Doktorsitesi.com

Koah Tedavisinde Fitoterapi

Dr. Hakan Özkul
Dr. Hakan Özkul
14 Aralık 2018359 görüntülenme
Randevu Al
Koah Tedavisinde Fitoterapi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

KOAH Nedir? Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

KOAH, açılımı ile Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, akciğerlerdeki hava yollarının daralmasıyla karakterize, ilerleyici bir sağlık sorunudur. Terim anlamı olarak kronik, hastalığın sürekli devam eden, tam olarak iyileştirilemeyen ve zamanla ilerleme kaydeden bir yapıda olduğunu ifade eder. Akut safhada tedavi edilemeyen rahatsızlıklar kronikleşerek hastanın yaşam boyu yönetimini gerektiren bir sürece dönüşür.

Bu hastalıkta bireylerde yaygın olarak öksürük, balgam ve nefes darlığı şikayetleri gözlemlenir. Bu semptomlar, hastaların iş hayatını ve genel yaşam kalitesini ciddi oranda olumsuz etkiler. KOAH, alerjik bir durum olmamasıyla birlikte, seyrinde dalgalanmalar görülmez; aksine sürekli artan bir şiddetle ilerleme eğilimi gösterir.

KOAH Belirtileri ve Hastalığın İlerleme Süreci

Hastalar genellikle hareket kabiliyetlerini kısıtlayarak (merdiven çıkmamak, evden dışarı çıkmamak gibi) veya sadece pencereleri açıp taze hava alarak hastalığın düzeleceğini düşünürler. Ancak bu yöntemler hastalığın ilerlemesini durdurmaz. İleri evrelerde hastalar, oksijen tüplerine bağımlı hale gelebilmektedir.

Akciğerdeki harabiyet arttıkça, organ vücudun ihtiyacını karşılayamaz duruma gelir. Bu noktada akciğer nakli bir seçenek olarak doğsa da, bu operasyonun diğer organ nakillerine kıyasla çok daha zorlu bir süreç olduğu bilinmelidir.

Dünyada ve Türkiye'de KOAH Verileri

KOAH, günümüzde küresel ölçekte en tehlikeli hastalıklar arasında üst sıralarda yer almaktadır. Hastalığın yaygınlığına dair veriler şu şekildedir:

SıralamaEn Ölümcül Hastalıklar
1Kalp ve Damar Hastalıkları
2Kanser
3KOAH

Türkiye'de 40 yaş üzerindeki her 5 kişiden birinde görülen bu hastalık, ağırlıklı olarak erkek nüfusu etkilemektedir.

KOAH'ın Nedenleri: Sigara ve Çevresel Faktörler

KOAH gelişimindeki en temel risk faktörü, %90'lık bir payla sigara kullanımıdır. Sigara içen bireylerde KOAH görülme riski, içmeyenlere oranla 30 kat daha fazladır. Sadece aktif içicilik değil, pasif sigara içimi ve tüketilen miktar da hastalığın boyutunu doğrudan etkiler.

Diğer önemli risk faktörleri ise şunlardır:

  • Hava kirliliği
  • Maden işçiliği ve boya sanayisi gibi kimyasal gazlara maruz kalınan meslekler
  • Genetik yatkınlıklar

KOAH Tedavisinde Fitoterapi ve Bitkisel Çözümler

Fitoterapi (bitkisel tedavi), KOAH hastalığının seyrinde son derece olumlu ve kritik etkilere sahiptir. Tıbbi bitkiler aracılığıyla bağışıklık sisteminin dengelenmesi, hem astım hem de KOAH ile mücadelede etkin rol oynar. Özellikle ev içinde hareket etmekte zorlanan hastaların, doğru fitoterapi uygulamalarıyla sağlıklarına kavuştukları gözlemlenmiştir.

