"İyi İnsan Olma Tuzağı": Neden Herkese "Evet" Derken Aslında Kendinize İhanet Ediyorsunuz? (People Pleasing)

"Ayıp Olmasın" Diye Tüketilen Bir Ömür
Telefonunuz çalıyor. Ekranında o hiç konuşmak istemediğiniz arkadaşınızın ismi var. İçinizden "Açmak istemiyorum" diye bağırıyorsunuz. Ama eliniz otomatik olarak yeşil tuşa gidiyor. Ofiste mesainiz bitmiş, çantanızı toplamışsınız. Yöneticiniz masanıza gelip, "Şuna da bir bakabilir misin?" diyor. O anki yorgunluğunuza rağmen, ağzınızdan o lanetli kelime çıkıyor: "Tabii, hallederim."
Akşam eve döndüğünüzde kendinizi tükenmiş, kullanılmış ve hatta o insanlara karşı gizli bir öfke dolu hissediyorsunuz. Kendinize şu yalanı söylüyorsunuz: "Ben sadece iyi bir insanım, kimseyi kırmak istemiyorum."
Acı ama gerçek: Yaptığınız şey sadece "iyilik" değil. Bu, psikolojide "People Pleasing" (İnsan Memnun Etme) şemasıdır. Ve bunun bedelini, kendi hayatınızdan parçalar vererek ödüyorsunuz.
Neden "Hayır" Diyemiyorsunuz?
Bu bir nezaket sorunu değil, kökleri derinlere inen bir kaygı sorunudur. "Hayır" dediğinizde başınıza geleceklerden korkuyorsunuz. Genellikle şu üç temel korku sizi yönetir:
-
Terk Edilme Korkusu: "Eğer isteklerini yapmazsam beni sevmezler, gruptan dışlarlar."
-
Çatışma Korkusu: "Şimdi itiraz edersem huzursuzluk çıkacak, sesler yükselecek. En iyisi susayım."
-
Suçluluk Duygusu: "Onun işini yapmazsam zor durumda kalacak. Ben bencil biri miyim?"
Ama unuttuğunuz bir şey var: Kendinizi ateşe atarak başkasını ısıtamazsınız.
Bu Bir "Fedakarlık" Değil, Bir "Trampa"dır
Siz farkında olmadan insanlarla gizli bir anlaşma yapıyorsunuz: "Ben senin her istediğini yapayım, sen de beni sev (ya da en azından bana zarar verme)."
Buna travma literatüründe "Fawn Response" (Yaranma Tepkisi) denir. Tehlike anında savaşamayan veya kaçamayan zihin, "teslim olup uyumlanarak" hayatta kalmaya çalışır. Ancak bu strateji yetişkinlikte işe yaramaz. İnsanlar sınır koyamayan kişileri "iyi" olarak değil, "çantada keklik" olarak görürler. Saygı, sınırlardan doğar; sınırsızlıktan değil.
Sınır Koymaya Başlamak İçin 3 Pratik Adım
Yılların alışkanlığını bir günde değiştiremezsiniz, ama küçük adımlarla kaslarınızı güçlendirebilirsiniz.
-
Cevabı Geciktirin (Zaman Kazanın)
Bir istek geldiğinde otomatik "Evet" deme refleksini durdurun. Sadece şu cümleyi ezberleyin: "Programıma bir bakıp sana döneyim." Bu cümle size düşünme, cesaret toplama ve eğer istemiyorsanız reddetme stratejisi kurma zamanı kazandırır.
-
Açıklama Yapma Zorunluluğunu Bırakın (JADE Kuralı)
"Hayır" derken mazeret uydurmak zorunda değilsiniz.
❌ "Gelmeyi çok isterdim ama kedim hasta, halamgile gideceğiz..." (Karşı tarafı ikna etmeye çalışıyorsunuz).
✅ "Bu akşam müsait değilim." (Net sınır).
Unutmayın: "Hayır" tek başına tam bir cümledir.
-
Küçük "Hayır"larla Başlayın
Garson yanlış sipariş getirdiğinde "Olsun yerim" demek yerine, "Ben bunu istememiştim" deyin. Küçük risklerle "Hayır" kasınızı çalıştırın ki, büyük yükler geldiğinde kaldırabilesiniz.
Bencillik Değil, Öz Saygı
Uçaklarda neden oksijen maskesini önce kendinize takmanız söylenir? Çünkü siz nefes alamazsanız, kimseye yardım edemezsiniz. Başkalarına "Hayır" demek, kendinize "Evet" demektir. Kendi sınırlarınızı çizdiğinizde, hayatınızdaki "gerçek" insanların gitmediğini, aksine size daha çok saygı duyduğunu göreceksiniz.
Gidenler ise zaten sizi değil, sizin onlara sağladığınız konforu seviyordur. Bırakın gitsinler.





