Doktorsitesi.com

KAZA VE KADER

Klinik Psikolog Handan Horasan
Klinik Psikolog Handan Horasan
27 Mayıs 2025173 görüntülenme
Randevu Al
Arkanıza yaslanın, derin bir nefes alın. Yaşadığınız ve yaşayacağınız her şeyin, size özel yazılmış bir öğreti olduğuna inanın.
KAZA VE KADER
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Karar Verme Sürecinin Derinliği ve İçsel Dokusu

Bir karara varma süreci, aslında tekil bir cevaba ulaşmaktan ziyade; yüzlerce farklı cevaptan örülmüş karmaşık bir dokuya varmaktır. Bu doku; düşünce, sezgi, duygu ve duyumsama ile ilmek ilmek işlenerek şekillenir. Karar verme aşamasında bazen aldığımız sonucun "asıl doğruyu" teğet geçtiği hissine kapılabiliriz; içimizde ince bir sızı olarak kalan bu duygu, genellikle kader kavrayışımızdaki eksikliklerden kaynaklanmaktadır.

Tasavvuf Düşüncesinde Kaza ve Kader Ayrımı

Tasavvuf öğretisi, varoluşu anlamlandırmak adına kaza ve kader kavramlarını birbirinden net bir şekilde ayırır. Bu ayrımı anlamak, bireyin aldığı kararlar üzerindeki baskıyı hafifleten ve olaylara bakış açısını derinleştiren temel bir unsurdur. Aşağıdaki tabloda bu iki kavram arasındaki temel farklar özetlenmiştir:

KavramTanımNiteliği
KazaEzelde kararlaştırılmış olan, mutlak yazgı.Mukadderdir (Kesindir).
KaderYazgının nasıl yaşanacağı ve hissedileceği.Muallaktır (İradeye bağlıdır).

Cüz'i İrade ve Kaderin Şekillenmesi

Kaza, henüz dünyaya gelmeden önce hangi hayatın yaşanacağı, hangi dönemeçlerden geçileceği veya hangi şehre taşınılacağı gibi unsurların ezelde yazılmış olmasıdır. Kader ise bu yazgının nasıl tecrübe edileceğiyle ilgilidir. Bu noktada insanın cüz'i iradesi devreye girer. Bir iş değişikliği veya şehir değişimi kaza gereği belirlenmiş olabilir; ancak o süreçte neler hissedeceğiniz, kimlerle karşılaşacağınız ve bu deneyimle nasıl büyüyeceğiniz tamamen sizin kaderinizdir.

Ruhsal Dayanıklılık ve Anlam Arayışı

Kaderiniz; ruhsal dayanıklılığınız, içsel derinliğiniz ve anlamı çağırma biçiminizle doğrudan şekillenir. Hayatın getirdiği olaylar karşısında takınılan tavır, yazgının niteliğini belirleyen temel faktördür. Bu bağlamda, olayların kendisinden ziyade, o olayların bireyde bıraktığı iz ve gelişim süreci ön plana çıkar.

Modern Söylemlerin Yarattığı İki Temel Tuzak

Günümüzde sıkça karşılaşılan "Evrende sonsuz olasılık var, neyi çağırırsan onu yaşarsın" şeklindeki yaklaşımlar, bireyleri içten içe tüketen iki büyük tuzağa sürükleyebilir:

  • Pişmanlık Tuzağı: Sürekli "keşke"lerle örülü bir zihinsel döngüye girmek.
  • Kontrol Yanılgısı: Her şeyi kontrol edebileceğine dair gerçek dışı bir inanç beslemek.

Tevekkül ve Bilinçli Farkındalık

Hakikat, modern yanılgılardan çok daha sade ve derindir. Hayatınızda bir karar vermeniz gerekiyorsa, bilin ki o karar aslında çoktan alınmıştır. Bu noktada bireyin temel görevi; tevekkülle ve yüksek bir bilinçle o kararı yaşamaktır. Yaşadığınız ve yaşayacağınız her deneyimin, size özel olarak tasarlanmış bir öğreti olduğuna inanmak, içsel huzurun anahtarıdır. Arkanıza yaslanın, derin bir nefes alın ve bu sürece güvenin.

Etiketler

varoluş sancısıinsan olmakTasavvuf BilgeliğiVarolmakkaza ve kaderinanç ve değerler

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Handan Horasan

Klinik Psikolog Handan Horasan

“Eğer bir insanı anlamak istiyorsam, tüm bilimsel bilgileri bir tarafa bırakıp, önyargısız bir tavır
benimserim.”
— Carl Gustav Jung
Psikolojiye ve insana yaklaşımımda bu sözü rehber ediniyorum. Akademik temellerim bu anlayışla
şekillendi. 2015 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldum. Ardından
Maltepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı tamamladım. Mesleki gelişim
sürecimde farklı psikoterapi ekollerini öğrenmek amacıyla çeşitli eğitim programlarına katıldım. Bu
süreçle birlikte, insanlara şifa olma niyetiyle başladığım mesleki yolculuğum bugün 8 yılı aşkın bir
süredir devam ediyor.
Eğitim hayatım sonrasında çeşitli hastane ve kliniklerde çalışma deneyimlerim oldu. Pandemi
süreciyle birlikte çevrim içi bireysel seanslara ağırlık verdim. Hâlen online ve yüz yüze görüşmelerle
aktif olarak danışan takibi yapıyor, aynı zamanda eğitim programlarında yer alıyorum.
Yaklaşık üç yıl süren Bütüncül Psikoterapi eğitimimin ardından sürecimi Dinamik Psikoterapi
eğitimleri ve süpervizyonlarıyla destekledim. Bunları Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ile EMDR
Terapisi eğitim ve süpervizyonları izledi.
Son 3 yıldır ise Jungiyen Koçluk Okulunda aldığım koçluk eğitimiyle birlikte, bireysel ilgi alanım olan
Tasavvuf Düşüncesi ve Nefs İlmi üzerine yaptığım araştırma ve aldığım eğitimleri, psikoterapi
süreçlerine bütüncül bir bakış açısıyla entegre ediyorum. Bu çok katmanlı yaklaşımların, her danışan
için en uygun yöntemi belirleme sürecinde değerli katkılar sunduğunu tecrübe ettim.
Terapiye başlamak, güçlü bir içsel niyetin göstergesidir. Jung’un da dediği gibi:
“Bulmaya en çok ihtiyacınız olan şey, bakmayı en az istediğiniz yerdedir.”
Eğer sizde bakmaya hazırsanız yollarımız zaten kesişecektir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.