Doktorsitesi.com

Kendini Sürekli Suçlamak: Zihnin Adaletsiz Yargıları

Psk. Şafak Kaan Karaman
Psk. Şafak Kaan Karaman
26 Şubat 202614 görüntülenme
Randevu Al
Sürekli kendini suçlamak çoğu zaman öğrenilmiş bir düşünce biçimidir. Sorumlulukla suçluluğu ayırmak, zihinsel yükü azaltır ve içsel şefkati güçlendirir.
Kendini Sürekli Suçlamak: Zihnin Adaletsiz Yargıları

Bazı insanlar için hayat, sanki hiç bitmeyen bir iç mahkeme gibidir. Ne yaşanırsa yaşansın, zihnin ilk refleksi şudur: “Benim yüzümden oldu.” Hata yapılmasa bile kişi kendini suçlu hisseder; bir şey yolunda gitmediğinde sorumluluğu otomatik olarak üstlenir. Bu durum dışarıdan “sorumluluk sahibi” görünse de içeride ağır bir psikolojik yük yaratır.

 

Sürekli kendini suçlama çoğu zaman gerçekçi bir değerlendirme değildir; öğrenilmiş bir düşünme biçimidir. Özellikle çocuklukta eleştirel, cezalandırıcı ya da duygusal olarak tutarsız bir ortamda büyüyen bireyler, “hata = sevgi kaybı” bağlantısını erken yaşta kurabilir. Böyle bir ortamda çocuk, güvenli kalabilmek için suçu üstlenir. Çünkü suç kendisindeyse kontrol de ondadır. Bu paradoksal şekilde rahatlatıcıdır: “Ben düzelirsem her şey düzelir.”

 

Yetişkinlikte ise bu mekanizma adaletsiz bir iç sese dönüşür. Kişi kendine karşı acımasızdır, başkalarına karşı ise daha anlayışlı. Bir arkadaş aynı hatayı yaptığında “İnsanlık hali” der; kendisi yaptığında “Ben zaten beceriksizim” diye düşünür. Bu durum, suçluluğu sadece davranışa değil kimliğe yapıştırır.

 

Sürekli suçlayan zihin, çoğu zaman kaygıyla birlikte çalışır. Çünkü kaygılı zihin tehlikeyi önceden engellemek ister. Bu nedenle geçmişi didikler, senaryolar üretir ve “keşke”lerle kişiyi yorar. “Şunu demeseydim böyle olmazdı” düşüncesi, kişinin zihninde tekrar tekrar döner. Bu ruminasyon, depresif duygu durumunu da besleyebilir.

 

Bu döngüyü kırmak için en önemli adım, suçlulukla sorumluluğu ayırmaktır. Sorumluluk, “benim payım ne?” sorusudur. Suçluluk ise “ben kötüyüm” sonucuna gider. Sağlıklı olan, payını görmek ama kendini cezalandırmamaktır. Çünkü ceza, değişim yaratmaz; sadece yıpratır.

 

Kendini suçlayan zihinle çalışmak, kişinin iç sesini yeniden düzenlemesiyle mümkündür. “Benim yüzümden oldu” yerine “Benim de payım olabilir ama tek sebep ben değilim” diyebilmek; psikolojik olarak daha adil bir bakış kazandırır. İçsel adalet, kişinin kendine şefkat göstermesiyle başlar.

Etiketler

kendini suçlamasuçluluk duygusuruminasyoniç sesozguvenkaygı

Yazar Hakkında

Psk. Şafak Kaan Karaman

Psk. Şafak Kaan Karaman

Psikolog Şafak Kaan Karaman, Kocaeli’de hizmet veren bir psikolog olarak yetişkin ve ergen danışmanlığı alanlarında çalışmaktadır. Lisans eğitimini Psikoloji bölümünde tamamlamış olup, kaygı bozuklukları, panik atak, depresyon, travma sonrası stres, ilişkisel sorunlar ve duygu düzenleme güçlükleri üzerine yoğunlaşmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.