Fitoterapinin KOAH üzerindeki temel etkileri şunlardır:

  1. İltihabın (enflamasyon) kurutulması
  2. Antioksidan etkisi ile toksik maddelerin vücuttan süpürülmesi
  3. Akciğerdeki zarar görmüş hücrelerin onarılması

Otofaji Mekanizması ve Hücresel Yenilenme

Otofaji, vücudun kendi içindeki hasarlı hücreleri temizleyip iyileştirmesi mekanizmasıdır. Bu süreci keşfeden Japon biyolog Yoshinori Ohsumi, 2016 yılında Nobel Tıp Ödülü'nü kazanmıştır. Tıbbi bitkiler, akciğerdeki kök hücrelerin çalışmasını tetikleyerek yeni ve sağlıklı hücre oluşumunu destekler.

Ek olarak; sirke, ev yapımı yoğurt ve kefir gibi probiyotikler, bağırsak florasını düzenleyerek genel sağlık durumuna ve alerjik semptomların iyileştirilmesine katkı sağlar.

Etiketler

Astım tedavisiAstım tedavisinin çeşitleriKoah oluşumuKoah neden olurKoah ne demekKoah tedavisiKoah alevlenmesiKoah başlangıcıKoah hastalığıKoah ilaçlarıKoah testiKoah tedaviKoah hastasıKoah hastalığı belirtileriKoah hastalığı nedirKoah hastalığı tedavisiKoah hastalığı tanısı ve seyriAstım tedavisi nasıldırAstım tedavisi nasıl yapılırdr hakan özkulastım bitkisel tedavikoah bitkisel tedavişifa sokağıkoah iyi gelen bitkilerastım iyi gelen bitkiler

Yazar Hakkında

Dr. Hakan Özkul

Dr. Hakan Özkul

Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Uzmanı Dr. Hakan Özkul 1967’de Ankara’da doğdu. Kocaeli İzmit Lisesi’nden mezun olduktan sonra döneminin Türkiye genelinde dereceye girerek Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini (İngilizce) kazandı. Önlisans eğitimini Hacettepe Tıp Fakültesi’nde tamamladıktan sonra, lisans eğitimini Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı.
Bundan sonra Tıbbi ve Aromatik Bitkiler konusunda akademik eğitim aldı. 2012 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bölümünden mezun oldu.

Tıp Fakültesi’nden mezuniyetinden sonra çeşitli devlet ve Özel sağlık kurumlarında doktor olarak çalıştı.
Üniversite yıllarından itibaren tıbbi ve aromatik bitkiler konusunda çalışmalar yaptı. Bu maksatla yurt içi ve yurt dışı birçok araştırma, konferans ve seminerlere katıldı.

“Türkiye’de Bitkisel Tedavinin Doğru ve Yaygın Kullanımının Geliştirilmesi” amacıyla çeşitli TV programlarına katılarak, bilgi ve tecrübesini paylaşmaktadır. Sağlıklı yaşam konusunda TV’lerde yapılan programlara da katılan Dr. Hakan Özkul, TGRT Euro Kanalında yapılan “Doktorlar Konuşuyor” programına uzman konuk olarak katılmaktadır.
Haftalık olarak yayınlanan Meltem TV’de “Sağlık ve Yaşam”, Mesaj TV’de “Sağlıklı Günler” ve Sıhhat TV’de “Önce Sağlık” programlarına düzenli olarak konuk olmaktadır.

“Türkiye’deki Endemik Tıbbi Bitkiler”, “Tıbbi Bitkilerin Türkiye’de Tedavide Doğru ve Yaygın Kullanımının Geliştirilmesi”, “Bitkisel Tıp Tarihi”, Tıbb-ı Nebevi ve “Tıbbi Bitkilerin Türkiye’de Üretimi” konularında çalışmalarına devam etmektedir. Bu konularda uzmanların bir araya geleceği ve sahasında öncül çalışmalar yapması planlanan dernekleşme faaliyeti içindedir. Dr. Hakan Özkul, evli ve 4 çocuk babasıdır.
Herhangi bir hastanede çalışmayan Dr. Hakan Özkul, Hastalıkların Bitkisel Destek yani Fitoterapi ile iyileşmesine yönelik çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.