Kürtajdan sonra yapışıklık
- Asherman sendromu olarak bilinen rahim içi yapışıklıklar, genellikle kürtaj veya cerrahi müdahaleler sırasında rahim iç duvarının hasar görmesi ve bu hasarın iz bırakarak iyileşmesi sonucu oluşur.
- Vakum aspirasyon yöntemiyle yapılan işlemlerde risk düşük olsa da, özellikle ölü gebeliklerin uzun süre rahimde kalması veya doğum sonrası parça kalması gibi durumlar yapışıklık olasılığını önemli ölçüde artırır.
- Tanı için HSG ve histeroskopi yöntemleri kullanılırken; tedavi sürecinde cerrahi müdahale, spiral kullanımı ve endometriumun yenilenmesini destekleyen hormon tedavileri uygulanır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Kürtaj Sonrası Rahim İçi Yapışıklık (Asherman Sendromu) Nedir?
Rahim içi yapışıklık, çeşitli faktörlere bağlı olarak rahim iç duvarının (endometrium) hasara uğraması ve bu hasarın iz bırakarak iyileşmesi sonucu meydana gelir. Tıp literatüründe Asherman sendromu olarak bilinen bu durum, gebelik ve kürtaj süreçlerinde karşılaşılan önemli konulardan biridir. Bu makalede, hangi vakalarda rahim içi yapışıklık görüldüğü ve bu durumun temel nedenleri üzerinde durulacaktır.
Kürtaj operasyonu planlayan kadınların en büyük endişelerinden biri, işlem sonrası rahim içinde yapışıklık oluşma riskidir. Günümüzde on haftadan küçük gebeliklerin sonlandırılmasında Karman adı verilen vakum aspiratörler kullanılmaktadır. Bu modern yöntem, dokuların aspire edilmesini sağlayarak rahim duvarına verilen hasarı minimuma indirmektedir.
Kürtajda Yapışıklık Riskini Artıran Faktörler
Kürtajın steril şartlarda yapılması, koruyucu antibiyotik kullanımı ve doktor önerilerine tam uyum sağlanması durumunda yapışıklık olasılığı oldukça düşüktür. Ancak bazı özel klinik durumlar bu riski artırabilmektedir. Özellikle missed abortus (ölü gebelik), mol gebeliği (üzüm gebeliği) ve kürtaj sonrası parça kalması nedeniyle yapılan rest küretaj işlemleri riskli vakalar arasında yer alır.
Rahim içi yapışıklıkların yaklaşık %90'ı, missed abortus tanısı sonrası yapılan işlemlerden veya doğum sonrası rahimde plasenta parçası kalmasından kaynaklanmaktadır. Diğer nedenler arasında sezaryen ameliyatı, miyom veya polip çıkarma operasyonları ve genital tüberküloz gibi enfeksiyonlar bulunmaktadır. İşlem türüne göre yapışıklık görülme oranları şu şekildedir:
| Vaka Türü | Yapışıklık Görülme Oranı |
|---|---|
| Doğum sonrası (2-4 hafta) yapılan kürtajlar | %25 |
| Missed Abortus (Ölü Gebelik) kürtajı | %31 |
| İncomplet (Tamamlanmamış) düşük kürtajı | %6.4 |
Missed Abortus ve Yapışıklık İlişkisi
Yapışıklık riski, özellikle embriyonun canlılığını kaybettiği halde sekiz hafta veya daha uzun süre rahim içinde beklediği missed abortus vakalarında belirgindir. Bu durumda plasenta ve zarlar rahim duvarına adeta bir zırh gibi yapışarak organize olur. Bu tür vakalarda vakum aspirasyon yöntemi yetersiz kalabilir ve keskin küretler ile nazik bir kazıma işlemi gerekebilir.
Eğer embriyo ölümü üzerinden sekiz haftadan az bir süre geçmişse, dokular henüz rahim duvarına tam olarak yapışmadığı için vakum yöntemiyle temizlik daha kolay yapılabilir. Ancak uzun süreli beklemelerde, plasenta parçaları rahim duvarına derinlemesine invaze olabilir. Bu gibi durumlarda, operasyon ne kadar titiz yapılırsa yapılsın, endometrium bazal tabakasının hasar görmesi kaçınılmaz bir adezyon (yapışıklık) riski doğurabilir.
Rahim İçi Yapışıklık Tanısı ve Tedavi Yöntemleri
Rahim içi yapışıklık şüphesi olan durumlarda kesin teşhis için modern görüntüleme yöntemleri kullanılır. Histerosalpingografi (HSG - ilaçlı rahim filmi) ve histeroskopik muayene, yapışıklığın yerini ve boyutunu net bir şekilde ortaya koyar. Ayrıca ultrasonografide endometrium kalınlığının ve düzeninin incelenmesi de tanıya yardımcı olur.
Tedavi sürecinde ise cerrahi müdahale ön plana çıkmaktadır. Operatif histeroskopi ile yapışıklıklar açıldıktan sonra, dokunun tekrar iyileşmesi ve endometriumun oluşması için şu adımlar izlenir:
- Rahim içine yaklaşık iki ay kalacak şekilde rahim içi araç (spiral) takılır.
- Endometriumun yenilenmesini desteklemek amacıyla östrojen hormon tedavisi uygulanır.
- Enfeksiyon riskine karşı uygun antibiyotik tedavisi reçete edilir.
Sonuç ve Uzman Görüşü
Özetle; ölü gebelikler, mol gebeliği, tekrarlayan kürtajlar ve rahim içi enfeksiyonlar yapışıklık riskini tetikleyen ana unsurlardır. Ancak on haftanın altındaki canlı gebeliklerde, tecrübeli ellerde vakum aspirasyon yöntemiyle ve steril şartlarda yapılan işlemlerden sonra yapışıklık olasılığı ihmal edilecek kadar azdır. Hastaların işlem sonrası doktor tavsiyelerine titizlikle uyması, bu riskin minimize edilmesinde kritik rol oynamaktadır.


