Psikoterapi Gerektiren Durumlar: Ne Zaman Destek Almalısınız?

Günümüz dünyasında ruh sağlığı, fiziksel sağlık kadar önemli bir konu haline gelmiştir. Buna rağmen pek çok kişi psikoterapiye yalnızca "çok ağır" sorunlar yaşadığında başvurulması gerektiğini düşünür. Oysa psikoterapi, yalnızca kriz anlarında değil; yaşam kalitesini artırmak, duygusal farkındalık kazanmak ve psikolojik dayanıklılığı güçlendirmek için de etkili bir destek yöntemidir.
Psikoterapi Nedir?
Psikoterapi; bireyin düşünce, duygu ve davranışlarını anlamasına, psikolojik zorluklarla başa çıkma becerilerini geliştirmesine ve ruhsal iyilik halini artırmasına yönelik yapılandırılmış bir profesyonel destek sürecidir. Klinik psikologlar, psikolojik danışmanlar ve psikiyatristler tarafından uygulanabilen bu süreç; bilişsel davranışçı terapi, psikodinamik terapi, EMDR, şema terapisi ve insan merkezli terapi gibi farklı ekolleri kapsar (Corey, 2017).
Psikoterapi Gerektiren Durumlar Nelerdir?
Aşağıda yer alan durumlar, psikoterapi desteğinden fayda görülebilecek başlıca alanları temsil eder. Ancak unutulmamalıdır ki bir kişinin terapiye başvurması için mutlaka tanı almış olması gerekmez.
1. Uzun Süreli ve Yoğun Duygusal Zorluklar
Üzüntü, kaygı, öfke ya da suçluluk gibi duygular yaşamın doğal parçalarıdır. Ancak bu duygular haftalarca sürüyor, kişinin işlevselliğini olumsuz etkiliyor ve günlük yaşamdan alınan doyumu azaltıyorsa profesyonel destek ihtiyacı doğabilir. Özellikle çökkünlük hissinin kalıcı hale gelmesi depresyon riskine işaret edebilir.
2. Anksiyete ve Kaygı Bozuklukları
Sürekli endişe hali, panik ataklar, sosyal ortamlardan kaçınma ya da yoğun bedensel belirtilerle seyreden kaygı, psikoterapinin en etkili olduğu alanlardan biridir. Araştırmalar, bilişsel davranışçı terapinin anksiyete bozukluklarında güçlü ve kalıcı iyileşmeler sağladığını göstermektedir (Hofmann vd., 2012).
3. Travmatik Yaşantılar
Kaza, doğal afet, istismar, şiddet, ani kayıp gibi travmatik deneyimler sonrasında ortaya çıkan belirtiler zamanla kendiliğinden azalabilir. Ancak bazı durumlarda travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gelişebilir. Flashbackler, kabuslar ve aşırı tetikte olma hali bu sürecin işaretleri arasında yer alır. EMDR ve travma odaklı terapiler bu noktada etkili müdahale yöntemleri sunar (Shapiro, 2018).
4. İlişki ve İletişim Sorunları
Romantik ilişkilerde, evlilikte, aile içinde ya da iş ortamında yaşanan tekrar eden çatışmalar psikolojik yük oluşturabilir. Kişinin sınır koymakta zorlanması, sürekli benzer ilişki döngülerine girmesi ya da yoğun yalnızlık hissetmesi terapi sürecinde ele alınabilecek konular arasındadır. Bu çalışmalar, bireyin ilişki kalıplarını fark etmesine yardımcı olur.
5. Kayıp ve Yas Süreçleri
Sevilen birinin kaybı sonrasında yaşanan yas süreci kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı bireylerde yas tepkileri zamanla hafiflerken, bazı durumlarda yoğun suçluluk, anlamsızlık duygusu ve yaşamdan kopma hali kalıcı olabilir. Bu tür karmaşık yas süreçlerinde psikoterapi, duyguların sağlıklı biçimde işlenmesini destekler (Worden, 2018).
6. Kendilik Değeri ve Kimlik Sorunları
Özgüven eksikliği, değersizlik düşünceleri ve kimlik karmaşası, bireyin potansiyelini gerçekleştirmesini zorlaştırabilir. Bu durumlar çoğu zaman erken dönem yaşantılarla ilişkilidir ve terapi süreciyle daha derinlemesine ele alınabilir. Şema terapisi bu alanda sıkça kullanılan yaklaşımlardan biridir (Young, Klosko & Weishaar, 2003).
7. Psikosomatik Belirtiler
Tıbbi bir neden bulunamamasına rağmen devam eden baş ağrıları, mide sorunları ya da kas ağrıları psikolojik etkenlerle ilişkili olabilir. Stres ve bastırılmış duyguların bedensel yansımaları psikoterapiyle anlamlandırılabilir ve hafifletilebilir (Sarno, 2006).
Ne Zaman Psikolojik Destek Almalısınız?
Aşağıdaki sorulara verilen "evet" yanıtları, bir uzmana başvurmanın faydalı olabileceğini düşündürebilir:
-
Yaşadığınız sorunlar günlük yaşamınızı belirgin biçimde etkiliyor mu?
-
Duygularınız üzerinde kontrolünüzü kaybettiğinizi hissediyor musunuz?
-
Aynı problemleri tekrar tekrar yaşadığınızı fark ediyor musunuz?
-
Yakın çevrenizden aldığınız destek yeterli gelmiyor mu?
Psikoterapiye başvurmak bir zayıflık göstergesi değil; aksine kişinin kendine karşı sorumluluk almasının bir ifadesidir.
Psikoterapinin Faydaları
Psikoterapi süreci bireye;
-
Duygusal farkındalık kazanma,
-
Sağlıklı başa çıkma stratejileri geliştirme,
-
Kendilik değerini güçlendirme,
-
İlişkilerde daha doyumlu bağlar kurma
gibi pek çok alanda katkı sağlar. Düzenli terapi alan bireylerde stres düzeyinin azaldığı ve yaşam doyumunun arttığı bilimsel çalışmalarla desteklenmektedir (Wampold & Imel, 2015).
Sonuç
Psikoterapi, yalnızca psikolojik rahatsızlıkların tedavisi için değil; kendini tanıma, geliştirme ve yaşamla daha dengeli bir ilişki kurma süreci olarak da değerlendirilebilir. Eğer yaşadığınız zorlukların tek başınıza üstesinden gelmekte zorlaştığını hissediyorsanız, bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak atılabilecek en sağlıklı adımlardan biri olacaktır.
Kaynakça
Corey, G. (2017). Theory and practice of counseling and psychotherapy (10th ed.). Cengage Learning.
Hofmann, S. G., Asnaani, A., Vonk, I. J. J., Sawyer, A. T., & Fang, A. (2012). The efficacy of cognitive behavioral therapy: A review of meta-analyses. Cognitive Therapy and Research, 36(5), 427–440. https://doi.org/10.1007/s10608-012-9476-1
Sarno, J. E. (2006). The divided mind: The epidemic of mindbody disorders. HarperCollins.
Shapiro, F. (2018). Eye movement desensitization and reprocessing (EMDR) therapy: Basic principles, protocols, and procedures (3rd ed.). Guilford Press.
Wampold, B. E., & Imel, Z. E. (2015). The great psychotherapy debate: The evidence for what makes psychotherapy work(2nd ed.). Routledge.
Worden, J. W. (2018). Grief counseling and grief therapy: A handbook for the mental health practitioner (5th ed.). Springer Publishing.
Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2003). Schema therapy: A practitioner’s guide. Guilford Press.




