Doktorsitesi.com

Kısırlık Tedavisinde Fitoterapinin Etkileri

Dr. Hakan Özkul
Dr. Hakan Özkul
7 Aralık 2018323 görüntülenme
Randevu Al
Kısırlık Tedavisinde Fitoterapinin Etkileri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erkek Kısırlığı ve Temel Nedenleri

Kısırlık, hem erkek hem de kadın kaynaklı faktörlerden meydana gelebilen, çiftlerin yaklaşık %15'ini etkileyen bir sağlık sorunudur. İstatistiksel veriler, kısırlık vakalarının %40-50 oranında sadece erkeklerle ilgili nedenlerden kaynaklandığını göstermektedir. Bu süreçte en belirleyici faktör, sperm hücrelerinin miktarı ve kalitesidir.

Erkek kısırlığında en sık karşılaşılan durum, oligospermi olarak bilinen sperm sayısının yetersizliğidir. Bu tablo, doğal yollarla çocuk sahibi olmanın önündeki en büyük engellerden biridir. Yapılan meni analizlerinde hiç canlı sperm hücresine rastlanmaması durumu ise azospermi olarak tanımlanır ve bu durumda doğal yollarla gebelik elde edilmesi oldukça güçleşir.

Varikosel Nedir ve Sperm Sağlığını Nasıl Etkiler?

Testislerin irileşmesiyle kendini gösteren varikosel, testislerdeki toplardamarların genişleyerek varisleşmesi durumudur. Vakaların %90'ı sol testiste meydana gelir. Toplardamarların temel görevi kanı temizlemektir; ancak bu damarlarda kanlanma ve göletleşme oluştuğunda zararlı maddelerin bölgeden uzaklaştırılması gecikir. Biriken bu zararlı maddeler, sağlıklı sperm oluşumunu doğrudan engellemektedir.

Sperm Analizinde Normal Değerler ve İstatistiksel Veriler

Doğal yollarla çocuk sahibi olabilmek için meni analizindeki verilerin belirli standartları karşılaması gerekir. Günümüzde, son 100 yıla oranla erkeklerdeki sperm sayısında ciddi bir düşüş gözlemlenmektedir. Özellikle 1989 ile 2018 yılları arasında sperm sayısında %50 oranında bir azalma tespit edilmiştir.

KriterNormal Değerler
1 ml Menideki Sperm Hücresi15 Milyondan fazla
Toplam Menideki Sperm Sayısı39 Milyondan fazla

Bu rakamların altındaki değerlerde, doğal yollarla çocuk sahibi olma ihtimali düşer ve süreç birkaç ay yerine birkaç yıla kadar uzayabilir.

Sperm Azlığı ve Kalitesizliğinin Nedenleri

Azospermi ve oligospermi gibi sorunların temelinde modern yaşamın getirdiği olumsuz faktörler yatmaktadır. Spermdeki sayı azlığı, şekil bozukluğu ve hareket problemlerini minimize etmek için aşağıdaki etkenlerden uzak durulması önerilir:

  • Kalitesiz, hormonlu gıdalar ve GDO'lu ürünler
  • Çevre kirliliği ve tarım ilaçları
  • Hava kirliliği, radyasyon ve manyetik dalgalar
  • Sigara tüketimi

Sperm Düşüklüğünde Fitoterapinin Rolü

Sperm hücrelerinin olgunlaşma süreci yaklaşık 3,5-4 aylık bir zaman dilimini kapsar. Bu uzun gelişim sürecinde hücrelerin zarar görmesini engellemek ve sağlıklı gelişimlerini desteklemek amacıyla Fitoterapi (bitkisel tedavi) yöntemlerine başvurulabilir.

Bazı bitkiler; vitamin, mineral ve hormonları uyaran maddelerin yanı sıra hücreleri koruyan antioksidanlar açısından zengindir. Ancak bu bitkisel desteklerin gelişigüzel değil, mutlaka bir Fitoterapi uzmanı kontrolünde tüketilmesi hayati önem taşır.

