Doktorsitesi.com

İş Stresi Kalbin Düşmanı

Prof. Dr. Mustafa Güler
Prof. Dr. Mustafa Güler
10 Aralık 2015241 görüntülenme
Randevu Al
İş Stresi Kalbin Düşmanı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İş Stresi ve Kalp Sağlığı Arasındaki Kritik İlişki

Koroner arter hastalıklarının ortaya çıkmasında en önemli risk faktörlerinden biri olan stres, günümüz modern dünyasında özellikle gergin iş ortamlarında çalışan ve kritik kararlar alan bireylerde ön plana çıkmaktadır. Kalp sağlığını doğrudan tehdit eden bu faktör, değiştirilebilir riskler arasında yer almasına rağmen, koroner bypass ameliyatı olan hastalarda sıklıkla tespit edilmektedir.

Modern çalışma şartları, bireyleri her geçen gün daha hızlı, hatasız ve yaratıcı olmaya zorlamaktadır. Artan beklentilerle birlikte bireyler üzerindeki baskı yoğunlaşmakta, bu durum da kalp ve damar sistemi üzerinde yıkıcı etkiler yaratabilmektedir.

Stresin Vücut ve Kalp Üzerindeki Fizyolojik Etkileri

Stres, belirli bir seviyeye kadar kişiyi motive edip verimliliği artırsa da, derecesi yükseldiğinde ve süreklilik kazandığında sağlığa zarar vermeye başlar. Stres anında vücutta kortizon ve adrenalin gibi hormonların seviyesi hızla yükselir. Bu hormon artışına bağlı olarak vücutta şu belirtiler gözlemlenir:

  • Terleme ve ellerde titreme,
  • Nefes alıp vermede güçlük,
  • Ağız kuruluğu,
  • Çarpıntı ve tansiyon yükselmesi.

Kısa süreli stres bile bu denli büyük değişikliklere yol açarken; iş stresinde olduğu gibi aylar veya yıllar boyu süren kronik stres, bireyin kalp ve damar sağlığını korumasını imkansız hale getirebilir.

Kronik Stresin Tetiklediği Diğer Risk Faktörleri

Sürekli stres altında yaşamak, sadece doğrudan değil, dolaylı yollarla da kalbe zarar verir. Stresle başa çıkmak, aslında birçok risk faktörünü aynı anda ortadan kaldırmak anlamına gelir. Kronik stresin beraberinde getirdiği başlıca olumsuzluklar şunlardır:

Stresin Tetiklediği SorunlarKalp Üzerindeki Etkisi
Uykusuzluk ve SinirlilikKalbin dinlenme sürecini bozar.
Aşırı Yeme ve Kilo AlımıDamar sertliği ve yağlanmayı artırır.
Sigara ve Alkol KullanımıDamar yapısını doğrudan tahrip eder.
Hipertansiyon ve TaşikardiKalp kasını yorar ve krizi tetikler.

İş Ortamı ve Kişisel Algının Rolü

Farklı iş kolları insanlar üzerinde farklı şiddette stres oluşturabilir; ancak yapılan çalışmalar stresi asıl oluşturanın kişinin kendi algısı olduğunu göstermektedir. Bazı bireyler yüksek riskli işlerde sakin kalabilirken, bazıları risksiz işlerde aşırı stres tanımlayabilmektedir. Bununla birlikte, çevresel koşullar da belirleyicidir. Örneğin, Danimarka'da yapılan bir araştırmada, yoğun trafikte çalışan otobüs şoförlerinin, şehir dışı bölgelerde çalışanlara göre daha yüksek oranda kalp krizi geçirdiği saptanmıştır.

Çalışan Kadınlarda Kalp Hastalığı Riski

İş stresinin kadınlar üzerindeki etkisi de bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. ABD'de yapılan araştırmalara göre, stres faktörünün yüksek olduğu işlerde çalışan kadınlarda kalp damar hastalıklarına yakalanma oranı %38 daha yüksek bulunmuştur. Bu veriler, stres yönetiminin cinsiyet fark etmeksizin hayati önem taşıdığını göstermektedir.

Bypass Ameliyatı Sonrası Stres Yönetimi

Koroner arter hastalığında en radikal tedavi yöntemi olan koroner bypass ameliyatı, hastayı sağlığına kavuşturur; ancak bu tek başına yeterli değildir. Eğer ameliyat sonrası süreçte stres faktörü ortadan kaldırılamazsa, aynı riskler varlığını sürdürmeye devam eder.

Bireyler öncelikle stresin kalp sağlıklarına verdiği zararın farkında olmalı ve bununla başa çıkmayı öğrenmelidir. Kendi çabalarının yetersiz kaldığı durumlarda ise mutlaka profesyonel yardım alarak bu süreci yönetmelidirler.

Prof. Dr. Mustafa GÜLER

Etiketler

Koroner arter hastalığı tedavisiKoroner arter hastalığı tekrarlar mıStress ve koroner kalp hastalığıKoroner arter hastalığıKoroner arter hastalığının nedenleriKoroner arter hastalığı belirtileri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mustafa Güler

Prof. Dr. Mustafa Güler

Prof. Dr. Mustafa GÜLER, 1965 yılında Eskişehir'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1989 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1996 yılında tamamlayarak Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaparak Kalp Damar Cerrahisi uzmanı olmuştur. Uzun yıllar Klinik Şefi olarak görevine devam etmiştir. Bu süre zarfında Koroner Bypass ameliyatları,Minimal invaziv kapak cerrahisi (Küçük kesi ile ) Aort cerrahisi ve kalp nakli ameliyatlarını gerçekleştirdi. Ardından 1999 yılında 3 ay süreyle London UK. Great Ormond Street Hospital'da Konjenital Kalp Cerrahisi alanında ve 2002 yılında New York USA. School The Mount Sinai School of Medicine'da Aortic Symposium alanında çalışmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.