Doktorsitesi.com

Genetik Testlerin Adjuvan Tedavi İle İlişkisi

Doç. Dr. Ekrem Ferlengez
Doç. Dr. Ekrem Ferlengez
16 Temmuz 2025203 görüntülenme
Randevu Al
  • Luminal A ve B tipi meme kanserlerinde kemoterapi kararı; tümör boyutu, evresi, Ki-67 düzeyi ve lenf nodu tutulumu gibi patolojik verilerin multidisipliner değerlendirilmesiyle verilir.
  • Hormon pozitif hastaların büyük bir kısmına kemoterapi uygulansa da, bilimsel veriler bu hastaların sadece %5'inin bu tedaviden gerçek anlamda fayda sağladığını göstermektedir.
  • Gereksiz kemoterapi kullanımını önlemek amacıyla başvurulan Oncotype Dx ve Mammaprint gibi genetik testler, kanserin tekrarlama riskini analiz ederek kişiye özel tedavi planı sunar.
Genetik Testlerin Adjuvan Tedavi İle İlişkisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Luminal A ve B Meme Kanserinde Kemoterapi Kararı Nasıl Verilir?

Luminal A ve B alt tipi meme kanserlerinde hastanın tedavi sürecine kemoterapi eklenip eklenmeyeceği, multidisipliner bir değerlendirme sonucunda belirlenir. Bu kararın verilmesinde patoloji raporunda yer alan tümör boyutu, tümörün grade’i (derecesi), Ki-67 düzeyleri ve estrojen-progesteron pozitiflik yüzdesi kritik rol oynar. Ayrıca, koltukaltı lenf nodlarına yayılım olup olmadığı ve etkilenen lenf nodu sayısı da tedavi protokolünü doğrudan etkileyen faktörler arasındadır.

Kemoterapinin Gerekliliği ve Fayda Oranları

Güncel çalışmalar, estrojen pozitif (hormon pozitif) hasta grubunun %60’ından fazlasına cerrahi müdahale sonrası kemoterapi uygulandığını göstermektedir. Ancak, bu hastaların sadece %5’i kemoterapiden gerçek anlamda fayda görmektedir. Geri kalan büyük çoğunluk ise tedaviye ihtiyaç duymadığı halde kemoterapinin ağır yan etkilerine maruz kalabilmektedir. Bu durum, hangi hastanın bu tedaviden fayda göreceğini netleştirmek için daha spesifik yöntemlere olan ihtiyacı doğurmuştur.

Ayırıcı Genetik Testler ve Kullanım Amaçları

Hormon pozitif grupta kemoterapi ihtiyacını belirlemek amacıyla, ameliyatla çıkarılan tümör dokusu üzerinde uygulanan ayırıcı testler geliştirilmiştir. Bu testler, kanserin tekrarlama riskini ve kemoterapinin hastaya sağlayacağı katkıyı analiz eder. Literatürde kabul görmüş başlıca testler şunlardır:

  • Oncotype Dx
  • Mammaprint
  • PAM50
  • Endopredict
  • Breast Cancer Index
  • Genomic Grade Index
  • Rotterdam 76

Türkiye’de Yaygın Olarak Kullanılan Test Yöntemleri

Ülkemizde klinik pratikte en sık tercih edilen genetik testler Oncotype Dx ve Mammaprint olarak öne çıkmaktadır. Bu testler, hastaları risk gruplarına ayırarak tedavi planını optimize etmeye yardımcı olur.

Test AdıRisk Sınıflandırması
Oncotype DxDüşük, Orta ve Yüksek Risk
MammaprintDüşük ve Yüksek Risk

Bu ileri düzey testler sayesinde, gereksiz kemoterapi kullanımının önüne geçilmesi ve sadece bu tedaviden fayda sağlayacak hastaların belirlenmesi hedeflenmektedir.

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Ekrem Ferlengez

Doç. Dr. Ekrem Ferlengez

Doç. Dr. Ekrem Ferlengez, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş ve uzmanlık eğitimini Bezm-i Âlem Vakıf Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Özellikle meme cerrahisi alanında uzmanlaşan Ferlengez, akademik kariyerinde önemli çalışmalara imza atarak doçent unvanını almıştır. Şu anda Nişantaşı’nda bulunan kendi muayenehanesinde hastalarını kabul etmektedir. Alanındaki güncel gelişmeleri yakından takip eden ve hasta odaklı yaklaşımıyla tanınan Doç. Dr. Ekrem Ferlengez, meme sağlığı ve cerrahisine yönelik tanı, tedavi ve cerrahi işlemleri titizlikle yürütmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.