Azospermi Tedavisinde Yeni Umut: Yuvarlak Hücreler

Sıfır sperm olarak bilinen azospermi tanısı alan hastaların umutsuzluğa kapılmaması gerekir. Bu hastalarda gelişimini tamamlamamış olan yuvarlak sperm hücreleri, gebelik süreci için büyük önem taşır. Bu hücreler zaman içerisinde normal sperm yapısına kavuşma potansiyeline sahiptir.

Japonya'da gerçekleştirilen bilimsel araştırmalar, henüz olgunlaşmamış bu yuvarlak hücrelerin normal gebelik için kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Bu gelişme, azospermi hastaları için modern tıpta yeni bir kapı aralamaktadır.

Etiketler

AzospermiKısırlık oranıKısırlıkta bitkisel ilaç kullanımıKısırlık tedavisiAzospermi tedavisiKısırlıkta hormonlarKısırlık tedavi süreciKısırlıkta cinsellikKısırlıkta cinsel performansKısırlık nedenleriKısırlık sebepleriOligospermiAzospermi belirtisiBitkisel tedaviOligospermAzospermin nedenleriBitkisel tedavi doktorlarının tedavileriAzospermi nedirOligospermi nedirOligospermi tedavi yöntemleriKısırlıkhakan özkul

Yazar Hakkında

Dr. Hakan Özkul

Dr. Hakan Özkul

Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Uzmanı Dr. Hakan Özkul 1967’de Ankara’da doğdu. Kocaeli İzmit Lisesi’nden mezun olduktan sonra döneminin Türkiye genelinde dereceye girerek Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini (İngilizce) kazandı. Önlisans eğitimini Hacettepe Tıp Fakültesi’nde tamamladıktan sonra, lisans eğitimini Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı.
Bundan sonra Tıbbi ve Aromatik Bitkiler konusunda akademik eğitim aldı. 2012 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bölümünden mezun oldu.

Tıp Fakültesi’nden mezuniyetinden sonra çeşitli devlet ve Özel sağlık kurumlarında doktor olarak çalıştı.
Üniversite yıllarından itibaren tıbbi ve aromatik bitkiler konusunda çalışmalar yaptı. Bu maksatla yurt içi ve yurt dışı birçok araştırma, konferans ve seminerlere katıldı.

“Türkiye’de Bitkisel Tedavinin Doğru ve Yaygın Kullanımının Geliştirilmesi” amacıyla çeşitli TV programlarına katılarak, bilgi ve tecrübesini paylaşmaktadır. Sağlıklı yaşam konusunda TV’lerde yapılan programlara da katılan Dr. Hakan Özkul, TGRT Euro Kanalında yapılan “Doktorlar Konuşuyor” programına uzman konuk olarak katılmaktadır.
Haftalık olarak yayınlanan Meltem TV’de “Sağlık ve Yaşam”, Mesaj TV’de “Sağlıklı Günler” ve Sıhhat TV’de “Önce Sağlık” programlarına düzenli olarak konuk olmaktadır.

“Türkiye’deki Endemik Tıbbi Bitkiler”, “Tıbbi Bitkilerin Türkiye’de Tedavide Doğru ve Yaygın Kullanımının Geliştirilmesi”, “Bitkisel Tıp Tarihi”, Tıbb-ı Nebevi ve “Tıbbi Bitkilerin Türkiye’de Üretimi” konularında çalışmalarına devam etmektedir. Bu konularda uzmanların bir araya geleceği ve sahasında öncül çalışmalar yapması planlanan dernekleşme faaliyeti içindedir. Dr. Hakan Özkul, evli ve 4 çocuk babasıdır.
Herhangi bir hastanede çalışmayan Dr. Hakan Özkul, Hastalıkların Bitkisel Destek yani Fitoterapi ile iyileşmesine yönelik çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.