Doktorsitesi.com

MEME KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ, EPİDEMİOLOJİ VE KORUNMA STRATEJİLERİ

Prof. Dr. Göktürk Maralcan
Prof. Dr. Göktürk Maralcan
14 Ocak 202611 görüntülenme
Randevu Al
Meme kanseri, kadınlarda en sık teşhis edilen malignite türüdür. Ancak her bireyin yaşam boyu karşılaştığı risk düzeyi aynı değildir. Kişisel risk profilini anlamak, uygun tarama yöntemlerini belirlemek ve değiştirilebilir yaşam tarzı faktörleri üzerinde kontrol sağlamak, hastalıkla mücadelenin temelini oluşturur.
MEME KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ, EPİDEMİOLOJİ VE KORUNMA STRATEJİLERİ

1. RİSKİN SINIFLANDIRILMASI VE GENETİK YATKINLIK

Toplumdaki "ortalama" bir kadının 90 yaşına kadar meme kanseri geliştirme olasılığı %10-15 iken, BRCA1 veya BRCA2 gibi gen mutasyonlarını miras alan bireylerde bu risk %50'nin, hatta bazı durumlarda %70'in üzerine çıkabilmektedir. Tüm meme kanserlerinin yaklaşık %10'u bu kalıtsal mutasyonlarla ilişkilidir.

2. STANDART VE BİYOLOJİK RİSK FAKTÖRLERİ

Yaş ve Cinsiyet: En temel risk faktörü ileri yaştır; görülme sıklığı 45-50 yaşlarında keskin bir artış gösterir. Kadınlarda erkeklere oranla 100 kat daha sık görülür.

Meme Yoğunluğu ve Kemik Yapısı: Mamografide "yoğun doku" saptanan kadınlar ile kemik mineral yoğunluğu (BMD) yüksek olan kadınlarda (östrojen duyarlılığı nedeniyle) risk artmaktadır.

İyi Huylu Meme Hastalıkları: Özellikle "Atipik Hiperplazi" gibi proliferatif lezyon öyküsü olan bireyler yüksek risk grubundadır.

Fiziksel Özellikler: Menopoz sonrası obezite ve uzun boylu olmak (175 cm ve üzeri) artmış risk ile ilişkilendirilmiştir.

3. ÜREME VE HORMONAL FAKTÖRLER

Hormonal denge, meme dokusunun maruz kaldığı östrojen süresiyle doğrudan ilişkilidir:

Maruziyet Süresi: Erken menarş (13 yaş öncesi) ve geç menopoz, östrojene maruz kalınan süreyi uzatarak riski artırır.

Gebelik ve Emzirme: 35 yaş öncesi doğum yapmak ve uzun süreli emzirmek koruyucu etkiye sahiptir.

Hormon Takviyeleri: 5 yıldan uzun süreli kombine menopoz hormon tedavisi riski artırırken, doğum kontrol haplarının riski artırmadığı kanıtlanmıştır.

4. DEĞİŞTİRİLEBİLİR YAŞAM TARZI VE DİYET

Kişisel seçimlerle kontrol edilebilen faktörler, önleyici tıbbın en önemli kısmını oluşturur:

Alkol ve Sigara: Alkol tüketimi haftada 3 kadeh gibi düşük seviyelerde bile riski artırmaya başlar. Sigara içimi, özellikle menopoz öncesi dönemde önemli bir risk tetikleyicisidir.

Beslenme Düzeni: Akdeniz tipi beslenme (zeytinyağı, balık, sebze ağırlıklı) ve düşük yağlı diyetlerin koruyucu etkisinden söz edilebilir.

Fiziksel Aktivite: Düzenli egzersiz, hormonal dengeyi sağlayarak hem menopoz öncesi hem sonrası dönemde koruma sağlar.

5. ÇEVRESEL ETKENLER VE YANLIŞ BİLİNENLER

Radyasyon: Genç yaşta göğüs bölgesine alınan iyonlaştırıcı radyasyon (örn. Hodgkin lenfoma tedavisi) riski artırır.

Yanlış Bilinenler: Kozmetik implantlar, elektromanyetik alanlar, saç boyaları ve kürtaj öyküsünün meme kanseri riskiyle bir ilişkisi saptanmamıştır.

6. SONUÇ: RİSKİ YÖNETMEK VE TARAMA

Tarama mamografisi kanser oluşumunu engellemese de, hastalığın tedavi edilebilir erken aşamada tespit edilmesini sağlayarak ölüm riskini %30-40 oranında azaltır. Risk değerlendirme araçları sınırlı bilgi verse de, en doğru yaklaşım bir Meme Cerrahı ile kişisel risk haritasını çıkararak 40 yaşından itibaren düzenli takiplere başlamaktır.

Etiketler

Meme kanseri ve tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Göktürk Maralcan

Prof. Dr. Göktürk Maralcan

1964 yılında Adana'da doğdu, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamladı. İhtisasını Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda yaparak Genel Cerrahi Uzmanı oldu. Akademik kariyerine Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda devam eden Dr. Göktürk Maralcan, aynı üniversitede profesör unvanını aldı. Bir dönem; özel muayenehanesinde de hastalarına hizmet eden Prof. Dr. Göktürk Maralcan, akademik hayatı boyunca çok sayıda kursa katılarak, kursiyer ve eğitmen olarak görev yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.