Doktorsitesi.com

"İyi İnsan Olma Tuzağı": Neden Herkese "Evet" Derken Aslında Kendinize İhanet Ediyorsunuz? (People Pleasing)

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
28 Ocak 20266 görüntülenme
Randevu Al
Başkalarını kırmamak için kendinizi paramparça ettiğiniz o döngünün adı nezaket değil; 'People Pleasing' (İnsan Memnun Etme) hastalığıdır. Telefonlara korkarak bakıyor, istemediğiniz halde 'hallederim' diyor ve eve öfke dolu dönüyorsanız, travmatik bir 'Fawn Response' (Yaranma Tepkisi) yaşıyor olabilirsiniz. Bu yazıda, neden hayır diyemediğinizin bilimsel kökenlerini ve o 'iyilik meleği' maskesini çıkarıp sınır koymanın 3 pratik stratejisini anlattım. Kendinizi ateşe atarak başkasını ısıtmaktan vazgeçmenin zamanı geldi.
"İyi İnsan Olma Tuzağı": Neden Herkese "Evet" Derken Aslında Kendinize İhanet Ediyorsunuz? (People Pleasing)

"Ayıp Olmasın" Diye Tüketilen Bir Ömür

Telefonunuz çalıyor. Ekranında o hiç konuşmak istemediğiniz arkadaşınızın ismi var. İçinizden "Açmak istemiyorum" diye bağırıyorsunuz. Ama eliniz otomatik olarak yeşil tuşa gidiyor. Ofiste mesainiz bitmiş, çantanızı toplamışsınız. Yöneticiniz masanıza gelip, "Şuna da bir bakabilir misin?" diyor. O anki yorgunluğunuza rağmen, ağzınızdan o lanetli kelime çıkıyor: "Tabii, hallederim."

Akşam eve döndüğünüzde kendinizi tükenmiş, kullanılmış ve hatta o insanlara karşı gizli bir öfke dolu hissediyorsunuz. Kendinize şu yalanı söylüyorsunuz: "Ben sadece iyi bir insanım, kimseyi kırmak istemiyorum."

Acı ama gerçek: Yaptığınız şey sadece "iyilik" değil. Bu, psikolojide "People Pleasing" (İnsan Memnun Etme) şemasıdır. Ve bunun bedelini, kendi hayatınızdan parçalar vererek ödüyorsunuz.

 

Neden "Hayır" Diyemiyorsunuz?

Bu bir nezaket sorunu değil, kökleri derinlere inen bir kaygı sorunudur. "Hayır" dediğinizde başınıza geleceklerden korkuyorsunuz. Genellikle şu üç temel korku sizi yönetir:

  1. Terk Edilme Korkusu: "Eğer isteklerini yapmazsam beni sevmezler, gruptan dışlarlar."

  2. Çatışma Korkusu: "Şimdi itiraz edersem huzursuzluk çıkacak, sesler yükselecek. En iyisi susayım."

  3. Suçluluk Duygusu: "Onun işini yapmazsam zor durumda kalacak. Ben bencil biri miyim?"

Ama unuttuğunuz bir şey var: Kendinizi ateşe atarak başkasını ısıtamazsınız.

Bu Bir "Fedakarlık" Değil, Bir "Trampa"dır

Siz farkında olmadan insanlarla gizli bir anlaşma yapıyorsunuz: "Ben senin her istediğini yapayım, sen de beni sev (ya da en azından bana zarar verme)."

 

Buna travma literatüründe "Fawn Response" (Yaranma Tepkisi) denir. Tehlike anında savaşamayan veya kaçamayan zihin, "teslim olup uyumlanarak" hayatta kalmaya çalışır. Ancak bu strateji yetişkinlikte işe yaramaz. İnsanlar sınır koyamayan kişileri "iyi" olarak değil, "çantada keklik" olarak görürler. Saygı, sınırlardan doğar; sınırsızlıktan değil.

 

Sınır Koymaya Başlamak İçin 3 Pratik Adım

Yılların alışkanlığını bir günde değiştiremezsiniz, ama küçük adımlarla kaslarınızı güçlendirebilirsiniz.

  1. Cevabı Geciktirin (Zaman Kazanın)

    Bir istek geldiğinde otomatik "Evet" deme refleksini durdurun. Sadece şu cümleyi ezberleyin: "Programıma bir bakıp sana döneyim." Bu cümle size düşünme, cesaret toplama ve eğer istemiyorsanız reddetme stratejisi kurma zamanı kazandırır.

  2. Açıklama Yapma Zorunluluğunu Bırakın (JADE Kuralı)

    "Hayır" derken mazeret uydurmak zorunda değilsiniz.

    "Gelmeyi çok isterdim ama kedim hasta, halamgile gideceğiz..." (Karşı tarafı ikna etmeye çalışıyorsunuz).

    "Bu akşam müsait değilim." (Net sınır).

    Unutmayın: "Hayır" tek başına tam bir cümledir.

  3. Küçük "Hayır"larla Başlayın

    Garson yanlış sipariş getirdiğinde "Olsun yerim" demek yerine, "Ben bunu istememiştim" deyin. Küçük risklerle "Hayır" kasınızı çalıştırın ki, büyük yükler geldiğinde kaldırabilesiniz.

 

Bencillik Değil, Öz Saygı

Uçaklarda neden oksijen maskesini önce kendinize takmanız söylenir? Çünkü siz nefes alamazsanız, kimseye yardım edemezsiniz. Başkalarına "Hayır" demek, kendinize "Evet" demektir. Kendi sınırlarınızı çizdiğinizde, hayatınızdaki "gerçek" insanların gitmediğini, aksine size daha çok saygı duyduğunu göreceksiniz.

Gidenler ise zaten sizi değil, sizin onlara sağladığınız konforu seviyordur. Bırakın gitsinler.

Etiketler

Ankara psikologPeople PleasingHayır DiyememekSınır KoymakÖzgüven Eksikliğiİlişki SorunlarıŞema TerapiFawn ResponseTükenmişlik SendromuDuygusal ManipülasyonOnay ArayıcılıkPlaza Psikolojisiİş Yerinde Hayır DemekPasif AgresifÖz Şefkatİhsan Onur Kızılkan

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.