan temel risk faktörleri şunlardır:

  • İleri Yaş: Tanı konulan hastaların yaş ortalaması genellikle 63'tür.
  • Uzun Süre Tek Başına Estrojene Maruz Kalmak: Yumurtlamanın olmadığı (PCOS gibi) durumlarda progesteron eksikliği nedeniyle endometrium aşırı kalınlaşabilir.
  • Hormonal Etkiler: Menopoz sonrası tek başına estrojen tedavisi almak, estrojen salgılayan tümörler veya meme kanseri sonrası tamoksifen kullanımı riski artırır.
  • Reprodüktif Geçmiş: İlk adetin 11 yaşından önce başlaması, menopozun 55 yaşından sonraya kalması ve hiç doğum yapmamış olmak.
  • Metabolik ve Genetik Nedenler: Obezite (yağ dokusunda estrojen sentezi nedeniyle), diyabet, hipertansiyon, sigara kullanımı ve genetik yatkınlık.

Kansere Karşı Koruyucu Faktörler

  • Geçmişte doğum kontrol hapı kullanmış olmak.
  • Gebeliği önleyici depo hormon enjeksiyonları.
  • Levonorgestrel içeren rahim içi araçların (Mirena) kullanımı.

Endometrium Kanseri Tanısı ve Yönetimi

Endometrium kanseri için Pap Smear gibi toplumsal bir tarama stratejisi bulunmamaktadır. Bu nedenle yıllık jinekolojik kontroller, pelvik muayene ve şüpheli durumlarda vajinal ultrason en kritik basamaklardır.

Klinik DurumEndometrium KalınlığıOlası Tanı
Hormon almayan kadın4 mm ve altıAtrofi (Doku incelmesi)
Şüpheli kanama4 mm üzeriPolip, Myom veya Kanser Araştırılmalı

Ultrasonda endometrium kalınlığı 4 mm ve altında ise genellikle atrofi tanısı doğrulanır. Ancak risk faktörleri varsa ve kanama tekrarlarsa endometrial örnekleme (biyopsi) yapılması şarttır. Kalınlığın 4 mm'den fazla olduğu durumlarda ise kanseri dışlamak için doku tanısı ve gerekirse sonohisterogram (rahim içine sıvı verilerek ultrason) uygulanmalıdır.

Önemli Not: Kesin tanı konulmadan, kanama şikayetiyle doğrudan rahmin alınması (histerektomi) tıbben uygun bir yaklaşım değildir. Menopoz sonrası kanamalarda kesin tanı konulana kadar yakın takip ve tanısal testlerin sürdürülmesi hayati önem taşır.

Etiketler

#estrojen#menopoz#obesite#histeroskopi#menopozsonrasıkanama#postmenopozalkanama#atrofikendometrium#dilatasyonveküretaj#endometrialbiyopsi#endometriumkanseri#erkenmenarş#geçmenopoz#kombinedoğumkontrolhapları#levonorgestrelliintrauterinaraç#pipellebiyopsi#projestinçeklimekanaması#sonohisterogram#vajinalultrason

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Kutay Biberoglu

Prof. Dr. Kutay Biberoglu

Prof.Dr Kutay BİBEROĞLU, T.E.D Ankara Kolejini bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini (HÜTF) üstün başarı ile tamamladı ve Tıp Doktoru oldu. HÜTF Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda (Kadın Doğum AD) Araştırma Görevliliği yaparak 1977 de Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.