Doktorsitesi.com

Kültürel Şok- I

Uzm. Psk. Ayşe Naz Hazal Sezen
Uzm. Psk. Ayşe Naz Hazal Sezen
14 Kasım 2022185 görüntülenme
Randevu Al
Kültürel Şok- I
Kültürel Şok- I
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Göçün Görünmeyen Yüzü: Köklerden Uzaklaşmak

Günümüzde pek çok insan; çeşitli mecburiyetler, istekler veya daha iyi bir gelecek arayışı nedeniyle yuvasından, sevdiklerinden ve köklerinden uzaklara göç etmektedir. Hangi sebeple olursa olsun, bu yolculuk bireyin ruhsal dünyasında derin izler bırakır. Gövdemiz köklerimizden ayrılırken, her göçmen aslında yaralı bir kuş gibi yeni hayatına doğru kanat çırpar.

Bu süreçte göçmen, sadece fiziksel bir yer değişikliği yapmaz; aynı zamanda hayatını ve kimliğini yeniden inşa etmek zorunda kaldığı zorlu bir psiko-sosyal mücadele içine girer. Kendini yeterince ifade edememe, mizahı veya edebiyatı etkin kullanamama gibi durumlar; bireyde yalnızlık ve yetersizlik hislerini tetikleyebilir.

Kültür Şoku Nedir?

Kültür şoku, bir kültürden başka bir kültüre geçiş yapan bireylerin uyum sürecinde yaşadığı zorluklar, bunalımlar ve gösterdiği tepkiler bütünüdür. Bu durum, aniden ortaya çıkan şiddetli bir yüzleşme ve sarsıntı hissi olarak tanımlanır. Kültür şoku yaşayan bireylerde şu duygular bir ittifak kurabilir:

  • Stres ve endişe
  • Yetersizlik ve kafa karışıklığı
  • Nostalji ve özlem
  • Öfke ve pişmanlık
  • Belirsizlik ve korku

Kültürel Şokun Temel Nedenleri

Alışkanlıkları terk etmek ve güvenli alanın dışına çıkmak, kültür şokunu kaçınılmaz hale getirir. Göçmen, daha önce hiç düşünmeden yaptığı en küçük detayları bile yeniden öğrenmek zorundadır. Bu sürecin en kritik unsurlarından biri dil bariyeridir. Yeni bir dil bilmek süreci hızlandırsa da ana dildeki pratik iletişim becerilerini ve sözel olmayan dil unsurlarını kazanmak zaman alır.

Kültürel şoku tetikleyen diğer faktörler şunlardır:

  1. Sosyal Yaşam Değişimi: Geleneklerin, göreneklerin ve günlük rutinlerin farklılığı.
  2. Rol Kaybı: Sosyal kimliklerin ve toplum içindeki rollerin değişime uğraması.
  3. İletişim Zorlukları: Kendini doğru ifade edememe ve "göçmen" kimliğinin arkasında kalma hissi.
  4. Kültürel Boşluk: Bireyin bu boşluğu doldurmak için sürekli kendi ülkesinden haber alması veya sadece kendi kültürüne ait mekanlara gitmesi.

Kültürel Uyum Teorileri ve Eğriler

Kültür şoku kavramı ilk kez 1950'li yılların sonunda tıbbi bir sorun olarak ele alınmıştır. Zamanla eğitimsel ve gelişimsel bir sürece evrilen bu kavram, çeşitli modellerle açıklanmıştır:

Model AdıGeliştirenTemel Yaklaşım
U-EğrisiLysgaardUyumun üç evrede (coşku, çatışma, denge) gerçekleştiğini savunur.
Dört Evreli ModelObergU-eğrisine "alışma ve düzelme" aşamasını ekler.
W-EğrisiGullahornlarAdaptasyon sürecindeki duygusal iniş çıkışları daha kapsamlı ele alır.

1. Balayı Evresi

W modeline göre göçün başlangıcı, yeni evli çiftlerin balayı dönemine benzer. Yeni ülke büyüleyici, farklı ve iştah kabartıcıdır. Bu evrede göçmenin öğrenme motivasyonu zirvededir. Köklerinden kopmanın acısı henüz tam olarak hissedilmez; fiziksel mesafenin gerçekliği idrak edilmemiştir.

2. Kriz ve Kültürel Şok Evresi

Bu evre, yeni olanın çekiciliğini yitirdiği ve büyünün bozulduğu aşamadır. Birey kendini aniden kışa dönmüş bir bahar gününde dışarıda kalmış gibi çaresiz ve üşümüş hisseder. Bu dönemde şu belirtiler gözlemlenebilir:

  • Psikosomatik Semptomlar: Kurulamayan iletişimin stresi bedene yansır.
  • Sosyal Destek Eksikliği: Aile ve arkadaş özlemi en üst seviyeye çıkar.
  • Geçmişe Odaklanma: Yeni yaşamın avantajları yerine, eski hayatta nelerin kaybedildiğine odaklanılır.
  • Duygusal Kararma: Göçmen, kendi ülkesinde kalsaydı her şeyin daha iyi olacağına dair güçlü bir inanç geliştirir.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Ayşe Naz Hazal Sezen

Uzm. Psk. Ayşe Naz Hazal Sezen

Uzm. Psk. Ayşe Naz Hazal Sezen, lisans eğitimini Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve İletişim Fakültesi Reklam Tasarımı ve İletişimi bölümünde çift anadal ile tamamlamıştır. Lisans eğitimi döneminde bir yıl Universidade Beira Interior’da eğitimine devam ettikten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde bir yıl özel öğrenci olarak ders almıştır. Mezun olduğu üniversitesinin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde saha araştırmasının ardından “Sosyal Medya Kullanımının Psı̇kopatolojı̇k ve Psı̇kososyal Değı̇şkenler Açısından Değerlendı̇rı̇lmesı̇: Marmara Bölgesi” tezini tamamlayarak klinik psikoloji alanında Uzman Psikolog unvanını almaya hak kazanmıştır. Klinik stajlarını Türkiye'nin ilk Nöropsikiyatri Hastanesi olan NPİstanbul Beyin Hastanesi’nde ve Almanya Evangelische Kliniken Gelsenkirchen’de tamamlamış; evrimsel psikoloji araştırmalarını University of Pécs -EPRGP (Evolutionary Psychology Research Group of Pécs) grubunun içinde sürdürmüştür. Yüksek öğrenim, uzmanlık ve çalışma yılları sürecinde muhtelif kongre ve seminerlere katılmış; ulusal ve uluslararası bildiri ve makaleler sunmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.