Doktorsitesi.com

Malign Meme Kanseri öncüsü lezyonlar

Doç. Dr. Ekrem Ferlengez
Doç. Dr. Ekrem Ferlengez
20 Mart 2024158 görüntülenme
Randevu Al
Malign Meme Kanseri öncüsü lezyonlar Kanser öncüsü lezyonlar kompleks heterojen bir gruptan oluşmaktadır. İnsitu kanserler meme kanserlerinin %21’ini oluşturmaktadırlar. Temel olarak bazı kanserler süt kanallarından gelişirken diğer bir kısmı süt üreten lobüllerden gelişmektedir. Süt kanallarından gelişen kanserlere duktal kanser denirken süt üreten lobüllerden gelişen kanserlere lobuler kanser denmektedir.
Malign Meme Kanseri öncüsü lezyonlar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Kanseri Öncüsü Lezyonlar ve Genel Sınıflandırma

Malign meme kanseri öncüsü lezyonlar, oldukça kompleks ve heterojen bir gruptan oluşmaktadır. Literatürde insitu kanserler, tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık %21’ini oluşturmaktadır. Bu lezyonlar temel olarak gelişim gösterdikleri bölgeye göre ikiye ayrılır: Süt kanallarından gelişenlere duktal kanser, süt üreten lobüllerden gelişenlere ise lobüler kanser adı verilmektedir.

Güncel patolojik yaklaşımlarda, hem süt kanalları hem de lobüller Terminal Duct Lobular Unit (TDLU) denilen yapının ortak parçaları olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle uzman patologlar, bu iki alt tipi sıklıkla No Special Type (NST) invaziv kanser olarak rapor etmektedirler.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Risk Sıralaması

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, kanser öncüsü lezyonlar risk düzeylerine göre azdan çoğa doğru şu şekilde sıralanmaktadır:

  • FEA: Atipili düz epitel
  • ADH ve ALH: Atipik Duktal Hiperplazi ve Atipik Lobüler Hiperplazi
  • DCIS ve LCIS: Duktal karsinoma insitu ve Lobüler karsinoma insitu

DCIS ve LCIS, teknik olarak kanser kategorisinde yer almalarına rağmen malign (invaziv) kanser olarak tanımlanmazlar. Bu lezyonlar, hastalar arasında genellikle "iyi huylu kanser" olarak nitelendirilmektedir.

Lezyonların Tanımlanmasında Kritik Eşik: 2 mm Kuralı

Kanser öncüsü lezyonların sınıflandırılmasında en temel fark lezyonun boyutu ile belirlenmektedir. Bu ayrım klinik tanı açısından büyük önem taşır:

Lezyon BoyutuTanımlama (Konuma Göre)
2 mm AltındakilerAtipik Duktal Hiperplazi (ADH) veya Atipik Lobüler Hiperplazi (ALH)
2 mm ÜstündekilerDuktal Karsinoma İnsitu (DCIS) veya Lobüler Karsinoma İnsitu (LCIS)

Tanı ve Tedavi Süreçlerinde Klinik Yaklaşım

Biyopsi sonuçlarında DCIS ve LCIS saptanan hastalarda, bu alanların cerrahi operasyon ile çıkarılması ve kesin tanının parafin bloklarda konulması gerekmektedir. Diğer lezyon türlerinde ise radyolojik ve patolojik yorumlamalar ışığında, hasta özelliklerine bağlı olarak takip veya eksizyon kararı verilebilir.

Lobüler karsinoma insitu (LCIS) vakalarında, pleomorfik alt tip hariç tutulmak kaydıyla kitabi olarak takip mümkündür. Ancak unutulmamalıdır ki; kalın iğne biyopsisi ile LCIS tanısı alan hastaların yaklaşık üçte birinde, eksizyon sonrası tanı değişebilmektedir.

Bu nedenle, pleomorfik LCIS dışındaki vakalarda şüpheli bölge çıkarıldıktan sonra tanı kesinleşirse tedavisiz takip uygulanabilir. Pleomorfik LCIS tanısında ise tedavi ve takip protokolleri, DCIS prosedürleri ile aynı şekilde yürütülmelidir.

Etiketler

memekanseri

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Ekrem Ferlengez

Doç. Dr. Ekrem Ferlengez

Doç. Dr. Ekrem Ferlengez, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş ve uzmanlık eğitimini Bezm-i Âlem Vakıf Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Özellikle meme cerrahisi alanında uzmanlaşan Ferlengez, akademik kariyerinde önemli çalışmalara imza atarak doçent unvanını almıştır. Şu anda Nişantaşı’nda bulunan kendi muayenehanesinde hastalarını kabul etmektedir. Alanındaki güncel gelişmeleri yakından takip eden ve hasta odaklı yaklaşımıyla tanınan Doç. Dr. Ekrem Ferlengez, meme sağlığı ve cerrahisine yönelik tanı, tedavi ve cerrahi işlemleri titizlikle yürütmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.